- Kategori
- Gündelik Yaşam
Huzur içinde yat Mustafa Hocam…

ölüm
Siz hiç umut dolu hayalleri olan ve bunları sizinle ucu bucağı olmayan heyecanlar içinde paylaşan bir mesai arkadaşınızı kaybettiniz mi hiç?.. Maalesef ben bugün, az önce, sıradan dünyevi mutluluklarımı çeyrek geçe kaybettim… Aslında dün gerçekleşmiş trafik kazası, fakat bugün haberim olabildi kazadan ve yüreğim titreye tireye öğrendim ölüm haberini…
Onun özel hayatına pek nüfuz edememiş olsam da, o kısacık mesai arkadaşlığı süresi içinde, nezaket gösterip bir takım gelecek planlarını paylaşmıştı benimle… Sanırım, ölüm haberinin içimi dağlamasının en büyük nedeni de, gerçekleştirmeyi istediği bu hayallerinden az çok haberdar olmamdı…
Çünkü, insanlık umutları, gelecek planları çeşit çeşit olsa da, taptaze duygulara eşlik eden pırıl pırıl bir gelecek rüyası görmek, biz insanoğlunun en birleştirici ortak özelliği… O yüzden bana yakın birinin hayallerindeki eksilme ya da onu bir şekilde yitirme, benim de insanlığımın bir miktar kaybolması anlamına geliyor ve ruhumu acıtıyor…
Ne diyebilirim ki başka, o hep erken gelen, asla hazır olamadığımız ve hiçbir zaman hazır olamayacağımız kara ölüm haberi hakkında… Nefesimi kesiyor ve benim için zamanı buz gibi soğukluğu içinde dondurup kaskatı kesiyor…
Daha ne hissedebilirim ki, o cansız ve kendime yakıştıramadığım yaşam parçası içinde… Susuyorum ve o bir daha göremeyeceğim mesai arkadaşımı dualarım içinde sonsuz yolculuğuna uğurluyorum… Toprağın bol olsun ve gerçekleştiremediğin hayallerin, ardında bıraktığın öğrencilerine umut olsun… Huzur içinde yat Mustafa Hocam…