- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Hüzün ve sevinç

bakmak görmek yetmiyor yaşamak da gerek
Harman sonu, Bağ bozumu, Mevsim sonu, sonlar hep hüzünlüdür. Bizimde Bozburun’da sonumuz gelip çattı. Önce okulların açılması bir grup tatilciyi alıp götürdü. Ardından kalanlar gitti. Her yer adım adım tenhalaşmaya başladı. Oteller, Moteller, Pansiyonlar sezon sonu havasına büründü. Yaz kalabalığı bitti. Deniz gurbetçileri (Balıkçılar) evlerine döndüler. Mavi tur yatlarıda bir bir döndüler, bakımları için karaya çekildiler. Zaman geçirmeden yeni sezon için kolları sıvadılar. Tatilci müşterileri hitap eden esnaf kepenklerini indirdiler. Yalnız belde görünümüyle yeni bir hal aldı Bozburun. Mevsim damgasını vurdu artık. İlk fırtına koptu 2 gün devam etti. Limana sığınan sığınana. Bütün bunları karşıdan izlerken bizim işler de son aşamasına geldi. Tatilciler gibi bizde çadır yıkımını yaşadık. Topladık her şeyimizi döndük Muğla’ya, zaman öylesine tükenip gidiyor ki. Bilirkişilerimiz Ali Gürkan, Hüseyin Cemil Acartürk, Turhan Uyanık, Salih Karayiğit, Eşref Başer, Ersan Yıldız ve Duran Okter Çalışmalarda büyük gayretleriyle yanımızdan eksik olmadılar. Bizim gibi onlarında çalışma sonuydu bu ayrılık. Herkes bir sonraki yazda buluşmak dileğiyle ayrılırken Bozburun’dan biz ise kısmetse görüşürüz dileklerimizle ayrılıyoruz. Çünkü başka diyarlar bizi bekliyor. Tekrar bekleriz demeleri hepimiz için buruk bir andı, hüzün doluydu. İçimizde yıllar süren Bozburun Kadastrosunu bitirme sevincimiz olsada.