- Kategori
- Spor
Hücumda Nüfus Patlaması

Galatasaray bu sene gerçekten iyi bir kadro kurdu ve yıllardan beri ilk kez yıldız futbolcuları takıma kazandırdı. Ancak transferlerin hemen hemen aynı bölgeye yapılması takımın hücum alanında adeta bir nüfus patlamasına yol açtı.
Bakıldığında gerek Kewell gerekse Baroš gerçekten önemli ve başarılı transferler. Çünkü kendilerini geçmiş yıllarda kanıtlamış ancak son yıllarda adeta futbola ara vermiş bu iki futbolcu, mevcut potansiyellerini ortaya çıkabilmek için uygun bir takıma ihtiyaç duyuyordu ve Galatasaray bir taraftan Avrupa’dan kopmayan diğer taraftan da mücadele ettiği lig Avrupa’daki diğer ligler kadar mücadele gerektirmeyen yapısı ile bu futbolcular için biçilmiş kaftan niteliğindeydi. Galatasaray’ın da hem maddi hem manevi olarak bu iki yıldız oyuncu ayarında futbolcu transfer etmesi normal şartlarda neredeyse imkansızdı. Neticede hem bu oyuncuların tespiti hem de takıma kazandırılması tüm taraflar açısından önemli bir transfer başarısı oldu. Buraya kadar her şey yolunda görünüyor ama asıl can alıcı soru bundan sonra geliyor Galatasaray’ın bu transferlere gerçekten ihtiyacı var mıydı?
Milan Baros’un kadroda Ümit Karan ve Nonda varken ve Galatasaray çoğunlukla tek forvetli bir sistemle oynarken alınması sarı kırmızılılar için gerçekten lüks ama bu transferden daha lüks hatta gereksiz olan ise Arda varken Kewell’ın transfer edilmesi. Zira Arda sol ayaklı olmamasına karşın sol kanatta kendini yetiştirmiş, orada oynamayı seven ve sadece Galatasaray ile Türk Futbolu’nun değil o bölgede dünyanın sayılı oyuncularından birisi. Bu futbolcunun oynadığı bölgeye başka bir ilk onbir oyuncusu alır ve Kewell’ı oynatabilmek için Arda’yı sağa çekerek bu futbolcunun da düzenini bozarsanız bu durum takıma faydadan çok zarar getirir.
Üst üste alınan futbolcuların bir diğer olumsuz tarafı ise hepsini aynı anda oynatmak mümkün olmadığından yedek kalan ya da oyundan çıkarılan futbolcuların tepkilerinin teknik direktör tarafından idare edilebilmesidir. Halihazırda Galatasaray’ın tek santraforlu sisteminde Kewell, Nonda, Hasan Şaş, Arda, Baros ve Lincoln’den normalde üç ya da en fazla da dört futbolcu aynı anda sahada olabilir ki bu aynı zamanda iki ya da üç futbolcunun kenarda oturması anlamına geliyor.
Galatasaray’da zaman değil ama mevki olarak ileriye dönük gerçekleştirilen transferlerden birisi savunma için gerçekleştirilmiş olsa eminin sarı kırmızılılar şu an hem ligde hem de Avrupa’da çok daha iyi bir konumda olurdu. Geçen sene takımdan uzaklaştırılan ama şu günlerde mumla aranan Sabri’nin yokluğunda “ki kendisi de tam bir sağ bek değil” Galatasaray savunmanın sağına iyi bir oyuncu almış olsa hayatında bu bölgede oynamamış Linderoth’u burada görevlendirmek zorunda kalınmaz hem de bu oyuncudan gerçek yeri olan savunmanın önünde faydalanılma fırsatı doğardı.
Sonuç olarak Galatasaray geçmiş yılların aksine bu sene gereksinime göre değil isme istinaden transferler gerçekleştirdi ve bu oyuncuların kadroda yer alma durumları mevcut yapıyı ve eski futbolcuların takıma faydasını ciddi anlamda tehdit ediyor.