​ Hocayla dil ve söz hakkında sohbet… / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '14

 
Kategori
İnançlar
 

Hocayla dil ve söz hakkında sohbet…

Hocayla dil ve söz hakkında sohbet…
 

“Hayırlı Cuma’lar hocam”

“Sağol evladım, senin de Cuma’n hayırlı olsun.”

“Hocam bu hafta yine size sorularımla geldim.”

“Gel bakalım evladım. Bu Cuma neler soracaksın bakalım?”

“Allah güzel söz söyleyeni sever” diye bir şey duymuştum. Gerçekten böyle midir? Bu konu Kuran-ı Kerim ve hadislerde dile getirilmiş midir?

“Evet evladım. Fâtır suresinin 10. Ayeti şöyle buyurur:

" Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah'a aittir. Güzel sözler ancak ona yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir.”

Bir de Peygamber efendimiz bir hadis-i şerifinde bizleri şöyle uyarıyor:

“Allah’a ve ahiret gününe inanan ya hayır söylesin ya da sussun.”

“O zaman sözlerimize çok dikkat etmeliyiz değil mi hocam?”

“Evet evladım. Çünkü canlılar içinde meramını, dil ile ifade etme, konuşma yeteneği, sadece insana bahşedilmiştir. Rahmân, insanı yaratmış,  onu düşünme ve konuşmayı öğretmiştir. Kelam, Yüce Rabbimizin sıfatlarından olup, insana ilahi bir emanettir. Bu emaneti, sahibinin rızası doğrultusunda kullanmak ve korumak ise, mümin olarak en önemli sorumluluklarımızdandır. “

“Peki dilden çıkan kötü sözler için ne diyeceksiniz hocam?”

“Dilden ölçüsüzce çıkan kimi söz ve konuşmalar, lisanın afetleri olarak nitelendirilmiştir. Kerim Kitabımız, bize anlamsız ve boş konuşmadan, gıybetten, su-izandan, iftiradan, alay etmekten, yalan söylemek ve yalan yere yemin etmekten, yapmadığını söylemekten ve ifsâd edici her türlü sözden uzak durmamızı emreder.

“Böyle fiiller insanların huzurunu bozmaz mı hocam?”

“Haklısın evladım, tabii ki böylesi fiiller, insanlar arasında huzuru bozduğu gibi, âhirette de azaba neden olacaktır. Peygamberimiz tarafından, “elinden ve dilinden emin olunan insan” olarak tanımlanan Müslüman, kalbiyle su-izan besleyen, diliyle gıybet eden, insanları arkalarından çekiştiren, onların kusurlarını araştıran, ayıplarını ortaya döken, sözleriyle kardeşini yaralayan insan değildir. Mümin, böyle bir kişiliğe sahip olamaz. İmanı gereği, güzel ahlakın erdemlerini kuşanan insan olan Müslüman, kardeşinin mahremiyetine dil uzatarak, onun şerefini, onur ve haysiyetini zedeleyemez. “

“Dedikodu yaparak insanlar eğleniyor ama hocam.”

“Doğru söylüyorsun evladım.  Üzülerek belirtmek gerekir ki günümüzde bir eğlence unsuruymuş gibi gösterilen dedikodu faaliyetleri, asılsız söz ve ithamlar, iftira, yalan ve çirkin sözün her türlüsü, özellikle iletişim araçları ile merak ve ilgi uyandıracak tarzda sunulmaktadır. Bu şekilde, adeta bir yalan ve gıybet sektörü meydana getirilmektedir. Bu durumun ise dini ve ahlâkÎ açıdan fert ve topluma, çeşitli zararları vardır.”

“İletişim araçları derken, sosyal paylaşım sitelerini de kastediyorsunuz herhalde hocam.”

“Evet evladım, aynen öyle. Özellikle sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanan bir haber, milyonları etkileyebilmekte, kitleleri tesir altına alabilmektedir. Kimileri bilgisayar başında, ilahi gözetim altında olduklarını unutarak ,kişilerin haysiyetini, şerefini zedeleyecek, sorumsuz tutumlar sergileyebilmektedirler. Böylece, bir taraftan kul hakkına, diğer taraftan da, toplumda infiale neden olarak, kamu hakkına girmektedirler. Oysa, sadece yanındayken değil, yokluğunda da bir insanın hukukunu çiğnememek, onurunu zedelememek müminin iman ve ahlakının bir gereği değil midir? Dedikodu, yalan, iftira, gıybet gibi kötü sözlerle , dilini zehirli bir ok haline getirenler, bunun bir hesabının olacağını düşünmezler mi?”

“Peki insanlar neden böyle davranırlar hocam?”

“Malumdur ki kap, içindekilerini dışa yansıtır. İnsanın dili de kalbinin aynasıdır. Eğer kişi berrak bir zihne, tertemiz bir gönle sahipse, dilinden de güzellikler dökülür. Kötü düşüncelerin, çirkin işlerin esiri olmuş bir kalp, dili de köreltir. İşte Allah Resulü’nün, dil ile kalbin ilişkisini vurgulayan şu hadisi ne kadar da önemlidir:

“Zandan uzak durun. Zira zan, sözün en yalanıdır. Birbirinize kulak misafiri olmaya çalışmayın, birbirinizin özel hallerini araştırmayın, birbirinizle üstünlük yarışı içine girmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeşler olunuz.”

“Peki hocam, bu kötülüklerden uzak durmak için nasıl dua etmeliyiz?”

“Söyleyeyim evladım.”

“Allah’ım! Kulağımın kötülüğünden, gözümün kötülüğünden, dilimin kötülüğünden, kalbimin kötülüğünden sana sığınırım.”

“Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür hocam. Allah razı olsun.”

“Allah senden de razı olun evladım.  Tekrar hayırlı Cuma’lar”

“Teşekkürler hocam. Allaha emanet olun.”

“Güle güle evladım.”

 
Toplam blog
: 974
: 3444
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..