​ İçimden gelen... / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '13

 
Kategori
İnançlar
 

İçimden gelen...

İçimden gelen...
 

Görsel alıntıdır..


İçimden geldi...

"Hamdolsun verdiğin nimetlere, sağlık ve afiyete" diyerek başlıyorum her güne. Gün içerisinde de sıkca tekrarlıyorum. Ağız dolusu üstüne bastıra bastıra bunu söylemek beni mutlu ediyor.
Sebepli ya da sebepsiz, günün pek çok zamanlarında "Binlerce şükür Allah'ım" diyorum. Bazen düşünüyorum, ağzımda alışkanlık oldu bu sözcükler, durup dururken söylüyorum diye.

Bundan çok önceleri teyzem rahmetli yapardı öyle, ya bir şey okuyorum ya izliyorum, dalmışım öylesine, sesinin en yüksek oktavıyla "Bisssmillahirrahmanirrahimmm" derdi, hop diye içim hoplardı birden. "Ya teyzecim şu Bismillahı sessizce söyle" de denilmezdi. Sonraları annem aynı şeyi yapmaya başladı. Şimdi de ben, parayla değil sırayla bu işler...Az önce kendi sesim kendimi korkuttu da aklıma teyzem geliverdi :)
Aslına bakarsanız öyle çok dindar sayılmam işin doğrusu, yani pek iyi bir mümin kul olmayabilirim, bir sürü eksik-kusurla gideceğim belli ki diğer tarafa.

Allah'ın emrettiği ve yerine getir(e)mediğim pek çok eksiğim var mutlaka. Lakin, bir tek şeyle gitmeyeceğim kesin.
Kul hakkı hiç yemedim!
En azından bilerek, isteyerek. Kul hakkı; birinin ambarına dalıp ekinini, buğdayını aşırıp, ağılına dalıp hayvanlarını talan etmek değil. Banka hesaplarına el koyup, servetini sıfırlayıp, soyup soğana çevirmek de değil sadece. Kimsenin içini yakacak, canını sıkacak, mahrum edecek, sıkıntıya sokacak bir eylemde bulunmadım şimdiye kadar. Dediğim gibi, en azından bilerek...

Dedim ya pek dindar sayılmam. Öyle belli kalıplar içinde yapılmış-edilmiş dualar beni Allah'a ulaştıracak yola götürmüyor. Bakınıyorum öylesine, hissetmeden!

Ben kendi dilimle, yüreğimin sesiyle seslendiğimde düşüyorum o yola yalın ayak, başı çıplak, ne zamanı var ne zemini. Ben bile bilmiyorum bir daha ki randevu ne zaman. Bir bakıyorum sabah tavan yapmış manevi duygularla uyanıyorum içim kımıl kımıl, bazen gecenin en alacasında yakarı, şükür ve af dilemeye başlıyorum Yaradan'a karşı.

Bundan yıllar evveldi, bir Cem Törenine katılmıştım konuk olarak. Bunca yıldır içinde bulunduğum ve alevi olmayan kesimlerin ritüelleri sırasında ulaşmadığım kadar ulaştım Yaradan'a o Cem gecesinde. Yıllarca mundar-pis diye ötekileştirilmiş onlarca alevi, kendi inançlarınca Allah'a ulaşma çabasındaydılar o gece. Bir sürü farklı farklı şekillerde.

O gece anladım ki bir kez daha, Allah herkesin kendi Allah'ı, günah da sevap da, cennet ve cehennem de kişiye özel.

Kimse kimsenin ne meleği ne de şeytanı olabilir.

Melek de kendisi, şeytan da aslında...

 
Toplam blog
: 153
: 1584
Kayıt tarihi
: 18.12.08
 
 

Yaşamayı seven, yaşamı dürüst ve içten yaşayan, evi, eşi ve iki yavrusunun annesi... ..