- Kategori
- Siyaset
Homurtular arasında

Anadolu, özellikle Konya İstanbul’dakilerin, Ankara’dakilerin anlayamayacağı kadar canlıdır. Konya’da her hafta birkaç tane sempozyumu, konferansı dinleyebilirsiniz. Özellikle Sivil Toplum Örgütleri çok canlıdır.
Bu haftada Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Mümtazer Türköne Konya’daydı. MÜSİAD Konya Şubesi'nde Cuma akşamı bir konferans verdi.
Konferansında beni etkileyen gerçekten çok önemli bir ifade vardı. Sayın Türköne’nin "Sistemi sorgulayamayan, değiştiremeyen, üzerinde etkili olamayan vergi yükümlülüğünde değildir, " dedi.
Ne kadar doğru bir ifade değil mi?
Bugünün Türkiye’sini biraz yorumlamaya çalışalım:
Mesela askerin kesin vesayetini konuşalım, korkulu ve endişeli "yoksa darbemi olacak" tedirginliğimizin birileri tarafından hiç önemli olmadığını düşünerek bunu sindirmeye çalışalım.
Birileri nedense hükümetin devleti yönetememesini istiyor. Atanmışlar seçilmişlerin üzerinde kesin hâkimiyet istiyor, her şeyin kendi isteklerine göre dizayn edilmesini istiyor. Devleti korumayı kendince misyon edinmiş bir kesim kendisini kesin ülkenin ve rejimin koruyucusu ve sahibi gibi görüyor, siyasetin yıpranması isteniyor, siyasetçiye güvenin yok olması ve her zaman her türlü eylemlerinin tartışılır olması isteniyor. Aslında siyaseti bitirmek istiyorlar. Tabi en önemlisi de bunun dışında düşünenler bilinçli bir şekilde karşı taraf olarak lanse ediliyor ve gizli bir mücadele sürdürülüyor.
Mesela bunların karşısında düşünüyorsanız kesinlikle bir partiye ya da ideolojiye mensupmuş gibi algılanıyorsunuz.
Medyayı her gün düzenli bir şekilde takip ediyorum, Hasan Cemal taktir edilecek bir dirayetle yerinde duruyor, Mehmet Barlas, Taha Akyol dirayetli bir şekilde demokrasiyi savunuyor ve İsmet Berkant gibi sağ duyulu bazı yazarlarda demokratlıklarını muhafaza ediyorlar ama onun dışında baktığımızda genel olarak mevcut durumun bir parçası olunmuş gibi görünüyor.
AkP'den nefret etmemiz isteniyor ve eğer etmez isek devletin işleyişinin karşısında oluyormuşuz gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Genel Kurmay Başkanlığı ikide bir bildiri yayınlayıp duruyor. Hiç kimse "neden böyle oluyor?" demiyor.
Kafamız karışıyor tabi, Sami Selçuk haklıydı, bizde Zola yok, bizde Russo yok, bizim profesörler, bizim entelektüeller gücün karşısında duramıyor. İdeolojik davranarak olayları yorumlamaya çalışıyorlar.
Her gün şehit veriyoruz, kimse ordunun zafiyetini konuşmuyor, hükümeti suçlamak için ellerinde sanki gerekçe oluşmuş gibi oluyor. Neden ordumuz tartışılmaz olsun ki? Ordumuz sanki dışarıdan mı geldi, onlar bizim aramızdan giden, bizim vergilerimizden maaş alan insanlar değil mi?
Irakta işgal ordusu ABD, Güneydoğuda bizim verdiğimiz kadar zayiat vermiyor ama bundan dolayı hiç kimse komutanların stratejilerinde, emirlerinde hata olup olmadığını sorgulamıyor. Mesela şu mayın meselesi neden bu kadar pervasızca can alıyor, hiç kimse sorgulamıyor. Türk askerinin canı hiç kıymetli değil sanki ve görüntüde birileri hükümeti alt etmenin yolunun buradan geçtiğine inanıyor. Ama yazık oluyor tabi…
Demokrasiden taviz veremeyiz, CHP iktidar olacaksa bizi anlayarak olsun diyen yok, var olanlarda zaten dışlanıldığı için ciddiye alınmıyor. Zaten düşman gibi görüldükleri içinde her söyledikleri düşmanca algılanıyor.
AkP bugün bu saçma sapan politikalar sayesinde oy kazanıyor ve hiçbir icraatı tartışılmıyor ideolojik tavırlarla karşı çıkılmaya çalışılıyor.
Bu ülkede sağduyu sahibi entelektüel olmak hiç mümkün değil mi? Neden bizlere tercih yapma mecburiyeti getiriliyor, ben AkP'nin iktidar anlayışını sevmiyorum ama dayatmaları da kabul etmiyorum dememiz ciddiye bile alınmıyor.
Ordu çok fazla tartışılır hale geliyor. CHP neden hiç Türkiye’yi anlayamadı? Bu hiçbir şekilde sorgulanmıyor. Anadolu şehirlerindeki binlerce küskün sol neden oluştu kimse bunu sorgulamıyor.
Bir yerlerde çarpıklık olduğu kesin ama kimse yaraları tespit etmek istemiyor. Özellikle silahlı kuvvetlerimizin sorgulanamaz olması isteniyor. Bu ülkede görülmek istemeyen milyonların artık bu ülkenin bir asli unsuru olduğu hiç anlaşılmak istenmiyor.
Ne oluyor gerçekten darbemi oluyor.
Neden bu ülkeye acımıyorlar, bizim vergimizle yaşayanlar, bizim görevlendirdiklerimiz neden bize karşı darbe girişimi yapıyor. Doğru bildiklerimizi söyleyemezsek o zaman bizim yiğitliğimiz ne olur, ben inadına olanları kabul edemiyorum…