- Kategori
- Güncel
Hrant Dink'i öldürenlerin, örgütlü suç kapsamından çıkartılma nedeni!

Örgütsüz bir toplum, nasıl örgütlü suçlar imparatorluğuna dönüştü?
Bildiğiniz gibi Özel Yetkili Savcılar ve Mahkemeler eliyle yaratılan örgütlü suçlar bakımından ülkemiz gerçek bir suç ve örgüt cenneti haline geldi.
Önce örgüt nedir? Ona bir bakalım.
Örgüt: Ortak bir amaç uğruna eylemde bulunmak üzere bir araya gelmiş kişi ve kurumlardır...
Bu durumda ülkemiz gerçek bir örgütlü(!) suçlar cenneti!
Bu öyle bir cennet ki; birbirini tanımayan insanlar bile kurdukları örgütler aracılığıyla suç işlemeye devam ediyorlar.
Özel yetkili yargımız da, polis aracılığı ile her gün yeni bir örgüt(!)ü çökertilip, ülkeyi kurtarılıyor!
Bu kurtarma göze pek hoş gelmiyor ve polis devleti görüntüsü veriyor ama...
Öyle ki; iktidara yan bakan herkes örgüt üyesi sayılıyor.
Bu kadar çok örgütün olduğu bir ortamda, neredeyse herkes örgütlüyken, sadece Hrant Dink’in katilleri örgütsüz çıktı!
Buna şaşıran var mı?
İktidara dokunmadığı için, buna verilebilecek cevap elbette ki hayır...
Bu karardan sonra herkes özel yetkili yargıyı suçlayacak!
Oysa özel yetkili yargıyı yaratanı kimse görmüyor…
Özel yetkili yargının verdiği tutuklama kararlarına hiç dikkat ettiniz mi? Verilen tüm tutuklama kararı ve tahliye taleplerinin reddinde, iktidara muhaliflik ön plana çıkıyor.
Hrant Dink’in öldürülme olayında iktidara dair bir suçlama var mı?
Veya Hizbullah Örgütü sanıklarının yargılanmasında iktidara yönelik bir suçlama var mıydı?
Hrant Dink’i öldürenlere verilen bu cezanın, örgütsüz suçlar kapsamında olmasını yadırgamamak gerekir.
Bu yargı sisteminin nasıl çalıştığı, ucu açık davalar ve Habur’da kurulan ‘Çadır Mahkemelerinde’ görüldü! Gerçek örgüt üyeleri 7 dakikada yargılanıp aklanırken, Ergenekon, Balyoz, Oda Tv. Şike soruşturması sanıkları çok uzun zamandan beri yargılanmalarına rağmen, hala her hangi bir ceza alan yok. Ve tutuklulukları devam ediyor!
Görüldüğü gibi özel yetkili yargının insanları yargılamadan ziyade, onursuzlaştırmak, içeride tutmak amacı ile faaliyet gösterdiği açıkça görülüyor.
Örgütsüz bir toplumda, örgütlü suçlar(!) ayyuka çıkmış! Bunu önlemenin yolu da ‘İleri Demokrasi’yi tüm detayları ile uygulamadan geçiyor!
‘İleri Demokrasi’nin detaylarına gelince, kaynağı belli olmayan ihbar mektupları, gizli tanıkların verdiği ifadeler, sonradan oluşturulan bilişim suçları (Bilgisayarlarının hard diskine eklenen suçlamalar) gibi ayrıntısı belli olmayan, gayri hukuki delillerle insanları suçlamaktır.
Toplum olarak örgütlenmeden, suç işlemek için örgütlenmek işte böyle bir şey!