İlişki Durumu Karmaşık... / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '10

 
Kategori
Sinema
 

İlişki Durumu Karmaşık...

İlişki Durumu Karmaşık...
 

Son zamanlarda izlerken keyif aldığım ve sonunda yüzümde tebessüm oluşturan filmler artmaya başladı.

Dün akşam lezzetli bir sohbet ve tortellini ardından, kendimi sinemanın kırmızı koltuğuna bıraktım. Bir filmde sevdiğim ya da hayran olduğum oyucular varsa, film başlamadan bende keyif hali başlıyor. Meryl Streep’e hayranım.

Jane (M.Streep) ve Jake (Alec Baldwin) on yıl önce boşanmış, üç çocukları olan, gerekli zamanlarda görüşen eski bir çift. Ortak arkadaşlarının 30. yıldönümünde biraraya geldikleri sahneyle başlıyor film. İlk bakışta dostane bir ilişkileri var. Ta ki, Jake’in uğruna Jane’i terk ettiği yeni ve genç eşi yanlarına gelene dek. O zaman anlıyorsun fırtına dinmemiş. İkisinin de dilleri başka söylüyor, gözleri başka. Oğullarının mezuniyetini konuşuyorlar ayaküstü ve plan yapıyorlar. Partinin devamında ayrıldıklarında, ikisi de fark ettirmeden birbirlerinin ardından özlemle bakıyorlar, içim tuhaf oluyor.

Derken oğullarının mezuniyeti için şehir dışına gidiyorlar. Jane, Jake ve üç çocuk. Yeni eş Pedro’nun rahatsızlığı nedeniyle yanlarında bulunmuyor. Otelde kaldıkları ilk gece barda baş başa kaldıklarında, başlangıçta biraz mesafeli ve soğuk başlayan sohbet, giderek süper bir hal alıyor. Eskiyi ve şimdiyi konuşarak, alkolün de etkisiyle müthiş zaman geçiriyorlar. Bol kahkaha, sohbet ve dans sonrası, kendilerini doyumları tavan yapmış bir sevişmenin ardından aynı yatakta buluyorlar. Gerçekten de müthiş bir sevişme olmuş izlenimi veriyor o sahne.

Jane birdaha tekrarlanmaması gerektiğini söyleyerek ayrılıyor Jake’ten ama ne gezer. İkincisi, üçüncüsü derken devam ediyor bu birliktelik. Jane yanlış bir şey yaptığını düşünüyor, klasik kadın gibi. Jake son derece iyi bir şey yaptıklarını düşünüyor, klasik erkek gibi.

Bu arada Jane’den hoşlanan ve hayatına girmeye çalışan mimar Adam’da bu durumun farkında.

Jake gittikçe kaptırıyor kendini eski karısına. Ona bakışları hayranlık dolu. Dokunuşları tutkulu. Yeni eşine öyle bakmıyor, dahası onunla mutsuz. E uğruna şimdi hayran olduğun kadını bırakmıştın ne değişti diye düşünüyorum. Jake konuştukça anlıyorum…

-Dünyamı altüst ettin Jane. Sensiz yaşamak ne demek anlayamamışım. Boşanmış bir çift 10 sene sonra bir araya gelse bütün sorunları çözülmüş olur.

Tabi ya! Çünkü artık 50’li yaşlardalar. Tüm sorunlar çözülmüş. Kariyer yapacağım, çocuk doğuracağım derdi yok, düzen kurulmuş. Artık keyif için yaşama safhasına geçilmiş. Jane açısından böyle. Ama Jake yeni eşiyle bu sorunların içinde. Jane de bu yüzden terk edilmişti. Şimdi yeni eş bu yüzden terk edilmek isteniyor. Etme bulma dünyası lafı nasıl da yakışıyor.

Bu arada Adam bu durumdan rahatsız olarak üzgün bir halde çekiyor kendini Jane’den.

Jane karmakarışık, çocuklar babayla olan ilişkiyi öğreniyor, Jake yeni eşini terk ediyor, Jane’e gidiyor. Bir şans daha istiyor. Yıllar önce aldığını bir kalemde silip atarken, belden aşağıda çalışan aklıyla.

Ve Jane doğru olanı yapıyor, Adam’ı seçiyor. Yıllar önce kendini yarı yolda bırakan Jake’ le tekrar başlamıyor. Tamam çok tatlı anlar yaşadılar bu ikinci kısa beraberliklerinde ama, ya o yıllar önce sarsılan güven.

Aldatmayla biten bir ilişkiyi temize çekmektense, temiz bir sayfada yeni bir ilişkiye yer vermeli. Aldatan su gibi gitmeli, bir ömür kalmalı.

Meryl Streep yine müthiş doğal ve güzeldi. Alec Baldwin her zamanki gibi başarılıydı. Steve Martin kendi halindeydi. Bu iyi bir filmdi, tadını sevdim.

 
Toplam blog
: 58
: 819
Kayıt tarihi
: 19.07.07
 
 

Bir çok şeyden keyif alırım, okumaktan, okuduğum kitaplarda sevdiğim satırların altını çizmekten,..