- Kategori
- Sivil Toplum
İki "o an"
Bugün acil durumlarla ilgili bilgi aktarmak yerine üyesi olduğum AKUT'un iki operasyonuna katılan iki arkadaşımın paylaşımlarını ve duygularını yorum katmadan size aktarmak istedim. Bu da bir anlamda hayatın içinden iki kesit.
"Sile'deki operasyon ile ilgili bilgiyi okudunuz, ancak ben "o" anin hissini sizlerle paylasmak istedim.
Yaklasik alti yildir AKUT'da gonullu faliyetlerde bulunuyorum (egitim merkezi sorumlusu olarak calismam haricindeki faaliyetlerimden bahsediyorum. operasyonlara katilmak, egitimlerde asistanlik yapmak, teknik lojistik biriminde gorev almak vs..) bugune kadar aldigim egitimlerin hepsinin ise yaradigini, alti yildir inandigim gercegin cok dogru oldugunu, AKUT disinda bir kurumda bu isi cok da iyi yapamayacagim gercegi. Katildigim operasyon sayisini hatirliyamiyorum ancak, katildigim operasyonlar arasinda bir ilki yasadim "canli" birinin kurtarildigi ilk operasyonum, defalarca "ex" olarak bölgeden birini tasidim ya da bolgede kimsenin olmadigi kanisina varilirak bitirlmis operasyonlara katildim. Bu bir ilkdi dedigim gibi alti yilimin hicde bosa gitmedigini Huseyin amcanin yuzundeki merakli gulusde buldum, sonradan ogrendigim kadariyle Huseyin amca bu kadar insanin onun icin seferber olmasina cok mutlu olmus ve aglamisti. tahminimce biz de onunla ayni operasyon merkezinde cevredeki insanlara caktirmadan sevincden agliyorduk. Bunlari sizinle paylasmamin sebebi ise umarim daha nice Huseyin amcalarin gozundeki mutlulugu beraberce defalarca ve bu catinin altinda yasamak istegidir. Dilegim benim alti yilda kavustugum, bu sevince alti yildan uzun siredir kavusamamis ya da aramiza dun katilmis arkadaslarin bile bir an once tatmasidir. "O" an diyeceginiz faaliyetlerde bulunmanizi can-i gonulden dilerim...
( İstanbul Şile'de yapılan kayıp yaşlı şahıs operasyonu )
"Coco’nun bahsettiği “O an”lardan ikisini paylaşmak istedim.
Kocaeli’nin Karadeniz kıyısındaki ilçesi Kandıra’nın sahillerinde yaşanan iki kurtarma çalışması:
Ölmek üzere olan bir insanın hayatının kurtarıcının elinde olduğunun hissi insana müthiş bir gurur ve haz veriyor gerçekten. İnsan hayatının değerini, ölümün ve yaşamın ne anlama geldiğini daha iyi anlıyor insan.
Temmuz başında bir haftasonu konuşlandığımız, ekibimizin sorumluluk alanında olan bölgede iki olaya kıyıdan yüzerek ulaşmaya çalışarak müdahale etmiştik.
Birincisi:
Orta yaşta bir vatandaş haddinden fazla açılmış, dönemiyordu. Batıp çıkmaya başlamıştı.
O gün Karadeniz’in azgın dalgaları, botun kullanılmasına izin vermemişti. Bir arkadaşımız yüzme tahtasıyla ilerliyordu. Ben de boğulmak üzere olan vatandaşa uzatmak üzere can simidini götürüyordum. Ancak iki metre ilerlememizle azgın dalgalar bizi bir metre geri götürüyordu. Gerçekten insan üstü bir eforla şahsa ulaşıldı ve kıyıya çekildi.
İkincisi:
Birkaç çocuk şişme deniz yatağıyla boylarından, hadlerinden fazla açılarak kıyıya geri dönememişlerdi ve gittikçe açılıyorlardı. Bire bir olarak müdahaleye ben girmedim. Diğer arkadaşlarım girmişti. Sağ salim teker teker kıyıya çekildiler.
Son iki sezonda bu ve benzeri hikayeler birçok defa yaşandı. Bunlardan sadece ikisini aktardım size. Ve bu sene 205 "can" kurtarıldığını da hesaba katarsanız projenin ehemmiyeti konusunda biraz da fikir sahibi olursunuz. “Kocaeli Ekibi Kandıra Sahillerinde” , “Kocaeli Ekibi Gönüllü Cankurtaranlı k Projesinde”, “Şu Kadar İnsan Kurtarıldı” vesaire gibi başlıklar altında, resmi dille yazılmış birçok haber okudunuz.
Bu iki olayı sizlerle paylaşmamın sebebi bu resmi dillerle yazılmış haberlerin perde arkasını bilmenizi istememdir."
( AKUT Kocaeli ekibi iki yıldır Kandıra sahillerinde diğer ekip ve görevlilerle sahil kurtarma çalışmaları yapıyor )