- Kategori
- Güncel
Hormonlu sebze üretmek cinayet suçuyla eşit olmalıdır.

Kimyasal ilaçla hormonlu üretim suç kapsamına alınmalıdır.
Ülkemizde 80 li yıllara kadar doğal gübrelerle üretim yapılmakta iken, üreticilerin ticari olarak kısa sürede daha fazla kazanç sağlamak amacıyla sebze ve meyvalara farklı kimyasal ilaçlar kullanmaya başladılar. bu durum sebze ve meyva üretiminde hile ve sahtekarlık dönemini başlatmıştır.
Kullanılan bu farklı kimyasal ilaçlar gıda kodeksine uygun olup olmadığı kontrol edilimediği gibi üreticilerde ne tür ilaç kullandıkları, halk sağlığına zararlımı zararsızmıdır diye kontrol ve denetimden geçirilmemiştir, çünkü bu kimyasal ilaçların büyük bir kısmı kaçak olarak İran, Irak ya da Suriye üzerinden yurda sokulmaktadır.
Sebzelerde erken olgunlaşmayı sağlayan kimyasal maddelerin bir çoğu insan yapısındaki hormonel dengeyi bozduğu gibi yaşlı kişilerde direnç düşüklüğünün de etken olması nedeniyle daha kısa sürede kansere yakalanma riskinin çok yüksek olduğunuda unutmamak gerekir.
Çocuk yaştakilerde daha çok etkisini gösteren hormonlu gıdalar 10 yaşın altındaki çocuklarda erken adet görme gibi hormonel dengenin bozulmasına sebep olmaktadır, bununla kalmayıp çocuk gelişiminide olumsuz etkilemektedir.
Hormon bozukluğuna sebep olan hormonlu gıdaların üretimi ve tüketilmesi yasaklanmalıdır, yasal olmayan kimyasal ilaçları kullananlar hakkında cinayet işlemek suçu ile eş değer cazalar verilmelidir.
Sağlıksız bir toplumun yetiştirilmek, ülke can damarlarının kesilmesi , daha doğrusu ülkenin tümüyle felç olması demektir, Ulu önder Mustafa kemal Atatürkün bir sözünde ""Ey Türk gençliği 1. vazifen Türk istiklalini Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafa etmektir""peki sağlıksız yetişen bir toplumun ülkeyi müdafa ve muhafaza etmesi mümkün olabilirmi.?
Ülkemizde her yıl yüzlerce gıda mühendisi yetiştirilmekte diploma verilmektedir, amacın kötüye kullanılmasıda vatan hainliğinden başka birşey değildir, Hormonlu gıdaların zararlarını en iyi bilen gıda mühendisleridir, gerçekten ülkesini seven mühendislerin halkımızı bilinçlendirecek yurt çapında seminerler vermesi gerekmezmi.?
Bu soruya gıda mühendisleri odasından cevap bekliyorum, umarım cevap verirler, en son çıkartılan yasalar çerçevesinde her gıda üreten fabrika ve küçük işletmelere gıda mühendisi bulundurma zorunluluğu getirilmiştir,
bu bağlamda birçok işletmede gıda mühendisi görevli olmasına rağmen lokantalarda ve yemek fabrikalarında kullanılan sebzelerin birçoğu hormonludur ve insanlara sunulmaktadır, buda görevi kötüye kullanmaktır.
Türk vatandaşı kimyasal ilaçların geliştirilmesinde kobay olarak kullanılmamalıdır, avrupa devletleri kendi ürettikleri ilaçları az gelişmiş ülkelere cüzzi fiatlarla yasal olmayan yollarla pazarlarlar, ilaçların tüketimi sonrası ortaya çıkacak zararı gözlemlerler, bu ilaçların satışı yasal olmadığı için hiç bir kişide zarar görmesine rahmen hak iddia edemez.
Sonuç olarak Devlet üreticiye yasal denetim ve kontrollerini yapmaması nedeniyle ülke vatandaşına karşı yasalar önünde suçludur, diğer yönden gıda üretimi yapan firmalarda çalıştırılan gıda mühendislerinin bir çoğu görevi suistimal etmiş kötüye kullanmışlardır, bu durum suç teşkil eder.
Yasaları uygulamayan Devlet ve suç işleyen üretici karşısında tüketicilerinde yasal hakları olmalıdır, tüketiciyi koruma kanunu var İllerde birde büroları bulunur ( Tüketici hakem heyeti ) şikayetçi olmadığın sürece hiç bir faaliyette bulunmazlar, zarar görülmeden önlem almak tüketiciyi korumak onların görevi değilmidir. amaç sadece üretici ile tüketiciyi uzlaştırmakmıdır.
Sağlık bakanlığı bu konuda oldukça sessiz ve duyarsız kalmaktadır, insan sağlığı bu kadar ucuz olmamalıdır, yurda kaçak yolla sokulan ilaçlar kaçakçılık kapsamında olmalı bununla mücadele edilmlidir.
Yasalar üreticinin ve pazarlayanın kabaran cüzdanları için değil, tüketiciyi korumadan yana olmalı, kitap ve broşürler hazırlanmalı bununla ilgili yasalar anlatılmalı, hormonlu gıdalar ve zararları anlatılmalıdır.