Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '07

 
Kategori
Siyaset
 

İki Mustafa

İki Mustafa
 

Seçimlerden önce televizyonda izlemiştim.Cumhuriyet mitinglerinin hazırlayıcılarından bir bayan şöyle demişti: “Neden hep iki Mustafa’yı karşı karşıya getirmek çabasındayız. Biz iki Mustafa’yı da seviyoruz. Biri Hz. Muhammet Mustafa, diğeri Mustafa Kemal Atatürk” İşte tam; benim içimde ne vakittir kopan fırtınanın odak noktası. “Bir Türk vatandaşı hem inançlı –namaz kılan veya kılmayan- hem Kemalist olamaz” görüşü benimsetilmeye çalışılıyor birileri tarafından. Ben iki Mustafa’yı da çok seviyorum.

Kur’an daki ‘ mirasla, örtünmeyle ilgili ayetlerin Cumhuriyete aykırı olduğu savunuluyor zaman zaman. İki kez Türkçesini okudum kur’anın . Y.Nuri Öztürk hocamızın deyim yerindeyse fanatiğiyim.Onun konuşmalarından ve kur’andan aldığım, alabildiğim kadar ışık ile şunu düşünüyorum: Kuran Cumhuriyetle çelişmiyor.

Kur’anın indiği dönemde arap toplumu her türlü ahlak zayıflığı ve sapkınlıklar içindeydi.Ve kur’an kıyamete kadar geçerliliğini sürdürecek olan tek kutsal kitap... O güne göre bazı kriterlerin gelmesi zorunlu idi.... Bunların zamana, şartlara göre esnek olabilecek ayetlerini çıkarıp onları dile dolamak insaflı değildir. Onca insan hakları ki; bunların içinde yetim hakkı, ana baba hakkı, komşu hakkı ile ilgili ayetler varken özellikle bir iki ayetin üzerinde durarak ayrımcılık yapmak niye?..

Yüce Allah peygamberini uyarıyor. “Sen onları zorlama diyor” “Senin dinin sana, benim dinim bana de “ diyor. Ve “kulum şirk koşmamak kaydıyla denizler dolusu günahla gelse, tövbe edince ben onu affederim” diyor..Hristiyanların kitabı incilde bizim peygamberimiz için cehennemlik olduğu söyleniyor.(Sonradan tahrif olan incilde) Oysa kur’an diğer dinlere mensup olanların cehenneme gideceğini söyleyenleri yalancılıkla suçluyor. Böylesine tüm insanlığı kucaklayan bir dinin yüceliğini Atatürk’ümüz birçoklarından daha iyi biliyordu. Ve kur’anın Türkçesi ilk kez onun zamanında yayınlanmış bu nedenle. “Can Dündar’ın Sarı Zeybek’ini gözyaşları ile izlemiştim.Hele sonu... Yanındakilerden biri, son anında Atamızın gözlerini kapatışını şöyle anlatıyordu: “O güzel gözlerini tavana dikti sonrada ve –aleykümselam- diyerek kapattı” size bir şeyler anlatmıyor mu bu sözler. Varsın birileri kıs kıs gülsün bu sözlerime!..

Yetsin artık bu oyun. Emperyalizm’in “parçala ve yönet” adlı oyununda ne zamana kadar figüran olacağız.. Yok batıcı-islamcı; yok alevi-sünni, yok tesettürlü-açık, yok kürt-türk.Kaç parçaya bölüneceğiz...Tek bir yumruk olmak varken...

Ben yine de ümitliyim..Burada yazmaya başlayalıdan beri bu sayfada yazılanları takip ediyorum.Geçenlerde lise mezunu olduğunu yazan bir yazar; ne güzel, ne dolu şeyler yazmış, böylesi pırıl pırıl insanlarımız olduğu sürece karamsar olmamız için bir neden olmadığı kanısındayım.hepinize yürek dolusu selam ve saygılar...

 
Toplam blog
: 307
: 1382
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüsü ..