Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '11

 
Kategori
Siyaset
 

İklim Bayraktar mı sabıkalı yoksa CHP mi?

İklim Bayraktar mı sabıkalı yoksa CHP mi?
 

Yıl 1979'dur... 

Bülent Ecevit başbakanlığında CHP Hükümeti iş başındadır.... 

Hasan Fehmi Güneş, Hükümetin İçişleri Bakanı'dır... 

O dönemin ünlü şarkıcısı ve sinema sanatçısı Aynur Aydan'ın kapısında Hafta Sonu magazin gazetesine ait bir gazeteci pusuya yatmıştır... 

Hasan Fehmi Güneş, tam da Aynur Aydan'ın kapısından çıkarken flaşlar patlar ve manşetler şenlenir. 

Hasan Fehmi Güneş istifa etmek zorunda kalır. Aynur Aydan ise "Bakan düşüren kadın" lakabını alarak ününe ün katar... 

Varan: 1 

*** 

1980'li yıllara geçilmiştir... 

12 Eylül, diğer partilerle beraber CHP'yi de kapatmıştır... 

CHP'nin yerine SHP kurulmuştur. SHP 1989 yerel seçimlerinden birinci parti çıkarak yerel yönetimlerde iktidara gelmiştir. 

Sarıyer'de Avukat İsmail Hakkı Genç, ön seçimleri kazanarak SHP Belediye Başkan adayı olmuşken önseçime itiraz edilir. Bunu fırsat bilen SHP Genel Sekreteri Deniz Baykal, kendine yakın isim olarak dönemin İstanbul Vali Yardımcısı İhsan Yalçın'ı tepeden inme bir şekilde aday yapar ve SHP'ye müthiş bir yönelim olduğu için de İhsan Yalçın rahatlıkla seçimleri kazanır ve Sarıyer Belediye Başkanı olur. 

İleri yaşına ve evli olmasına rağmen, İhsan Yalçın'ın genç kızlara zaafı vardır (1). Çok geçmeden İhsan Yalçın'ın bir genç bayanla yaptığı erotik telefon konuşması ekranlara ve manşetlere yansır. Bu konuşmada Başkan, genç bayana bir otelde randevu vermektedir (2). Birileri bu konuşmaları banta almış ve basına servis etmiştir. 

Telefondaki bu erotik konuşmaların günlerce ekranlardan yayımlanması istifa getirmez ama; Sarıyer Belediyesi Meclis üyelerince İhsan Yalçın'ın başkanlıktan düşürülmesine neden olur ve ayrıca tarihe de böyle bir not düşürür. 

Varan: 2 

*** 

1989 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını da SHP kazanmıştır. 

Belediye Başkanı Nürettin Sözen, İSKİ Genel Müdürlüğüne, Taksim Toplantıları'ndan arkadaşı olan Ergun Göknel'i getirmiştir. 

Ergun Göknel, kurdurduğu paravan şirketlere verdiği ihalelerle, fahiş fiyatlarla mal alımlarıyla, İstanbul, tarihinin en büyük susuzluğunu yaşarken, o, kısa sürede kasasını doldurmuştur. Ergun Göknel dünyalığını fazlasıyla yapmıştır ama; gönlünü de genç sekreteri Feray Işık'a kaptırmıştır. Haydan gelen paralarla eşine yüklü bir tazminat öder ve onu boşanmaya ikna eder. Lakin genç sekreteriyle evlenmeye kalkışınca eski eş Nurdan Erbuğ'un kıskançlık damarları kabarır ve Ergun Göknel'i şikayet eder. Bu vesileyle nur topu gibi bir İSKİ Skandalı da doğmuş olur. 

Varan: 3 

*** 

Mayıs 2010'da İnternet sitelerine düşen Baykal'ın (+18) kaset olayı çok yeni olduğu için ayrıntısına girmeyeceğim. 

Varan: 4 

*** 

Şimdi de İklim Bayraktar olayı... 

Baykal'a kurulan bir komplo olduğu çok açık. Baykal, İklim Bayraktar'ı Soner Yalçın'ın gönderdiğini söylüyor ve ondan şüpheleniyor. 

Ama gözlerden ve dikkatlerden kaçan bir de madalyonun öbür tarafı var; İklim Bayraktar, Soner Yalçın'la yaptığı ve dinlemeye takılan telefon görüşmesinde, kendinden çok emin bir şekilde, "kayda alabilirim" diyor. Kayıtla ilgili Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu'ndan teknik yardım istediği de iddia ediliyor. 

İklim Bayraktar bir ışık görmemiş olsa bu kadar emin konuşabilir mi? 

Sözüm ona, son olayda CHP'yi temize çıkarma adına, "Vurun Kahpeye" misali İklim Bayraktar'a vurdukça vuruyorlar. 

