- Kategori
- Şiir
Hoşçakal arkadaşım

alıntı
bir zamanlar...
biz küçükken...
boylarımız, ellerimiz, enlerimiz küçükken...
ve yine de kalplerimiz
galiba en çok
şimdikine benzerken...
korkularımız elbette o zamanlarda da vardı.
ama kimse etrafımızda
mesela böyle sağlıktan
ya da
çaresiz hastalıklardan
parasızlıktan ya da
aşksızlıktan veya
aldanışlardan
şundan bundan...
bir karabasandan bahseder gibi konuşmazdı...
küçüktük...
ve o hiç bitmeyen mevzuların çerçevesindeki hayatımız,
pek ışıklı
pek aydınlık
pek bir şenlikli
akardı...
uzansak gökyüzüne
değebilirdik sanki...
pembenin de mavinin de en olgun yerlerine
elleyebilirdik.
sanki...
biz küçükken...
ben yine yazarken...
sana pencere camlarından eğilip
pek de özenli olmayan...
çalakalem, gelişigüzel kağıtlara düşülmüş notlarla,
dizelerle gelirdim...
akşam olurdu genelde
niyeyse...
senin saçların hep çok güzel bir siluet halinde...
kızıl kahve rengini geceye verirken
ve akşamı bağlarken geceye...
ve o zamanlar ölümler yokken...
henüz
kayıplar, gidenler, terkedenler
ve bunlar gibi daha nicesi yokken
henüz...
sen bilmiş bilmiş yazdıklarımı okur
kocaman kocaman laflar ederdin...
haydi yine etsene
kaçıp gitmek için
neydi ki acelen?
oysa hep demez miydin?
"Hiç bir kuyu derin değildir, yeter ki ip kısa gelmesin"