İbrahim Hacıosmanoğlu Gerçekleri / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '13

 
Kategori
Spor
 

İbrahim Hacıosmanoğlu Gerçekleri

İbrahim Hacıosmanoğlu Gerçekleri
 

Trabzonspor gibi Türkiye' nin dördüncü büyüğü durumunda olan, yaklaşık dört milyon taraftara sahip, Türkiye' nin en büyük üç takımına göre kent, taraftar, maddiyat gibi vs imkan eksiklerine rağmen başa baş mücadele etmeye gayret gösteren bir camianın başında; ne konuşmasını bilen, ne ağzından çıkanları kulağı duyan, ne her hangi bir konuda uzlaşıcı olabilecek, ne topluma örnek gösterilebilecek, ne geçmişi başarılarla dolu, ne futbolun içinden gelmiş, ne şuan ağzından düşürmediği pek çok kelimenin zamanında hakkını vermiş, ne de gerçekten böyle bir kulübe başkan olabilecek kapasitesi olan bir kişinin olması hem Trabzonspor için hem de Türk futbolu için büyük şanssızlık bence.

Biraz İbrahim Hacıosmanoğlu' nu tanıyalım. 2005-2007 yılları arasında Trabzonspor kulübünde yöneticilik yapmış, 2008 yılında dönemin kulüp başkanı Nuri Albayrak' ın istifasının ardından başkanlığa aday olmuş ancak günümüzde pek çok Trabzonspor taraftarının bile beğenmediği Sadri Şener' e kaybetmiştir. Kaybetmeye alışmışlığın verdiği yüzsüzlük ile 2012 yılında yapılan TFF seçimlerinde başkanlığa aday olmuş ancak yine alın yazısı olan kaybetmeye mahkum olmuştur.

İbrahim Hacıosmanoğlu' nun yönetici olarak görev yaptığı dönemde ( 2006 senesi )  2004 yılında oynanan ve 2006 yılında patlak veren Akçaabat Sebatspor - Kayserispor müsabakasının skorunu etkilemekten Trabzonspor forması giyen Gökdeniz Karadeniz 6 ay, Trabzonspor' un futbolcusu olup Akçaabat Sebatspor' da kiralık oynayan Alişen Kandil 5 ay, bir dönem Trabzonspor forması giymiş Metin Aktaş 5 ay ceza almışlardır. Ancak ne tesadüftür ki o dönemin federasyonunun başında Trabzon kökenli Haluk Ulusoy vardır ve TFF olayı şike olarak değil bahis olayı olarak değerlendirmiştir. Oysa Akçaabat Sebatspor bilerek rakibine 2-1 yenilmiştir.  Şimdilerde ağzından şeref kelimesini, hak hukuk, dürüstlük, temiz futbol gibi kelimeleri düşürmeyen, delikanlı ve kimseye mudarrası olmayan hareketler takınan İbrahim Hacıosmanoğlu böyle bir işe bulaşmış futbolcularını neden takımdan derhal göndermemiştir? ( Gökdeniz 2, Alişen 1 sezon sonra takımdan ayrılmışlardır. ) Yoksa şeref, hak hukuk, dürüstlük, temiz futbol 2011 yılından sonra mı bir anlam ifade etmeye başladı? Ve şimdinin TFF' sine ve başkanına ağzına geleni sayan bir insan olarak neden o dönem aynı tepkileri göstermedi? Neden Trabzonspor camiası o dönem olaylara karışan futbolcularına sahip çıktı ve neden TFF ve başkanı Haluk Ulusoy' a tepki göstermedi? Ne oldu Karadenizliliklerine?

İbrahim Hacıosmanoğlu kaybetme talihini değiştirmek adına patlamaya hazır olan Karadeniz halkı ve bu halkın en koyu temsilcileri olan Trabzon halkının desteğini ve seçimlerde oy kullananları etkilemek adına aday olduğu süreçte Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe' yi hedef alan sert açıklamalar yapmış ve bu kabadayı vari hareketleri ile 26 Mayıs 2013 yılında 4500 oyun 1571' ini alarak Trabzonspor başkanlığına seçilmiştir. Trabzonspor camiası gibi, takımlarına simge olarak övündüğü hamsiyi bile seçemeyen ve bunu bir zayıflık olarak algılayan bunun için kendisine kaplan, fırtına gibi takma adlar koyan bir camianın İbrahim Hacıosmanoğlu tarafından bu şekilde etkilenilmesi gayet normal!