İklim Bayraktar'a eski Genel Başkan, yeni Genel Başkan, Genel Başkan Yardımcısı seviyelerinde randevu veren ve ondan yardım isteyen, Grup Başkanvekili seviyesinde geceyarısı onun kapısına giden sanırsınız ki kendileri değillerdir. 

Ellerinde patladı diye İklim Bayraktar şimdi olmuş "Tukaka"! 

Her gün onun aleyhinde bir şey çıkarmaya çalışıyorlar. 

Son çıkardıkları iddiaya göre ise, 19 yıl önce Sarıyer Belediyesi'ndeki işinden çıkarılan İklim Bayraktar, güya dönemin Belediye Başkanı İhsan Yalçın'a da tuzak kuracakmış! 

İnternet sitelerine düşen haberi aynen aktarıyorum: 

"Pendik'teki Pen Otel'de Başkan'a tuzak kuracağı bilgisini alan dönemin Zabıta Müdürü Ali Oral, hemen Başkan Yalçın'ı aradı ve 'Sakın otele gitmeyin' uyarısında bulundu. Başkan da bu uyarı üzerine tuzağa düşmedi. Tüm bu iddiaları doğrulayan İhsan Yalçın, 'Arkadaşlarım uyarmasaydı, çirkin bir tuzağa düşecektim' dedi." 

Bu haberden sonra insana sormazlar mı yahu: Ne zamandan beri bu ülkede bir otele gitmek tuzak oldu? 

Demek ki otele gitmek değil, olsa olsa, otelde yapılacak icraatlar tuzak olmalı. 

Çok önemli bir ayrıntı da; işten çıkarılan bir kişinin Başkan'ın hangi otele gideceğini, orada kiminle buluşacağını ve ne yapacağını bilmesi imkansızdır. Bunu bilmesi için halen sıcak ilişkilerinin devam etmesi, hatta görüşeceği kişi ya da kişileri kendisinin ayarlamış olması gerekir. 

Başkan, "Arkadaşlarım uyarmasaydı, çirkin bir tuzağa düşecektim" demiş! 

Komik, çok komik... 

Özrü kabahatinden büyük derler ya, tam da onun gibi bir şey. 

Başkan bu sözleriyle bir itirafta bulunmuş olmuyor mu? Tekrar dikkat çekiyorum; Başkan olayı inkar etmiyor, uyarı üzerine otele gitmeyerek bir komplonun oluşmasının engellendiğini söylüyor. 

İklim Bayraktar, eski Türk filimlerinde olduğu gibi, koca Başkan'ı ilaçla uyutup uygunsuz resimlerini çekecek değildi herhalde. 

Zaten yukarıda Varan: 2'de görüleceği gibi Başkan'ın ekranlara yansımış olan bir vukuatı da söz konusudur. 

19 yıl öncesine ait unutulmuş böyle bir olayı neden şimdi gündeme taşıyorlar? 

Son olayda gırtlağına kadar batağa gömülmüş CHP'yi temize çıkarmak için... 

İklim Bayraktar'ın sabıkası nasılsa bozuk diyerek bütün suçu ona yüklemek istiyorlar! 

Tamam, hırsızın suçlu olduğu konusunda hiç kimsenin zaten bir itirazı yok... 

Kapısını, penceresini sonuna kadar açık bırakmanın dışında, hırsıza açıkça davetiye çıkarmış olan CHP'ye ne demeli! 

Yine de, Baykal'ın nasıl davrandığını bilmediğimizden, "şüpheden sanık istifade eder" ceza hukuku kuralı gereği son olayı Baykal ve CHP açısından yok sayıyoruz. 

Lakin yukarıdaki 4 adet "Varan"ı ne yapacağız? 

10. Yıl Marşı'nda, "10 yılda 15 milyon yarattık her yaştan" denmesi gibi, CHP de, neredeyse her 10 yılda "aga-nigi"li bir skandal yaratmış! 

Bırakın İklim Bayraktar'ın sabıkasını da, siz önce kendi sabıkanızı temize çıkarmaya çalışın! 

(1) 6.10.1992 tarihli Milliyet gazetesinde Melih Aşık köşesinde İhsan Yalçın için MEGA ÇAPKIN ifadesini kullanmaktadır. 

(2) Bu telefon kaydı SHOW TV'de Uğur Dündar'ın sunduğu ARENA programında yayımlanmıştır. 

Not: Kuvvetle muhtemeldir ki; İklim Bayraktar'ın Sarıyer Belediyesi'ndeki görevine son verilmesinin sebebi "Varan: 2"deki olaydan sorumlu tutulmasıdır. Ekranlara ve gazetelere yansımış gerçek bir olayı yok sayıp, aynı olayla bağlantılı, olup olmayacağı belli olmayan, sadece bir kuşkudan ibaret olan olayın 19 yıl sonra günedeme taşınması ise çok komik duruyor. 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 337
: 4184
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Hukukçuyum... Hukukun üstünlüğünün ve hukukçunun saygınlığının ülkemde gelişmesini ve kalıcı olma..