​ İdil'den satranç dersi / Bebek - Çocuk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '08

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

İdil'den satranç dersi

İdil'den satranç dersi
 

-Zaman zaman kızımla satranç oynamak en keyif aldığım aktivitelerden birisidir.
-Okul öncesi eğitim aldığı kreşte bu yıl satranç derside aldı.
-Ve satrancı çok iyi öğrendiği iddiasına sahip.
-Ve bana satranç öğretiyor.

* * * * *

-“Baba”
-“Efendim İdil”
-“Bir şey söyleyeyim mi sana”
-“Söyle”
-“Kulağına söyleyeceğim”
-“Neden”
-“Gizlide ondan”
-“Neymiş o gizli olan”
-“Eğil bak söyleyeceğim”
-“Söyle İdil kimse yok zaten”
-“Getir kulağını”

-Sesini kısarak ve sanki gizli bir şey varmış gibi bir tavırla.

-“Biliyor musun baba”
-“Neyi biliyor muyum İdil”
-“At’la Fil birbirine aşıkmış”
-“Hadi canım, nereden çıktı şimdi”
-“Doğru söylüyorum. Satranç öğretmenim söyledi”
-“Bilmiyordum doğrusu”
-“Ben biliyordum zaten”
-“Neyi biliyordun”
-“Dedim ya. At’la Fil birbirine aşıkmış”
-“Ben de böylelikle öğrenmiş oldum”
-“Ya”

* * * * *

-“İdil sen taşları diz, ben meyve hazırlayıp geliyorum”
-“Ben kendiminkileri dizerim baba”
-“Benimkini de dizsen ne olur”
-“Olmaz. Sen kendin diz”
-“Of be İdil”
-“Of demek yok”
-“İdil mızıkçılıkta yapmak yok bilesin. Oynamam bak”
-“Tamam”
-“Tamam diyorsun ama sonra çamura yatıyorsun”
-“Çamur nerde baba. Hani nerde çamur. Ben çamur mamur göremiyorum”
-“Neyse diz şu taşları”
-“Beyazlar benim”
-“Tamam”

* * * * *

-Balkonda karşı karşıya oturmuşuz.
-Ve Antalya’nın feci sıcağında bunalmış bir vaziyetteyiz.
-Meyve ve soğuk sularımızda yanımızda.
-Başladı oyun.

-“Hangisini çıksam acaba”
-“Çık birisini işte”
-“Bir dakika baba”
-“Hadi ama”
-“Baba sen demiyor muydun bu oyun düşünülerek oynanılır diye. Bende düşünüyorum işte”
-“Ya İdil daha oyunun başı ama”
-“Tamam işte piyonu buraya koyuyorum”
-“İyi”
-“Sen hangisini oynayacaksın?”
-“Hangisini oynasam acaba”
-“Bak baba atı şuraya koyabilirisin”
-“Tamam al oynadım atı oraya”
-“Bende şu piyonu oynayayım bari. Sende kaleyi oynayabilirisin mesela”
-“Nasıl oynayacağım?”
-“Vezirle yer değiştirebilirsin mesela”
-“Olmaz ki”
-“Olur”
-“Sen benim oyunuma karışmasan diyordum İdil hanım”
-“Sen de çok düşünüyorsun ama baba”
-“Senin kadar değil”
-“Hiç de bile. Sen daha çok düşünüyorsun”
-“İyi hadi sen oyna şimdi”

* * * * *

-Bir süre sonra ufaklık yan çizmeye başladı.

-“Baba uykum geldi”
-“İyi İdil bırakalım istersen yarın devam ederiz”
-“Yarın denize gidelim”
-“Geç gelirim eve İdil. Gidemeyiz”
-“Ne olursun. Yarın erken gel, denize gidelim”
-“Söz veremem”
-“Of ya. Of. Tatilim zaten kötü geçiyor”
-“Nasıl kötü geçiyor?”
-“Kötü geçiyor işte. Zaten istediğim hiçbir şeyi yapmıyorsunuz”
-“Ne istedin de yapılmadı prenses?”
-“Denize gidelim diyorum. İşim var diyorsun”
-“İdil hafta sonu denizde değil miydin? Dünde denizdeydin. Doymadın mı?”
-“Hayır doymadım. Lunaparka da götürmüyorsunuz zaten”
-“Pazar günü akşam neredeydin küçük hanım. Gündüz Phaselis, akşam lunapark”
-“Bu gün götürdün mü?”
-“Ara verelim bir iki günde ne olacak”
-“Bana ne”
-“Hadi yatağa”
-“Gidiyorum işte. Masal okusana baba”
-“Tamam”

* * * * *

-Sanırım çocukların hepsi böyle oluyor.
-Müthiş bir tüketim ahlakı ruhlarını kaplıyor.
-Ve sadece kendilerini merkez olarak alıyorlar.
-Of of.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..