- Kategori
- Psikoloji
Hiçlik

Musluktan akan suyun altında hırsla ellerini ovuşturuyor. Aynaya bakmaktan korkuyor.Kafasını lavaboya gömmüş.Ellerini suyun altından çekiyor havaya kaldırıyor ışığın altında inceliyor .Dirseklerine kadar ıslanıyor gömleğinin kolları.”Kan. Ellerim kan içinde. Yıkıyorum , sabunluyorum çıkmıyor. Ne lanet bulaşıcı şey bu.”
“Oğlum hala banyoda ne yapıyorsun?Hadi gel sofra hazır.”
Yine o kadının sesi. Ellerimi yıkamadan çıkamam şimdi. Kan lekesi çıkmalı. Cinayeti gördü mü acaba?
“Geliyorum anne. Ellerimi yıkıyorum”
O benim annem mi? Neden anne diyorum ben o kadına? Bizi kandırıyor. Şimdi bu ısrarı neden? Beni zehirleyecek biliyorum. Babam da evde yok. Çok candan davranıyor bana. Biliyorum o gördü cinayetimi. Polis gelene kadar beni oyalamak istiyor.
Usulca banyonun kapısını aralıyor. Dışarıya göz atıyor. ”Nerede o? Ona görünmeden odama çıkıp delilleri yok etmeliyim. Hiç kimse görmedi, görmemeli de”. Koridoru ayaklarının ucuna basarak geçiyor. Adeta bir gölge gibi süzülüyor odasına. Mutfaktaki kadın bir şeylerle oyalanıyor. Onu görmüyor koridordan süzülürken.
Odanın içerisine güneş dolmuş. Işığa boğulmuş. Hızla koşuyor ve perdeleri kapatıyor. Pencerenin altına siniyor. Yere çöküyor sırtını duvara dayayarak. Kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyor. ”Gün gibi ortadaydı ceset. Karşı camdan gören oldu mu acaba? Yok görmemişlerdir. Güneş parlıyor iyiden iyiye. ” Dizlerini karnına çekiyor, ellerini birbirine birleştiriyor, dişlerini hırsla yumruğuna geçiriyor kemirmeye başlıyor. Pencereden perdeyi delip geçen güneşin sıcaklığı ürpertiyle dolaşıyor vücudunda. Halının üzerine vuran karaltısından ürküyor.Yüreği çarpıyor. Kafasını kaldırıyor odaya göz atıyor ürkek ürkek.
Tanrım hala ceset ortada. Neden yaptım bunu. Ben bu kadar vahşi miyim?Bağırsaklarını deşmişim. Kolları bir tarafta, bacakları bir tarafta. Nasıl yaptım ben bunu? Hızla cesedin yanına koşuyor. Acelece korkuyla yatağın altına itiyor. Ellerini üstüne başına silmeye çalışıyor.
Sen beni sevmezsen bende seni böyle parçalarım işte. Şimdi orda seni kimse bulamaz. Demek beni küçümsüyordun. Demek ben yapamam ha. Al işte nasıl yapar mışım? Yok oldun işte.
Odanın kapısı hızla açılıyor. Orta yaşlarda bir kadın silueti kapının ağzında beliriyor.
“Ah be oğlum nedir bu odanın hali? Ortalık sünger artıklarıyla dolu. Ne yaptın sen?”.Yüzünde donmuş bir korku ifadesiyle odanın ortasına fırlayan on beş on altı yaşlarında gösteren genç sessizce bekleyişe geçiyor.
“Sen annem değilsin “ diye bağırıyor birden. ”Hiçbir şey görmedin. Hiç bir şey bilmiyorsun. Birşey ispat edemezsin. Boşa polisi çağırma.”
“Tamam oğlum. Biliyorum hiç bir şey ispat edemem. Zaten bir şey görmedim. Ama ister kabul et ister kabul etme ben senin annenim.”
Kadın yatağa doğru ilerliyor. Sünger parçalarının izini takip ederek örtüyü kaldırıyor. Yatağın altında küçük kızının her gün sarılarak uyuduğu ayıcığın paçavra haline gelmiş kırıntılarını görüyor. Genç adama yaklaşıyor. Ona sarılıp göğsüne bastırıyor. Gözlerinden yuvarlanan yaşlar gencin saçlarına damlayıp orada ıslaklık yaratıyor.” Geçti oğlum. Geçti… Evindesin, odandasın. Ben yanındayım.”
Delikanlı kollarını kaldırıyor kadına sarılıyor.”Acıktım anne”diyor...