- Kategori
- Felsefe
Hz. İbrahim’in halis niyetine ulaşmaktır gayemiz

Mübarek günler, bizlerin fiziki manada yerine getirdiğimiz ibadetlerle hayat bulur. Oruç tutar, dua ederiz. Namaz kılar, secde ederiz. Ederiz etmesine de tüm bu ibadetlerin, mübarek günlerin özünü idrak edebilir miyiz acaba?
İşte yine bir bayram telaşı yaşanıyor. Koçlar, sığırlar hazır ediliyor. Bıçaklar bileyleniyor, uçları keskinleştiriliyor.
Her yıl tekrar tekrar hayvanlar kurban ediliyor. Peki bu kesilen kurbanların, bizlerin kurbiyetin idrakine varmamız olduğu idrak ediliyor mu acaba? Kurban ibadetini yerine getirmenin hakikati tefekkür ediliyor mu acaba?
Hakk yolunda oğlunu kurban etmek üzere, bıçağı İsmail’in (a.s) boynuna tutan Hz. İbrahim’in halis niyetine ulaşmaktır gayemiz. Benlik duygusundan azad olmaktır arzumuz. Kesilen kurbanların batınen nefsani duygularımızın livme livme edilmesi olduğunu anlamaktır niyetimiz.
Nefsimizi kurban etmediysek,
İçimizdeki eksi güçlerden, tuşyalardan selamate çıkmadıysak ,
Emmarenin, levvamenin, mülhimenin ilahlığından azat olmadıysak ,
kestiğimiz kurbanlar ancak fiziken olur.
Bir hayvanı kurban etmekle, Yaradan’ın kurban hükmünü yerine getirdik sanırız. Oysaki para verip kesimlik hayvan almakla hiç kurbiyet gerçekleşir mi?
Ancak irfaniyet yollarında yürüyüp, kurban bayramına ulaşan kimse, Allah’ta baki olur. Gerçek bayram, bu yolları aşarak irfana ulaşan kimseler içindir. Bizler zahiren kestiğimiz kurbanlarla, Allah’ın halis kullarına benzeme gayretinde oluruz. Onların tüm sıfatlardan arınmış benliklerindeki hakikate talip oluruz. Celalin içinde saklı ikramın, onlardaki zuhuruna meylederiz. Kalplerinde beliren Muhammedi nurun bizlere akmasını niyaz ederiz.
İsra suresi 17.ayette buyuruyor ki ‘’De ki: Görenle görmeyen bir olur mu?’’
Hiç duyanla duymayan, bu manaları yaşayanla yaşamayan, idrak edenle idrak etmeyen bir olur mu? Bunları anlamamız için, bizzat bu yollarda yürümemiz gerekir. Mana alemindeki yaşamlar ancak müşahade ile mümkündür.
Umulur ki bir sonraki bayrama ney gibi oyulalım. Tüm sıfatlardan arınalım. Emaneti sahibine teslim edip nefsaniyetimizi Hakk yolunda keselim. Kurban ettiğimiz kendi benliğimiz olsun. Yaradan’a yaklaşarak kurbiyete mahzar olalım.
Böylece bayramın hakikatini içimize dolduralım. Tohum attığımız manalar çiçek açsın. Kalbimizdeki nur aleme yansısın. Işıl ışıl ışıyan güneşli gündüzler, yıldızlı geceler olsun. İçimizdeki bayram hiç bitmesin, daim olsun. Her anımız bayram olsun. Hayırlı bayramlar …
Ayperi Ferda Oral
Eğitimci Yazar
facebook / Ayperi Ferda Oral