- Kategori
- Sinema
Hor görme garibi

Artık animasyonların teknik yetkinliğinden ve doyuruculuğundan bahsetmenin bir espirisi kalmadı. Velhasıl adamlar ne yapsa güzel yapıyorlar. Sinema izleyicisi ve tüketicisi olarak bizi şaşırtan nokta, çizgi-film izleyicisinin yaşının küçük olmasından ötürü sektörün gişedeki mücadeleyle yetinmeyip kendi içinde bir nevi ideolojik savaş da veriyor olmasında.
Ratatuy, tıpkı "happy feet" de olduğu gibi, dogmatik yaptırımlara karşı çıkıp önyargılara ve bireyin yaratıcılığını ve yaşama azmini engelleyen kalıplaşmış kurallara ve kuralları koyan zihniyete karşı mücadenin erdemini anlatıyor.
Oysa ki geçtiğimiz kış vizyona giren yarı animasyon "300" gibi yapımlarda "bireyi" değil "ırkı" öne çıkarıp "vatan için" yaklaşımıyla ve herkesin tek tip olduğu asker toplumla biraz daha faşizan bir hava estirmişti salonlarda.
Amerika'nın tutucu ve hayli hristiyan söylemlere sahip olan ticari gurubu Disney, kendisinden beklenmeyecek kadar açık görüşlü ve bireysel insiyatifi öne alan, ayrımcılık karşıtı yapımıyla Ratutuy'u izleyen hem küçükleri hem de büyükleri fazlasıyla memnun edip ağırlıyor salonlardan.
Eğer bi çocuğum olsaydı kendisine sınır koymaması ve açık görüşlü olması, ayrımcılık yapmaması ve sadece insanların ve ırkların değil, hayvan ve bitkilerle birlikte dünyadaki tüm canlılarım hakları olduğunu ve bir ekosistemin parçaları olarak mutlu olabileceğimizi öğrenmesi için ona bu filmi bir kaç kere izletirdim.
Üst metin ve görünen hikaye, zaten İnanılmaz Aile'nin yönetmeninden beklediğimiz gibi çok doyurucu ve komik. Alt metinde olanlar ise tüm dünya çocuklarının bilniçaltına kazınılması gerekecek kadar etkileyici. Bir kaç bin 23 Nisan Çocuk Bayramı gücünde.
İyi seyirler...