- Kategori
- Felsefe
Huzur ve mutluluk

Arkadaş gibi görünürler mutluluk ve huzur. Zıt kutuplardadır bu ikili hatta düşman olduklarını bile söyleyebiliriz sanılanın aksine. biri geldiğinde gider diğeri ya da birinin gelmesi için diğerinin hiç olmaması gerekir belki de.
Süprizlere kapatmalısınız hayatınızı huzurlu olabilmek için. Eviniz, arabanız, sağlığınız olmalı. Ne yapacağınızı bildiğiniz ve düzenli bir gelir edindiğiniz bir işiniz olmalı. Belirli olmalı ne zaman yatacağınız, saat kaçta kalkacağınız. Herşeyiniz tam olmalı. Ne zaman eğleneceğiniz, dostlarınızla ne zaman görüşeceğiniz önceden belli olmalı yani. Düşünsenize on yıldır göremediğiniz ve çok sevdiğiniz bir arkaşınızla buluşacaksınız yarın akşam yemeğinde. Tatlı bir huzur yaratacaktır bu ruhunuzda. Ya hiç haberiniz yokken kapıyı açıp içeri girerse aniden işte o zaman gerçekten mutlu olursunuz.
İki kişi düşünün tatile giden. Kendi arabasıyla gidiyor birisi, gideceği yer belli, kalacağı oteli hatta odasını bile ayırtmış haftalar öncesinden, içi rahat yani huzurlu. Otostop çekerek gidiyor diğeriyse nasıl gideceği, ne zaman gideceği, nerde kalacağı hatta kalacak bir yer bulup bulamayacağı bile meçhul. Mutluluk kaynağı onun için bineceği araba, mutlu olacak varmak istediği yere ulaşınca, başını sokacak bir yer bulunca mutlu olacak, mutlu olacak karnını doymasıyla. Yolda yürürken göreceği bir tavşan, belki rastlayacağı bir soğuk su pınarı vesaire. Bahaneler üretecek ötekiyse, ben bu kadar parayı boşuna verdim diye, günlerce öncesinden ayarlayıp gittiği beş yıldızlı otelin yemeğine, odalarına belki de manzarasına, hiç olmadı halıların rengine...
Doyasıya yaşayamıyoruz mutluluklarımızı, peşinden koştuğumuz için daha huzurlu bir hayatın. Huzurlu olunca, herşeyim tam o zaman neden mutlu olamıyorum düşüncesiyle kaçırıyoruz huzurumuzu.
Karar verin şimdi mutlu mu olmak istiyorsunuz huzurlu mu? ikisini birlikte olamazsınız çünkü.