- Kategori
- Siyaset
Hükümet terörü bitirdi bitirdi, bitiremezse Babaeski'ye..

Kapitalizm'in ölümü geciktirdiği ve asla hayat kurtarmadığını biliyoruz.
Kapitalizm öyle acımasız öyle vurdumduymaz ki, gölgesini satamadığı ağacı keser. Kapitalizmi asmaya çalışsak ipi satmaya çalışır..
Böyle giderse düzen, kapitalizmin sonu insanlığın sonu geldiğinde son bulacağa benziyor..
Yaşamak bir sanattır. İnsanca yaşama sanatı ancak emeğin karşılığını alabilmek ve alınan karşık ile yaşam akışını süsleyebilmekten geçer.
Bir ülkede nüfusunun yüzde onu süsleyebiliyor geri kalan ucu ucuna yaşamı dengelemeye çalışıyorsa o ülkede demokrasiden söz etmek mümkün olamaz.
Biliyoruz ki demokrasi; insanların yaşam düzeylerini bir gün öncesinden daha refah düzeye çekmek demektir.
Washington'un ülkemize otuz yıldan beri dayatmış olduğu askeri harcamaları, dolayısı ile zeminini oluşturmuş olduğu terör manifestosu ile ekonomi anlamında güçsüz bırakılmış ve de dolayısıyla demokrasi denilen olgunun sadece kağıt üzerinde varlığını sürdürdüğünü görmekteyiz..
Peki, demokrasiyi demokrasi gibi çalışır duruma getirmek için terör meselesini kökünden halledilerek başarılabilir mi?
"Evet ama terör bitirilirse başka bir sorun çıkarın Washinton bize" dediğinizi duyar gibiyim..
Haklısınız, ölümü geciktirir ama asla hayat kurtarmaz.!
Şimdi, bunları alt alta sıraladık..
Bir de son günlerdeki gelişmelere bi göz atalım..
Terörü sonlandırmak için bir çok girişimler bir çok adımlar atıldığını görüyoruz..
Benim gibi toplumun büyük çoğunluğu da bu gelişmelerden memnun olduğunu düşünuyorum.
Düşünuyorum da bazı çatlak sesler de duyulmuyor değil. Bu mesele ne Erdoğan meselesi dir ne AKP meselesi ne de CHP, MHP, BDP meselesi!
Çözüm için gecikmiş midir? Gecikmiştir..
Bu çözüm geçmiş yıllarda yapılamaz mıydı? yapılabilirdi..
Neden yapılamamıştır, neden yaptırılmamıştır, neden bunca yıl bekletilmiştir gibi sorgulamaları yapmak bir yarar sağlamayacağı gibi sorgulamaların çözüme dair bir katkı sağlamayacağıdır.
Geçelim bunları..
Esas çatlak ses sosyalist gruplardan geliyor.
Sosyalist dediğimiz de şu..
80 öncesndei kendilerini devrimci diye adledip bugün patron konumunda olan kişilerden söz ediyorum..
Sosyalizm yaşam biçimi elbette kapitalizmin acımasız ilkelerinden daha iyi bir yönetim biçimidir ancak bu kumaştan nasıl daha iyi bir gömlek çıkarabiliriz düşüncesi geliştirilmesi gerekirken hala kimlik anadil azınlık baskısı gibi ilkel saplantılarda kalmış ve teröre hala yanlı tutumlar sergileyenlere kızıyorum..Üstelik alt kimlik arayışı formülünün ABD tarafından desteklendiğini bildikleri halde!
Madem ki bu ülkenin tüm insanlarının daha sağlıklı daha refah seviyede yaşamarını istiyoruz, o zaman kesişen bir noktada birleşilmesi gerekir diye düşünüyorum..
Öyle kuru kuruya karşı çıkmakla olmuyor!
Sosyalist bir duruş mu sergiliyorsun?
İnsan odaklı ilkelerin mi var?
O halde kol-kanat gereceksin CHP veya kendine yakın bulduğun bir parti kuruluşuna..
Madem azınlıktasın düşünce olarak, düşüncelerini demokratik yollarla hayata geçireceksen eğer, bu yolu seçeceksin!
Dışarıdan türkü okumakla emekçiden yana olunmuyor.
Ülkenin kumaşı budur.
Bu kumaştan en güzel model takım elbise nasıl üretebiliriz, bu kumaştan insanlarımızın yaşam satandardını nasıl daha refah seviyelere yükseltebiliriz mücadelesini vermek gerektiğini düşünüyorum..