- Kategori
- Gündelik Yaşam
İmam Hatiplilerin Stereotipleri

İmam Hatip Okulu
Albert Einsten’in o ünlü sözünü bilirsiniz “İnsanların ön yargılarını parçalamak, bir atomu parçalamaktan daha zordur.” İ.Ü. AUZEF Sosyoloji bölümünün yaşlı bir öğrencisi olarak final sınavlarına YTÜ Davutpaşa Kampüsünde giriyorum. Bir final sınavına girmeden bahçede bankta oturup notlarımı gözden geçirirken yan bankta oturan 12-13 yaş civarlarında bir öğrencinin bazı bilgilerini anne babasına anlatırken kulak misafiri olmuş, şapkam kafamdan uçmuştu. Geçenlerde İmam Hatip Ortaokulunda Sosyal Bilgiler Öğretmeni olan genç bir arkadaş ile tanıştım, 2 yıldır öğretmenlik yaptığını, öğrencilerinin söyledikleri ve benim daha önce sınava girmeden genç öğrencinin anne babası ile paylaştığında duyduğum benzer bilgilerin hemen hemen tüm İmam Hatip öğrencileri tarafından inanıldığını benimle paylaştı. Bunlar ön yargılarla donanmış, yalan yanlış, salt Cumhuriyet, Atatürk ve onlara ait Ülkemiz açısından hayati önem taşıyan değerlere karşıtlığı oluşturan hiçbir mesnedi olmayan, kafada bir resim oluşturmayı amaçlayan korkunç stereotiplerdi. (kalıp yargı) Neydi bu stereotipler? bazılarına bir bakalım;
- Atatürk masonmuş.
-Eline Kuran-ı Kerimle tuvalete gidiyormuş.
-Her gün 5 kilo rakı içiyormuş.
-Gerçek Atatürk çok dindarmış öldükten sonra yerine başkasını geçirmişler.
-Kurtuluş savaşı hiç yapılmamış tüm bunları İnönü uydurmuş.
-Lozan 2023’te bitiyormuş artık rahat rahat madenlerimizi kulllanacakmışız.
-Atatürk öldüğünde mezar kabul etmemiş, o yüzden hem üstüne anıt mezar yapmışlar, birde mumyalamışlar.
-Zübeyde Hanım öldüğünde toprak geri fırlatmış o yüzden büyük bir taş koymuşlar üstüne.
-Atatürk İngiliz ajanıymış……………………………………………?
Benzer çarpıtmalarla liste uzayıp gidiyor, burada İmam Hatip öğrencilerinin TUBİTAK ile ilgili sosyal medyada tiye alınan bilimsel çalışmalarına, Köy Enstitülerin yerine açılan bu okullardan bu güne kadar, bir tane yazar, şair ve bilim adamı çıkmaması ve nedenlerine, İmam Hatiplerin eğitim müfredatına, Milli Eğitimimizin içler acısı haline değinmek istemiyorum, zira konu çok uzun. Vurgulamak gerekir ki bana göre Üniverlise olan, Ülkemizde resmi anlamda Üniversite olarak adı geçen kurumlarda, okuma, araştırma ve sorgulama özürlü gençlerimizde, tüm diğer ortaokul ve liselerdeki öğrencilerimizde de benzer stereotiplilerin sayısı az sayılmaz.
Rasyonel akılla korelasyonu olmayan, bilimden, bilgiden bağımsız sadece inanılarak kabul edilmiş, ön yargılarla beslenmiş, sorgulanmamış söz konusu stereotiplere, rivayetlere ve uydurma yalanlara yanıt verme gereği bile duymuyorum.
Sıraları, kantini, mescidi, duvarları olan, tahtanın üzerinde Atatürk resmi, İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabesi asılı olduğu halde, öğrencilerinin; çarpık, kirli bilgi kırıntıları ile donatılarak, yakın tarihinden, bugün ile yakın cumhuriyet tarihi yani dün ile ilişkisi koparılmaya çalışılması, yarına ait projeksiyonu olmayan bir öğrenim ve eğitim yapısına büründürülmesi İmam Hatip okullarının reel gerçekleri gibi ortada durmaktadır.
Mevcut bu yapı ile İmam Hatip öğrencilerinin stereotipleri yok edilebilir mi?, Cumhuriyete bağlılıkları ve Ulusal bilinçleri sorgulanabilir mi sizce?
Nizamettin BİBER