- Kategori
- Siyaset
İçki yasağı sizi ne kadar etkiledi ?

Malum, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (TAPDK) alkollü içkilere dair yönetmeliği kafaları karıştırdı. İçki şu içki yasağı çıktığından beri, vatandaş biraz huzursuz. Akşamcılar dertli. Gençler, sanatçılar öfkeli. Özellikle sanatçılar, sanat gösterisinden sonra, galalarda şarap gibi içki ikram edilme geleneğinin sona erdiğinden şikayetçiler. Bu konuda kazan kaldırılmaya başlandı. Bu yasağın ‘kişisel haklara ‘ bir saldırı olduğu düşüncesi gittikçe yayılıyor. Hükümet kanadı asla bireysel haklara bir engel olmadığını bunun anayasa gereği bir uygulama olduğunu ve bu yasağın 24 yaş ile sınırlı olduğunu savunsalar da, birileri bu uygulamadan oldukça rahatsız görünüyor..
Son zamanlarda da bu konuda, yandaş gazete ve yandaş bazı yazarların haricinde bu yasağı destekleyeni pek görmedim, ya da destekleyici bir yazı okumadım diyelim.. Özellikle muhalif kanadından yazarların pek çoğu, şu içki yasağını eleştiriyor. Ama nasıl ? İşte bu soruyu açmak ve tartışmak lazım. Zira, top yekun ne bir yasak var, ne de böyle bir uygulama var.. Ancak, içki yasağının 24 yaşa kadar sınır getirilmesi, özellikle toplu yerlerde içki dağıtımı ve satımının yapılmaması vs. gibi uygulamalar, yakın gelecekte genel bir içki yasağının uygulanacağı öngörüsünü de beraberinde getiriyor. İşte korkulan ya da endişe edilen nokta burası. Hadi, biz Türklere bu yasağı getirdiniz. Şurada birkaç ay sonra turizm mevsimi başlayacak. Turistik bölgelerde bu yasağın nasıl uygulanacağını açıkçası çok merak ediyorum. Sokaklarda alkol denetçileri mi dolaşacak. Alkol almak isteyen 22 yaşında bir delikanlı yada genç bir kadına alkol verilmeyecek mi ? Verilmezse nasıl bir tepki olacak, gözlemleyeceğiz. Ancak, hükümet yetkililerinin özellikle son zamanlarda İslam ülkelerini sıkça ziyaret etmesinden sonra böyle bir yasak gelmesi de biraz ilginç değil mi ?
Bugün alkol alımında 24 yaş sınırı tartışılmaya ve hükümetin de “bu yetkiyi biz anayasadan alıyoruz “ diye bir bahane üretmelerinin ardında daha neler olacağını göreceğiz. Yakında çıkar kokusu. Ama ben size birkaç örnek vereyim. Mesela, içki satan barlar, restoranlar, diskolar, oteller vs. daha sık denetlenecek, bu denetimlerde pek çok işletmeye parasal ve hatta kapatma cezaları verilecek. Daha sonra, yeni alkol satma ruhsatı isteyenlere ruhsat verilmeyecek, vermemek için her türlü zorluk gösterilecek. Alkollü içecek ve ürün ithalatında sınırlama getirilecek. Belki de yönetmelik değiştirilecek. Alkollü içecek üretimi yapan işletmelere ‘vergi ve diğer mali incelemeler’ yapılacak. Açıkları bulunmaya çalışılacak. Belki de başka sektörlere kayması istenecek. Alkollü içeceklere yeni vergiler getirilecek, fiyatları yükseltilecek.
Sizce fazla mı karamsar bir tablo çizdim. Bu benim öngörüm. Birileri çıkıp ta buna ‘niyet okuma’ diyebilir. Ancak, eldeki verilere baktığınızda, bunların olmaması ve yapılmaması için hiç de imkansız görünmüyor. Neden mi ? Birincisi, hükümet kendisini ‘muhafazakar’ olarak görüyor. Hatta Başbakan’ın geçenlerde ‘biz muhafazakar demokratız’ diye nitelendirmesini işittiniz sanırım. İşte bu yasakların temelini de o muhafazakarlık oluşturuyor. Demokratlık kısmına uyan bölümü de şimdilik alkolü toplumun geneline yasaklanması olarak varsayabilirsiniz.. İkincisi, benzer bir uygulama sigara ile mücadele de yapıldı. Önce Başbakan önüne gelen pek çok vatandaşın cebindeki sigara paketlerini aldı, sigaralarını kırdı, artık sigara kullanmayacaksın dedi. Belki bu halkın nezdinde ‘hoş ve naif kişisel bir uygulama’ olarak gözükse de, gözden kaçan başka bir uygulamada hükümet sigara fiyatlarını yükseltti. Buna direnen bazı sigara üreticileri, ürünlerini düşük fiyattan satmaya başladı. Ancak, hükümetin siyasi iradesi ve zorlaması karşısında fazla direnemediler ve fiyatları tekrar yükselttiler. Burada siz bir tezat görmüyor musunuz ? Üreticiye hem ‘üret ve vergi ver’ diyeceksiniz, hem de vatandaşa ‘sigara içme’ diyeceksiniz. Bu arada hemen hatırlatalım, Sağlık Bakanlığı kapalı alanlarda sigara içme yasağını genişletmeyi düşünüyormuş. Bundan böyle açık alanda da sigara içemeyeceksiniz. Benden söylemesi…
Her neyse, bu benim gördüğüm bir resim. Ancak, yasakçılarla-yasak karşıtları şimdilik düşüncesel boyutlarda ve köşe yazılarında, gazete haberlerinde karşı karşıyalar. Bu yasak ileride nasıl şekillenir, bunu da gözlemleyeceğiz. Ama hükümet geri adım atmayacak gibi. Alkol kullanmak isteyenler geri adım atar mı, atmaz mı, bu yasak AKP’yi sandıkta nasıl etkiler, bunu da bilemem bunu da bekleyip göreceğiz. Ancak kişisel fikrimi merak ediyorsanız hemen söyleyeyim. Ben ne sigara, ne de içki içiyorum. Bu durumumun ‘muhafazakârlıkla’ yakından, uzaktan ilgisi yok. Kişisel bir tercih benimkisi. Ancak, eleştirilere katılmadığım anlamına da gelmez tabiki. Ben de 24 yaş sınırının kişisel haklara ve özgürlüklere müdahale olarak algılıyorum. Zira bu yaştaki bir birey alkolün kendisine yarar mı, zarar mı getireceğini bilebilecek ve kararını verebilecek yaştadır. Bu yaşta bir birey adına başkalarını karar vermesi ise ne demokratiktir, ne de özgürlüktür.
Böyle biline…
../..