- Kategori
- Siyaset
Hz.Rabia-tül Adeviyye...

ÇELİŞKİLER YUMAĞINI GÖRÜN...
Size, Hz.Rabia-tül Adeviyye görüntüsü altından din sömürüsü ile çelişkileri anlatacağım...
Mısır'daki meydana adını veren Rabia-tül Adeviyye, İslam'da Müslümanlar arasında ilk kadın evliya olarak bilinir ve bu şekilde anılır, anlatılır...
Adına, ailenin dördüncü kızı olmasından dolayı, Arapçada 4. anlamına gelen "Rabia" denilmiştir.
Hz. Rabia-tül Adeviyye'nin 752 yılında Kudüs civarında vefat ettiği bilinmektedir.
Hz. Rabia-tül Adeviyye, hiç evlenmemiş, tüm hayatını Allah'a aşk ile ibadet ederek geçirmiş, "Mucize" düzeyinde bazı üstün yetenekleri de görülmüştür.
Kısacası, Hz. Rabia-tül Adeviyye, İslam aleminde "Evliya" olarak bilinir ve anlatılır.
Mısır ile ilişkisi nedir?
Benim görüşüm ve yorumuma göre Hz. Rabia-tül Adeviyye, ömrü boyunca evlenmeden ve sadece Allah'a kulluk ederek geçirirken özgür yaşayabilmek adına mücadele vermiş biri.
Allah, bu kulunu korumuş olmalı... Ayrıca, dar zamanında her ihtiyacına yetişmiş olması gibi "Üsütn yetenek" sergilemesi görüldüğü de söylenir.
Bir başka anlatımla "Özgürlük mücadelesi" sembol kadınlarından biri olarak kabul edilir.
İşte "Rabia" işareti, ömrünü Allah'a ibadetle geçiren ve özgürlük mücadelesi verdiği belirtilen Rabia-tül Adeviyye'nin, evin 4. kızı olması ve adını da buradan alması nedeniyle, elin dört parmağını göstererek Müslüman Kardeşler tarafından Rabia-tül Adeviyye adı da kullanılarak "Özgürlük" işareti olarak gösterilmektedir.
Ülkede "Şeriat" isteyenlerin istekleri "Demokratik istek" olarak kabul edilirken, istemeyenlerin tavırları, gayrı demokratik olarak kabul mü ediliyor?
xxx
Türkiye'deki "Gezi" olayları da bir talep idi. İnsanlar, düşüncelerini ortaya koymak için Taksim Gezi Parkındaki yıkıma karşı durmuşlar, bu konudaki fikirlerini, fiilen yıkıma devam edenlere de karşı durarak göstermişlerdi.
Onlara da biber gazi ile, su ile, tekme-tokat ile müdahale edilmiş, çadırları yakılmış, olaylar hükümetin ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan'ın gereksiz tepkisi ile büyüyerek ve provokatörlerin de gayreti ile başka boyutlara ulaşmıştı. Olaylar, halen devam ediyor.
Sadece bu olaylar nedeniyle ülkemizde de 5 can gitti ve bu canlar giderken başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu kişileri, çapulcu ve onun da ötesinde bir çok aşağılayıcı tanımlamalarda bulundu.
Ama... Kızının ifadesine göre...
Mısır'da Darbe eylemlerine yönelik saldırılarda Müslüman Kardeşler liderlerinden Muhammed El Biltaci'nin 17 yaşındaki kızı Esma hayatını kaybetti. Bu haberi okuyan başbakan Erdoğan,ağlamış...
Aslında "Müslüman Kardeşler" teşkilatını incelememiz gerekir. Bu örgüt 1928 yılında Hasan el-Benna tarafında kurulmuş "Sünni İslamcılık" veya "İslami demokrasi" hareketi diyebileceğimiz ideolojinin ve bu konuda mücadele eden, bir çok yerde uzantısı olan bir örgüttür. Ayrıca örgüt içerisinde kontrol edilemeyen "Şiddet yanlısı" tarafı da vardır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu örgütün adayı olan ve bağımsız olarak seçilen Mursi'ye destek vermekte ve dolayısıyla da "Müslüman Kardeşler" örgütüne de destek vermiş olmaktadır.
İşte bizim itirazımız da tam burada...
Ülkenin yüzde elliden (%50) fazlası bu örgüte destek verilmesinden yana değil. Ancak başbakanın aklının, beyninin arkasında saklı tuttuğu yönetim biçimi de bu yönde olduğu için, eli ile dört parmak işareti de yapar, bu örgüte de destek verir.
Yarın buna karşı çıkışımızın ifadesi olarak özgür irademizle demokratik hakkımızı meydanlarda kullanmaya başlarsak...
İşte o zaman n'olacağımızın resmini şimdiden görün...
22 AĞUSTOS 2013
İBRAHİM PEKBAY
DİP NOT: İşin garip yanı, hem Avrupa'da hem de İslam aleminde giderek yalnızlaşıyor ve dışlanıyoruz. Bu da yarınki yazı konusu...