- Kategori
- Eğitim
İlköğretim I ders kitapları

Milli eğitim bakanlığı tarafından ilköğretim okulları birinci sınıf programında yapılan değişiklik, bu yıl üçüncü yılına girdi.
Yapılan değişikliğin en önemli iki yönü vardı. Birincisi, okuma yazma öğretiminde bütünden parçalara yerine, parçadan bütüne yöntemi. Yani, çok eskiden olduğu gibi harflerden başlayarak okuma yazmayı öğretm. Üç yıl önce, cümleden kelimelere, hecelere ve harflere doğru olan öğrenme yerine, harflerden başlayan öğrenme yöntemine geçildi.
İkinci değişiklik ise, kullanılacak yazı biçimi, normal düz yazıdan, hafif eğik bitişik el yazısına geçilmesiydi.
**** ****
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dağıtılan 1. sınıf kitaplarının fiziki ve içerik yönleri;
1-“Okuma ve Yazma Öğreniyorum.” kitabının dışındaki tüm derslerle ilgili çalışma ve ders kitapları sanki öğrenci okuma yazmayı biliyor gibi düşünülerek hazırlanmış. Okuma yazma bilmeyen çocuk, kitapları renginden, resminden veya büyüklüğünden ayırır. Okuma bilmediğinden kitabını tanıyamaz ve okuma yazma öğreninceye kadar kitaplarını, dışındaki resimlerden tanıması gerekir. Örneğin kuşlu kitap, okullu kitap gibi. Kitaplarda bu durum dikkate alınmamış. Çalışma ve ders kitaplarının dış kapak yüzeyleri birbirinin aynısı. Elli kişilik bir sınıfta öğretmen, “Çocuklar Matematik ders kitabını çıkarın.” dediği zaman, çocuklar ve öğretmenin halini düşünün.
Bitişik el yazısı yine, “ Okuma yazma öğreniyorum” kitabının dışında kullanılmamış. Türkçe kitaplarında kullanılsa da yeterli değil.
2-Kullanılan dil açısından seviyenin üstünde. Örnek, Hayat Bilgisi, ‘Bayrağımız, özgürlük ve bağımsızlığımızın simgesidir.’ Öğrenci bunu nasıl okuyacak ve açıklayacak? Yedi yaşındaki çocuk dili ve seviyesi kullanılmalıydı.
3-Öğretilen harflerin sırasında, harf sesleri ve öğrenme kolaylıkları düşünülmemiş. Belli bir sürenin sonunda öğrenci, okul, sıra, masa, kitap, kapı, kalem gibi her zaman iç içe olduğu objeleri temsil eden sözcükleri öğrenmeli ve Hayat Bilgisi, Türkçe derslerinin ilk konuları da bunlarla başlamalı ve okuma yazmaya yardımcı olmalı, güzel, renkli resimlere ve doldurmalara yer verilmeli. Ayrıca, ünsüz harfler içinde k, s, p, r, ş, ç gibi harflerin öğrenilmesi daha kolay olduğu için bunlara öncelik tanınmalı.
4-Tüm ders kitaplarındaki cümleler ve metinler adım adım öğrencinin öğrenme seviyesine göre düzenlenmeli verilecek harfler buna göre öncelikleşmeli, konular arasında paralellik bulunmalı.
5-Hayat Bilgisi, Matematik gibi ders ve çalışma kitaplarındaki metinler, okuma yazma kitabına göre paralel gitmeli. Örn; Verilen resim altı isimlerden, Burak yerine Ali, Duygu yerine Ela, Engin yerine Taner, Sinem yerine Nalan…gibi. Çünkü, henüz gösterilmeyen harflerle oluşturulmuş isimler yerine öğrendiği harfleri ve adları kullanması öğrenme açısından kuşkusuz daha iyi olacaktı.
6- Matematik ders ve çalışma kitaplarında konulara geçişler birden bire ve bağlantısız. Örn, öğrenci henüz 10’a kadar rakamları öğrenmeden hemen onluk ve yüzlük sistemlerle alıştırmaya geçiliyor, bunları yazması isteniyor.
7-Tane, kilo, lira, lale, elma, limon, koyun… gibi öğrencinin yazıp okuduğu sözcükler varken hiç ilgisiz, öğrencinin henüz harflerini bile tanımadığı sözcükler kullanılmış. Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi
8- Bizler, eğitimciler olarak eğitim işini ciddiye alıyoruz.Ders kitapları gibi çok önemli bir eğitim aracının, noktası noktasına didik didik edilmesi gerekirken böylesi uyumsuzlukların nasıl gözden kaçabildiği bizleri gerçekten kaygılandırmaktadır. Hüseyin Seyfi