​ İçimizdeki sandıkta gizli duran güç / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '08

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

İçimizdeki sandıkta gizli duran güç

İçimizdeki sandıkta gizli duran güç
 

Bilinç ve bilinçaltı: insan zihninin birbirinden farklı özellikleri olan ama birbirinden ayrılamayan iki gücü. Bu güçlerden bilinçaltı, özellikle son zamanlarda çeşitli kaynaklarda adından sıkça söz ettirmektedir. Tıpkı yıldızı parlayan bir ünlü gibi bir yanı gizemli ama bir yanı meşhur ve gündemde olmaktan oldukça memnun görünmekte. Tabi bilinçaltı bu kadar ön planda olunca insanların aklına ister istemez onunla ilgili sorular geliyor: ‘Nedir bu bilinçaltı?’ ‘Bilinci etkileyen bilinçaltında neler var?’ ‘Neden önemli?’ ‘Her düşüncenin nedenini bilinçaltında aramak doğru mu?’ ‘Bilinci ne kadar etkiliyor?’ ‘Bilinçaltını yönlendirebilir miyiz? ‘Evet’ ise nasıl?’

Bilinçaltımız, tıpkı bilgisayarın hard diski gibi tüm kayıtların tutulduğu bir bilgi bankasıdır. İçten gelen dürtülerin ve buna cevap olarak ortaya çıkan davranış ve duygusal tepkilerin ana kaynağıdır. Yaşadığımız olaylar ve durumlar sonucunda tutulan kayıtlar zamanla düşüncelerimizde ve davranışlarımızda çeşitli değişiklikler olmasına neden olurlar; yani bilincimizi etkilemektedirler.

Bilinçaltımız, düşünmez, sorgulamaz, sadece kendisine ne söylersek onu yapar. Ona gönderdiğimiz cümlelerin olumlu ya da olumsuz olup olmadığına bakmaz. Yani bizimle tartışmaya girmez. Cümlelerimiz olumsuzsa tersine çevirip olumlu cümle haline getirmez. Örneğin; ‘Ben bunu yapamam.’’Doğru zamanda ve yerde doğmamışım.’ ‘Bu sorumluluğu kaldıramam.’ ‘Torpilim olsaydı bu iş olurdu.’ gibi sözlerle yanlış ve olumsuz düşünceleri bilinçaltımıza yüklemiş oluruz. Bilinçaltımız, bunları doğru kabul eder; bu önerileri koşul, deneyim, olay olarak karşımıza getirir. Düşüncelerimizi yaşama geçirmiş olur. Engeller, setler ve ertelemeler kurduğumuz zaman bilinçaltımızda gizli olan bilgeliği ve zekayı reddediyoruz demektir. Bilinçaltımıza yanlış ve olumsuz kavramlar gönderdiğimizde bunlarla baş etmenin en güvenli yöntemi, güçlü telkinlerle yapıcı ve uyumlu düşünceleri sürekli tekrarlayarak bilinçaltımıza kabul ettirmektir.

Bilinçaltımıza göndereceğimiz telkinler net, anlaşılır ve olumlu kalıpta cümleler olmalıdır. Çünkü bilinçaltı hayal ve gerçeği ayırt edemez. Tüm söylenenleri gerçek olarak algılar. Örneğin; ‘Pasta yemeyeceksin.’gibi bir telkin cümlesi bilinçaltımızda ‘Pasta ye.’ olarak anlaşılacaktır.

Bilinçaltımızın telkinlerimizi nasıl yerine getirdiğini görmek için, uykuya dalmadan önce bilinçaltımıza ‘Yarın sabah saat altıda uykumu almış, kendimi zinde ve mutlu hissederek uyanacağım.’ cümlesini telkin edelim. Bilinçaltımız sadece tam saatinde bizi uyandırmakla kalmayacak aynı zamanda uykumuzu almış ve kendimizi zinde ve mutlu hissederek uyanmamızı sağlayacaktır.

Bilinçaltımız 24 saat bizim yararımıza hazırlıklar yapar ve çalışır. Onun bu gücünden neden yararlanmayalım ki?

Gün içinde başımız çok ağrıyor ve bu durumdan çok rahatsızız. Baş ağrımızdan kurtulmak için: ‘Başım ağrıyor dersem ağrır, kendimi zinde hissediyorum. Sağlıklı olmak güzel. Neden hastalığı düşüneyim ki...’ şeklinde olumlu bir cümle ile baş ağrımızı azaltabiliriz.

Ya da son günlerde her şeyin ters gittiğini düşünüyoruz, kendimizi çok mutsuz hissediyoruz; ‘Mutlu olmak için önce mutlu olduğumu düşünmeliyim. Düşüncelerim bilinçaltımı tetikleyecek ve mutlu olmam için bana gerekli olan pozitif enerjiyi verecektir.’ şeklinde olumlu bir cümle ile içimizde gizlediğimiz pozitiflik duygusunu uyandırabiliriz.

Şunu unutmayalım; bizim dışımızda kalan dünyayı biçimlendiren kendi içimizdeki dünya, yani düşüncelerimiz, duygularımız ve imgelerimizdir. Tüm güç içimizdeki düşüncelerimizin hareketidir. Düşüncelerimizi kendimiz belirleriz. O halde verdiğimiz kararlarımızı ve düşüncelerimizi en güzel umutlarla süsleyelim.

Unutmayalım ki yaşam yasası, inanç yasasıdır. İnançlarımız düşüncelerimizdir. İyi şeyler düşünelim ki iyi şeylerle karşılaşalım. İyi ve olumlu düşüncelerle bilinçaltımızın sandığının kapağını arayalım. Kendi içimizdeki o büyük gücün farkına varalım ve elimizdeki bu gücü olumlu olarak kullanalım...

 
Toplam blog
: 23
: 4429
Kayıt tarihi
: 06.04.08
 
 

1999 yılında Uludağ Üniversitesi'den mezun oldum. 1999 yılından beri rehber öğretmen olarak görevi..