İlginç rastlantılar / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Türkiyeyi Etkileyen iç ve dış politika sorunları

http://blog.milliyet.com.tr/sakin02

23 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
 

İlginç rastlantılar

İlginç rastlantılar
 

Genelde yargı sürecindeki olaylarla ilgili konularda konuşmayı, yazmayı, özellikle yorum yapmamayı tercih ederim. Herkese bir gün lazım olacak hukuk, süreç ve usullerine saygı duyulması gerekli bir kavramdır. En azından yürürlükteki yasalarda yazan bu ve vatandaş olarak uymamız gereken de bu. Ancak medyada yer bulan ilginç rastlantıların da bir şekilde gündeme taşınması, her halde yapılması gerekli olan.

Yasalar uygun olmamasına karşın, adını bazı köşe yazarlarının koyduğu Ergenekon davasında, delilllerin karartılması ve kaçma endişesinin dışında sorgulama süreci tutuksuz olabilecekken bazı insanlar bu süreçta aylarca Silivride tutuldular. Haklarındaki iddianame çok sonraları hazırlandı ve İlgili savcılıkça açıklanmadan bazı gazetelerde ayrıntısıyla yer aldı.Kimilerine göre bu durum toplumu baskı altında tutmak çabalarının sonucuydu ve AKP siyaseten her çıkmaza girmeye başladığında konunun özel yetkili savcılarından tutuklama dalgası geldi.

Erzincan Cumhuriyet Savcısı bölgesindeki Fethullah Güven örgütlenmesi için soruşturma açtı. Adalet Bakanlığı ise bu savcıyı usulsüzlük ten 26 dosyayla incelemeye aldı. Sincan Cumhuriyet Savcısı, usulsüz telefon dinlemelerinden şikayet ederek Konuyla ilgili Kurumda arama yaptırttı bu arda da Cumhurbaşkanı Gül ün yargılanabileceğine karar verdi. Adalet Bakanlığı bu Savcı hakkında da inceleme başlattı.Yargıtay usulsüz dinlemelerin delil sayılamayacağı kararını verdi bir süre sonra Yargıtayın da dinlendiği ortaya çıktı. Başbakan kendisini de dinlendiğini itiraf etti.

Özel yetkili savcıların istekleri üzerine pek çok yer kazıldı denizde araştırma yapıldı ve mühimmat, el bombaları, hakem bombaları, patlayıcı maddeler, boş ve dolu Law bulundu. Neden hiç silah bulunmadığı, Law gibi elektronik aksamı bulunan mühimmatın neden gazete kağıdına sarılıp gömüldüğü, bulunan A4 patlayıcılarının miktar olarak azlığı boş law silahlarının ne işe yarayacağı hiç tartışılmadı. Hatta bulunanların kafile numaralarından kimde olduğu kolaylıkla tesbit edilecekken bu incelem, basın ve kamuoyunda uzun süre tartışıldıktan ve çalkalandıktan çok sonra yapıldı.

Genelkurmay Başkanı, durup duruken Kuvvet Komutanları ile aniden Trabzona gitti ve bir Fırkateynde basın toplantısı düzenledi. TSK nın genel rahatsızlıklarını belirtti ve kendilerine karşı asimetrik psikolojik savaş yürütüldüğünden üçüncü kez şikayet etti. Bunu kimin hangi gerekçeyle yaptığını gene söylemedi.

Bazı subaylar intihar etti. Yasal olarak haklarındaki soruşturmanın düşmesi gerekliydi ve öylede yapıldı ancak bu, suçlulardı ondan intihar ettiler yorumlarını ve yazılarını durduramadı. En acısı ise Türkan Saylanın kansere yenik düştüğü gün bir gazetenin attığı ''ölerek Ergenekondan Yırttı'' manşeti idi.

Deniz Feneri Derneği nin Almanyada yargılanması ve Türkiyedeki uzantılarının bazı AKP yöneticilerine kadar ulaştığı hükme bağlandıktan sonra, Ankarada ayni konu için açılan soruşturmadan uzun süre ses çıkmadı. İki gün önce Derneğin başkanı Ankarada tutuklandı. Tam tamam Yargı gerekeni yaptı derken, duruşları belli olan Lösev ve THK ile Mehmetçik Vakfı başkanları, vekaletle kurban kesiminde ortaya çıkan usulsüzlükler nedeniyle göz altına alındı.

Açılım, bizzat başbakan tarafından açıldı. Kimsenin haberi olmadan koordinatör Bakan tayin edildi. Konu her çıkmaza girdiğinde bir başka Ergenekonluk olay ortaya çıktı. Koordinatör Bakan üçlü mekanizmaları için Irak a gitti. Mahmurun boşaltılması için kabulü zor talepler ortaya çıktı. Pkk nın tasfiye sürecinin başladığı söylendi ancak inandırıcı gelmedi. Bir anda, Başbakan Yardımcısı Arıncın evinin önünde kimin olduğu bir türlü açıklanamayan bir araba içerisinde iki subay yakalandı. Olay suç üstü unsurları taşıdığı halde, her iki subayda herhalde sonra zamanı geldiğinde tutuklarız gerekçesiyle serbest bırakıldı. Arınç, subayların Özel kuvvetler mensubu olduklarını, kendi ev adresinin bulunduğu bir kağıdı yutmalarının polisçe engellendiğini söyledi. Özel kuvvetler mensuplarının çok iyi eğitilmelerine rağmen neden iki satır adresi ezberleyemedikleri, Google Earth dururken neden kağıda yazdıkları, kare kare fotoğraf çeken haber ajansına kimin haber verdiği, MİT ve Emniyet İstihbarat gibi, TSK nın da kendi istihbarat zinciri olduğu, olayı inceleyen polislerin buraya geldiklerinde iki subayla değil iki MİT mensubuyla karşılaşsalardı ne olacağı hiç tartışılmadı. Bu arada Erzurumdaki benzer olayda güme gitti.

Rastlantı, olayların, özellikle siyasetin doğasında vardır. Genelde yadırganmaz. Ancak bu kadar ilginç ratlantının bir araya gelmesi tuhaf gözüküyor ve her nedense birileri bizimle dalga geçiyor izlenimi uyandırıyor. Hadi Hayırlısı...

 
Toplam blog
: 89
: 321
Kayıt tarihi
: 27.07.09
 
 

ODTÜ 1970 Kimya Bölümü mezunuyum. Çalışma hayatımın bir bölümü kamuda bir bölümü ise özel sektörd..