- Kategori
- Magazin
Hülya, Reyhan ve ben... İşte bizim Ufo'muz.

Meraklısına...
Reyhan UFO gördüğünü, sadece görmeyle kalmayıp UFO'nun sahibeleri uzaylılarla konuştuğunu hatta onlarla dünya turu attığını söylemişti.
Hülya, Reyhan'dan geri kalır mıydı, o da; “Ben de UFO gördüm” dedi.
Hülya ve Reyhan'ın aralarında geçen UFO diyaloğundan aklımda kalanlar:
Hülya : -Bazen ben de görüyorum.
Reyhan : -Hah! Şimdi söyle seni de dalgaya alacaklar.
Hülya : -Benim için insanların ne dediği önemli değil, kim ne düşünürse düşünsün. Yatma saati geldiğinde bir yerde bir ışık görüyorum.
Reyhan : -Hep aynı yerde mi görüyorsun?
Hülya : -Hep aynı yer diyemem ama hareket etmiyor.
Reyhan : -Uçak olsa öyle durmaz ki havada.
Hülya : -Gördüğüm yer uçağın ve geminin geçeceği bir yer değil...
Kendi kendime, "Reyhan ile Hülya UFO görür de ben göremem mi?" dedim.
Baktım ve ben de UFO gördüm.
Yanlız benim gördüklerim Reyhan'ın gördüklerine nedense çok benziyordu(!)
Ne mi gördüm?
Meraklısına işte gördüklerim:
1999 depreminden bir hafta önce, sabaha karşı 04.30 civarıydı.
Boyları uzun olmayan, kocaman kafalı, karides kabuğu gibi tenleri olan, dört uzun parmaklı, kel ve sadece bir deliği olan büyükçe burunlu, dudakları olmayan küçük ağızlı, gözbebeksiz fakat siyah gözlü, siyah giyimliydiler.
5- 6 kişiydiler.
Yatak odama kadar gelmişlerdi.
"Hazır yatak odama kadar gelmişken, "...... gidelim" demediler.
Beni yatak odasından alıp pencerenin önüne getirdiler.
Cinsel organları olmadığını fark ettiğim bu yaratıklar inanılmaz sıcaktılar ve bana da güven veriyorlardı.
Bu arada odamı uzay gemisi haline getiriyorlardı...
Daha sonra mı?
Saniyeler içinde bana bütün dünyayı gezdirdiler.
O an beni ışınladıklarını düşündüm ama o ışınlama değildi.
Başka bir şey gibiydi.
Neyse...
Düşünce yoluyla haberleştiğimizi zannediyordum.
İçlerinden biri, "Her şeyi hatırlayacağın zaman da olacak, ancak o zaman bu zaman değil, şimdi uyu" dedi.
Uyumuşum.
Onun da yanımda uyuduğunu zannettim ama uyandığımda yanımda kimsecikler yoktu.
Bir ara onlardan kanserin ilacını istemiştim. Vermişlerdi ama demek ki sonra geri almışlar...
Şimdi hatırlıyorum.
Beni kandırdılar.
"Şikayetçiyim..."
Hülya, Reyhan'dan geri kalır mıydı, o da; “Ben de UFO gördüm” dedi.
Hülya ve Reyhan'ın aralarında geçen UFO diyaloğundan aklımda kalanlar:
Hülya : -Bazen ben de görüyorum.
Reyhan : -Hah! Şimdi söyle seni de dalgaya alacaklar.
Hülya : -Benim için insanların ne dediği önemli değil, kim ne düşünürse düşünsün. Yatma saati geldiğinde bir yerde bir ışık görüyorum.
Reyhan : -Hep aynı yerde mi görüyorsun?
Hülya : -Hep aynı yer diyemem ama hareket etmiyor.
Reyhan : -Uçak olsa öyle durmaz ki havada.
Hülya : -Gördüğüm yer uçağın ve geminin geçeceği bir yer değil...
Kendi kendime, "Reyhan ile Hülya UFO görür de ben göremem mi?" dedim.
Baktım ve ben de UFO gördüm.
Yanlız benim gördüklerim Reyhan'ın gördüklerine nedense çok benziyordu(!)
Ne mi gördüm?
Meraklısına işte gördüklerim:
1999 depreminden bir hafta önce, sabaha karşı 04.30 civarıydı.
Boyları uzun olmayan, kocaman kafalı, karides kabuğu gibi tenleri olan, dört uzun parmaklı, kel ve sadece bir deliği olan büyükçe burunlu, dudakları olmayan küçük ağızlı, gözbebeksiz fakat siyah gözlü, siyah giyimliydiler.
5- 6 kişiydiler.
Yatak odama kadar gelmişlerdi.
"Hazır yatak odama kadar gelmişken, "...... gidelim" demediler.
Beni yatak odasından alıp pencerenin önüne getirdiler.
Cinsel organları olmadığını fark ettiğim bu yaratıklar inanılmaz sıcaktılar ve bana da güven veriyorlardı.
Bu arada odamı uzay gemisi haline getiriyorlardı...
Daha sonra mı?
Saniyeler içinde bana bütün dünyayı gezdirdiler.
O an beni ışınladıklarını düşündüm ama o ışınlama değildi.
Başka bir şey gibiydi.
Neyse...
Düşünce yoluyla haberleştiğimizi zannediyordum.
İçlerinden biri, "Her şeyi hatırlayacağın zaman da olacak, ancak o zaman bu zaman değil, şimdi uyu" dedi.
Uyumuşum.
Onun da yanımda uyuduğunu zannettim ama uyandığımda yanımda kimsecikler yoktu.
Bir ara onlardan kanserin ilacını istemiştim. Vermişlerdi ama demek ki sonra geri almışlar...
Şimdi hatırlıyorum.
Beni kandırdılar.
"Şikayetçiyim..."