- Kategori
- Siyaset
Hoppala...

manda yuva yapacak söğüt dalına
hoppala yarim yaz geldi
çarşıya kiraz geldi
aldım beş okka kiraz
o da yare az geldi
armudun altı kuyu
uyu sevdiğim uyu
ne çabuk serhoş oldun
içtiğin üzüm suyu
Bizim bahçede kirazlar kırağıya kurban gitmiş olsa da! çarşıda pazarda ve manav tezgâhlarında kiraz görünür oldu. Bu türküdeki “hoppala” şaşkınlık yaratan, abes, umulmadık bir olay olduğunda kullandığımız hayret belirten bir ifade tarzıdır. Sonra arkasından bu meşhur Malatya türküsünün devamı gelir.
Ülkemiz siyasetinde ve iktidar kanadında hatta ülkeyi yönetenlerin biz halka sık sık “hoppala” dedirten söz ve eylemlerine şahit oluyoruz.
Şöyle ki; yalan ve ikna sanatı olarak zihinlerimize kazınmış siyaset kelimesi ve bunları uygulayan siyasetçiler gün geçmiyor ki bir plan ve projesini hayata geçirmesin.
Tarihini bilmeyen bir millet ”diriliş” dizisiyle tarihini öğrendikten sonra, birçok entrikaya ve taht kavgasına da şahit oluyor. Zamanla öyle bir noktaya geliyor ki; günlük hayattaki veya siyasetteki bir vakayı hemen zihninde senaryolu diziyle mukayese edip tepkisini veya olurunu ona göre veriyor.
04 Mayıs 2016 akşamı ülkenin başbakanı keyfi bir uygulama ile “cumhur başbakanı” tarafından değiştirildi. “Cumhur başbakanı” diyorum çünkü üstelenilmek istenen rol tam olarak bu anlama geliyor.
Yani başkanlık sisteminin halk tarafından onaylanmadığı anketlerle ortaya çıkmış olunca. Tek çözüm partili cumhurbaşkanı olarak görülmektedir. eee Türk aklı bu olsa gerek ki; o olmuyorsa bu olur denilerek “cumhur başbakanı” gibi bir ara çözüm bulunmuştur.
Bu olağanüstü durumu anlatmaya köşem ve gazete sayfaları yetmeyebilir. Ben bunlardan uzun uzun bahsetmeyeceğim. Gerekte görmüyorum. Başbakan Ahmet Davut oğlunun başbakanlıktan ve parti genel başkanlığından uzaklaştırılma sebeplerini internet ortamında yayınlanan ”Pelikan Dosyası” sayfasından öğrenebilirsiniz. Çünkü bu olay dün ya da bu gün ortaya çıkmış bir anda olmuş bir durum değildir.
Tek adam olma, tek elden yönetme gibi özellikler isteyen cumhurbaşkanının başbakanlığı ve giderek güçlenen liderliğine dur demek için bu kurumu ortadan kaldırmak istemesinden ibarettir. Parlamenter sisteme, Türk demokrasisine ve insanlık onuruna yapılan bu darbenin yansımalarını ileriki günlerde göreceğiz.
Tepkili eğlenmek, hayret etmek ve şaşırmak anlamına gelen “hoppala” yı sık sık tekrarlayacağımız anlaşılıyor. Bu kelime zararsız olduğu gibi hakarette içermemektedir.
Göreceğiz diyorum çünkü gördüklerimizi henüz anlamış değiliz. İleriki aylarda şekillenecek oluşumlar ve uygulamalar ne getirir ne götürür şimdiden kestirmek mümkün değildir. Her zaman bu köşemde belirttiğim gibi ”insanın olduğu yerde, iyilikte vardır. Kötülükte ”gördüğümüz ve duyduğumuz hiçbir şeye şaşırmamalı ama “hoppala” demeyi de ihmal etmemeliyiz :)
Terörle mücadele ve sınır güvenliği ülkemizin ve geleceğimizin baş belası olmasına rağmen siyasetin ve siyasetçilerin birbirine çelme takmaktan başka bir şey bilmiyor olmaları içler acısı bir durumdur.21 kişinin öldüğü her gün füze yağan bir vilayetin valisinin sar ettiği sözler utanç vesikası olarak tarihteki yerini alacaktır. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (Afad)’nın ilçede dağıttığı füzeden korunma yollarını anlatan broşürü ise ibret-i âlemliktir.
İki gün içinde olup biten bu olağan üstü durumu kaç kişi biliyordu? Ve kaç kişi oluşan bu kaos ortamından faydalandı?
Bu soruların cevabını bilirsek hayretin şiddeti daha da çoğalacaktır.
Cevap; bu durumu bilen para babaları önce borsayı yükseltip satışa geçtiler, daha sonra paralarını dolara yatırmak suretiyle servetlerine servet kattılar. Bize de çene yormak ve onların tıkırında giden işlerine imrenmek kaldı!
Daha durun hele;
Manda yuva yapacak söğüt dalına, yavrusunu sinek kapacak göremeyeceksiniz…
Vesselam
Arap Kurt – Köşe Yazıları -?