- Kategori
- Gelenekler
Hızır ile İlyas, "ekmek derdine" düştü düşeli, hıdırellezler yok artık

Bahar gibisi yok.
Bartın’da bahar, pek nazlıdır. Balından da yenmez hani.
Bartın’a bahar, “nazlana nazlana” gelir. Geldi miydi de, hem gönüllere hem kucaklara cuk diye oturur. Bu, baharın göz kırpması, biz fani insanlar için geçicidir. Bir anda gönüller hoş olsun diyedir. Kışın mihneti, zilleti bitmiştir. Eee, gelsin gelsin diyorduk, işte geldi bahar.
Mübarek Bartın’ın baharı nazlıdır demiştik. Nazlana nazlana gelir. Gıdım gıdım insanın gönlüne gelir oturur. Bir sevgiliye sunar gibi sunar kendisini. Bahar, Bartın’da bir daha başkadır. Bahar, herkesin kucağına “pat” diye oturuvermez öyle.
Bahar illaki gıdıklayacak bir yanlarımızı. İnsanlar, öylesi teslim olurlar Mayıs ayının ilk haftasında coşku başlar Bartın’da. Bartınlı, beklediği baharın ne demeğe geldiğini, Bartın’da yaşadığı için, herkeslerden iyi bilir. Bartınlı sabırla bekler. Bartınlı kadir kıymet bilir. Hem de ağzının tadını. Çiğ işlerde ne tarağı vardır, ne bezi.
Bu mevsim, Bartınlı genç kızların içi " bayıktır."Gözleri "şehla görür". Bir dediğini, anında unutur. Kızlar, her mahallenin bahçelerinde, çiçekli dalların altında bir su dolu küpün başında halka olurlar. Önceden nesi var nesi yoksa, küpçü başınavermişlerdir. O da topladıklarını içi su dolu küpe atar. Sonra da tombala çeker gibi o nesneleri göstere göstere küpten, tek tek çıkarırken, mani de okur. Kimse bilmez kime söylendiğini. Ancak malın sahibi bilir.Maniler okundukça, allı morlu çehrelere bürünür o simalar. İki damla gözyaşı da akıverir sessizce.
Bartın bir sevdadır. Bartın bir rüyadır. Bartın bir seda’dır. Bartın bir hayattır ve Bartın bir mabettir.İbadet etmesini bileni de, bilmeyeni de kolları ile sarar, içine çeker. Bahar çiçeklerinin kokusu ile içine sindirir, kokuları ile insanı bayıltarak mest eder. Bu bayılışlara, her fani candan razıdır. Hem de ayılmamacasına.
Fakat 50-60 yıldan beri devam eden Şu Mayıs’ın can damarı Hıdrellez artık Bartın’da yok. Herkes kendi bahçesinde, mütevazı bir törenle bu Hıdrellezi kutluyor. Eski günleregözü yaşlıbakıyor uzaklardan. Başkan Akın’ın bu şehre hedişye ettiği parklar ve kıyı yürüyüş piknik yerlerinde halk, bir kutlama yapabilir aaanacak.
Bir "25 Kuyusu" mevkii vardı. Asma Caddesinin sonunda, herkes elindeki torbalarla, filelerle, bohçalarla sepetlerle nevalesini taşırdılar çoluk çocuk. Bartınlılar, Boğaza oradan denize açılır, dalgalara çıkarakçilingir sofralarındadavul dümbelek zurna eşliğinde, kayığı batıracak şekilde coşkulu sahneler olurdu. 1970 den sonra terk edildi buralar...
Ah, ah, eskilerden o fısıldayışlar, o sevda kokulu söyleşiler, Yürek burkan bakışlar, Baharın verdiği sarhoşlukla, bir daha sarhoş olan genç kızlar. Her yıl Hıdırellez, onlar için umuttu.
“Karanfiliy gurusu / Rakınıy durusu / Seni başkalarına veryala / İşte sözün doğrusu.” Bu dörtlükle kızcağızın yüzü allak bullak olur. Zira kızın gönlü başkasındadır.
Ekmek elden, su göldendi. Hiç bitmesin dediğimiz bu eski günlerin adetleri, mazi oldu şimdi. Kimi maziler yürek yakardı. İşte onlardan biri:
“Ey sesimi duyanla / Estanyo’dan, Pandispanya’dan, Larnaka’dan / Sesimi duyanla / Kavşak Suyundan içenle / Aladağ’dan inmeyenle / Kırtepeden kız beğenenle / Aladağ’da eşek safarisi yapanla / Sesimizi duyuyo musuyuz? / Napıyonuz? / Eyi mi siyiz? / Deyven bakay, nicedir hallar ?
Hey gidi eski Hıdrellezler / Köfteleri saralım yufkaya / Yanında yeşil soğanla / Bir de tere olursa / Yemenin tadına / Doyamadık hala /
Hıdrellez günü / Çocukluğumuza bürünsek biyo / Kısa pantolonlarımızı giysek / Değnekten atımıza binsek / Anamızın hoşaf tasını / Zırh niyetine kafamıza geçirsek / Söğütten kamçımızı arada bir şaklatsak / Dıgıdı dıgıdı atımızı koştursak
Kızlara caka satsak / Kırtepe’lere çıksak / “Biyago’lar çeksek / Kendimize kız beğensek / Kendimizden geçsek / Hasan Bayrı’nın / “Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap” şarkısı ile coşsak / Naralar atsak / Hey gidi eski günler desek / İç geçirsek
Hey gidi eski Hıdrellezler / Kafamız ırmak sefalarında / Erük’ün mayhoşluğu dudaklarımızda / Gönlümüz Kırtepeli’nin dudağının ucunda / Çalsın plaklar bir de / Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap / Diye diye / Oy anam oy / Deyven biyo / Deyven bakay / Ben bu hallerle / Abıhh nellere gidem
Fakat; Hızır ile İlyas, ekmek derdine düştü düşeli, Hıdırellezler de yok oldu artık. İşin doğrusu bu.…
Ört ki, ölem !


KIRTEPEDEKİ DÖNME DOLAP. ÇOCUKLAR BU TAHTADAN DOLAPLARA BAYILIRDI.
(BURADAKİ SİYAH BEYAZ RESİMLER, ÇETİN ASMA KOLEKSİYONUNDANDIR.)

IRMAK KENARLARI BU GÜN MESİRELİK HALİNE GETİRİLDİ. BAŞKAN AKININ EMEĞİYLE.. ESKİDEN MEZBELELİKTİ BURALAR.

BARTIN IRMAK KIYISI -ALAN TURGAY-

MOTORLARIN ÜZT KISMI, GAZHANE PARKI.

KIYILAR DİNLENME YERLERİDİR. DOYUMSUZDUR. ETRAFLARI GAZİNODUR.

MOTORLARA DOLUŞMUŞ HALK, HIDRELLEZİN YAPILDIĞI 25 KUYUSUNDALAR


IRMAK KENARLARINDA AKŞAMA KADAR DEVAM EDERDİ EĞLENCE VE PİKNİK.


İNCEOĞLU BAHÇESİNDEN YALIYA BİR BAKIŞ


TERKEDİLMEKTE OLAN ÇUVAL YARIŞLARINDAN BİR SAHNE

BARTIN IRMAĞI BOĞAZA YAKIN BİR YER


BÜTÜN MOTORLAR HIIDIRELLEZ İÇİN HAZIR

ERSOYBANK IN BİR İLKBAHAR RESMİ

ADINI IRMAKLARINDAN ALAN IRMAK BARTINNDA.