- Kategori
- Gündelik Yaşam
İki çocuk ağlıyor

Henüz on altı yaşında bir kız çocuğu, evlendirilmiş ve anne olmuş,
Kucağından henüz yeni doğmuş bir çocuk var;
Çocuğun el yanmış avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağlıyor.
Anne ne yapacağını bilmiyor çünkü kendisi de daha çocuk, o da çocuğuyla birlikte ağlıyor
Aslında çocuk ağlamıyor” iki çocuk ağlıyor…”
***
“Demokratikleşme paketi” ağızlarında sakız gibi, ne zaman hava atacaklar muhalefete laf çakacaklar; sanki çok büyük bir devrim yapmışlar gibi ballandıra ballandır anlatıyorlar.
Kadına şiddet var mı, sokaklarda teröristten hırsızdan dolandırıcıdan geçilmiyor mu umurlarında değil, üstelik devlet “polis devleti” olmuşken. Sokaklarda yürüyen on adamdan üçü sivil polis, resmi kıyafetlileri de cabası…
Yukarıdaki olay da “polis kayıtlarından”
***
Özgürlük dedikleri kafalarına taktıklarıyla orantılı kadın vekillerin!
Yahu utanmanız sıkılmanız yok mu sizlerin?
Bu ülkede evlenen üç kişiden biri “çocuk” yani henüz on sekiz yaşını bile doldurmamış…
Çoğu da kız çocuğu üstelik ikinci eş olarak evlendirilmekte; dikkat edin evlenmiyor evlendiriliyor…
Ve hala bu ülkede “başlık parası” gibi utanç verici bir durum var; yani kölelik devri devam ediyor, bas parayı henüz on dört yaşında kız çocuklarını 70 yaşında da olsan al…
***
Din adamlarının camilerde verdiği vaazları bir dinleyin; bir tekinin bu konuda “kız çocuklarının evlendirilmesi hele hele başlık parası karşılığında satılması günahtır haramdır” diye bir tek kelime laf ettiğini duydunuz mu?
Duyamazsınız çünkü “peygamberimizin” küçük yaşta kız çocuklarıyla evlendiği bilinmekte ve hemen her fırsatta gündeme getirilmektedir.
Çoklu evliliklerin nedeni de budur; peygamberin evlilikleri…
Sanki onun tüm güzelliklerini örnek alıyorlarmış gibi; ala ala çok evlilik ve on dörtlük kızlarla evlenmesini örnek alıyorlar…
***
Psikologlar ne yapsınlar, ne devlet ne ana baba kız çocuklarını bu konuda yardım için kapılarını çalmıyor ki anlatsınlar yapılan “iğrençlikleri…”
O da biliyor “İmam” söylemedikten sonra bu konunun gündeme bile gelmeyeceğini…
Ve devletin kaynakları açıklıyor; Türkiye çocuk evliliklerde tıpkı kadına şiddette olduğu gibi “şeriatla” yönetilen Libya, Kongo, Nijerya Afganistan Irak ve İran gibi ülkelerden bile sonra geliyormuş…
***
Haklısınız; kadınlarımız “özgür” değil istedikleri gibi (?) tesettüre giremiyorlar başlarını “türbanla” kapatamıyorlardı, bu konu başımızın belasıydı;
Büyük bir devrim yaptınız ve erkek vekillerin(?) alkışları “kadın vekillerin” gözyaşları arasında hallettiniz…
Yaşadığım süre içerisinde kızdığım ve erkekliğimden utandığım çocuk annelerden, tecavüzlerden, mal gibi satılmalarından hatta kadına şiddetten kurtarmanın çaresini de yakında bulursunuz eminim;
Kızların tamamını çoluk çocuk demeden kapatır “evlenenin tecavüz edilenin dövülenin” çocuk olup olmadığı belli olmaz, böylece ne şiş yanar ne kebap…
***
Ve sokaklarda sevgililer karı kocalar el ele dolaşamaz, sevişemez öpüşemez; böylece de “namusumuz” kurtulur kadınlarımız da tıpkı AKP’li vekiller gibi “özgürlüğüne kavuşur” böylece…
Ve onca polis arasından bir kısmını da “ahlak polisi” yapar sokaklara caddelere dikersiniz.
Ha diyeceksiniz ki bunlara kim ders verecek; kolay efendim Fettullah Hoca’nın ekibi ne güne duruyor hem de bedava, baksanıza asırlardır çözülemeyen “cem evi” davasını beyefendi cebinden karşılıyor…
***
Bugün de hava Adana da yazdan kalma bir sıcaklıkla başladı, meteorolojiye göre yakında yağmur yağacakmış, şahsen ben yağmuru hatta kışı özledim.
Dün komşu da yani Tarsus’ta idim yağmur yapmadığı için “zeytin” fiyatları almış başını gitmiş…
Neyse efendim bu güzel Pazar günün de “zeytin” gibi kapkara etmeyelim günümüzü her şey olacağına varır;
Hayırlısı ne ise o olsun, diyerek veda edelim dostlara…
İyi ve neşeli pazarlar efendim…
Erdoğan ÖZGEN