Trabzon’da yayın yapan yerel gazeteler seçime geniş yer ayırdılar. Kuzey Ekspres Gazetesi, “Halkın dediği oldu” ve “Trabzonspor’da Robin Hood dönemi” başlıklarını atarken, Taka Gazetesi, “Kupa sözünün zaferi!” ve “Hacıosmanoğlu devrimi”, İlkhaber Gazetesi, “Demir yumruk işbaşında!” ve “Hacıosmanoğlu dönemi” dedi. Karadeniz Gazetesi de, “TS’nin başkanı Hacıosmanoğlu” ve “Zafer Hacıosmanoğlu’ nun” başlıklarını attı. Günebakış Gazetesi, “Şike öfkesi başkan seçtirdi” manşetini kullanırken Karadeniz’de Son Nokta, “Cesur yürek Başkan” ve “İşte başkan ve işte Trabzon” başlıklarını attı, genel kurul sonuçlarını okuyucularına aktardı. Ayrıca İbrahim Bey' in başkanlığa seçilmesi ile sosyal medyada pek çok sahte hesap açılmış ve burada tehdit içerikli açıklamalar, resimler paylaşılmıştır. İbrahim Bey' de adaylığı sürecinde ki tehditkâr, aşağılayıcı ve sert üslubunu ilk günden itibaren sürdürmüş ve sürdürmeye devam etmektedir. Öyle ki son olarak oynanan Fenerbahçe - Trabzonspor mücadelesi öncesinde yapılan İl Güvenlik kurulu Toplantısı’nda Trabzonspor kafilesinin Saraçoğlu’na kaç kişi ile ve ne şekilde girecekleri tek tek kağıt üzerine dökülmüş, hatta Trabzonspor' lu yöneticilerin stada gelecekleri arabaların plakalarına kadar alınarak tutanaklara geçirilmiş olmasına rağmen ve Emniyet yetkilileri, “Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu ‘Haberim yoktu’ diyor ama kendi yöneticisi tutanakla ilgili bilgi verdiği zaman ‘Ben o kapıdan girmem’ demişti. Demek ki haberi varmış Hacıosmanoğlu’ nun” ifadesini kullanırken halen daha inkar etmesi ( kaldı ki maçın gözlemci ve temsilci raporları doğrultusunda İl Güvenlik Kurulu toplantısında alınan kararlara uyulmadığı için disiplin kuruluna sevk edilmesi yalan söylediğinin delilidir ),  kendisine hakaret eden taraftarlara ( asla tasvip etmiyorum ) aynı şekilde yanıt vermesi ve buna rağmen katıldığı TV programında hakaret etmediğini söyleme yüzsüzlüğünü göstermesi, hatta Tolga' nın Beşiktaş' a transferi döneminde yaşanan olumsuzluktan sonra " top yuvarlak ama biz değiliz Tolga' nın Beşiktaş konusu kapanmıştır " sözü ve Tolga' nın şuan Beşiktaş'ta oynaması gibi durumlar İbrahim Hacıosmanoğlu' nun nasıl bir insan olduğuna dair kafalarımızda bir fikir oluşturmuştur diye düşünüyorum.

Şimdi biraz da Hacıosmanoğlu ve Trabzonspor' un günümüz durumundan bahsetmek istiyorum. Öncelikle Trabzonspor en kötü olduğu sezonda bile Fenerbahçe'ye karşı cesur ve kazanmaya yönelik futbol oynardı. Hatta beraberliğin Trabzonspor'u şampiyon yapacağı 1996 sezonunda bile 1-0 öndeyken 2. golü bulmak için harcadığı eforu unutmadık. Ama şimdi İbrahim Hacıosmanoğlu başkanlığında geldiği nokta hazin bir durum aldı. En zayıf Anadolu takımlarından bile daha ürkek, ezeli rakibi Fenerbahçe' den korkan, tırsan, ezik bir performans gösteren; şansıyla aldığı beraberliğe bayram eden bir takım haline geldi! Ancak maç sonu İbrahim Hacıosmanoğlu; bilerek sırf takımının korkak, tamamen mağlup olmama adına sıradan bir Anadolu takımı zihniyetinde oynadığı futbolu unutturmak, özellikle Trabzon halkından eleştiri almamak adına gündemi değiştirmek için kasıtlı olarak provokasyon amaçlı olaylara sebebiyet vermiştir.

Yaptığı her açıklamada tehdit bulunan, hakaret bulunan, yalandan cesurluk yapan ( nasılsa taraftarın elinden beni polis kurtarır mantığıyla ) insanları tahrik eden, kendisine sözlü olarak sataşıldığında taraftara aynı şekilde cevap veren bir başkanın; suçladığı rakip takım yöneticilerinden ne farkı var? Nasıl ki bir futbolcu kendisine sözlü olarak sataşan taraftara cevap veremiyorsa bir kulübün başkanlığını yapan kişinin asla ve asla yapmayacağı basit hareketleri yapmanın ne kendisine ne de camiasına hiçbir faydası yoktur.

Artık ülkemiz savcılarının Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım konusunda ki hassasiyetlerini, 6222 sayılı yasanın gereklerini her insana her camiaya eşit olarak uygulamalarını; özellikle medya yoluyla işlenen suçlara bakan savcımızın İbrahim Hacıosmanoğlu’ na dikkat etmesi, yaptığı açıklamaları özenle takip etmesini ve gereğini yapmasını bekliyoruz.

 
Toplam blog
: 30
: 822
Kayıt tarihi
: 19.10.11
 
 

Öncelikle Merhaba... 1982 Zonguldak doğumluyum. Üniversite mezunuyum. Özel bir bankada yaklaş..