- Kategori
- Şiir
İmkansız taktiklerle çalışılmış ihmalkarlık
saat kulesinin altında
kilisenin hemen yanında
rum tarafında rengigül,
rengigül' deyim.
şüphelerle dolu inancım
acısı içinde sevgimle
bir gelmeli bir gitmeliyim
asma yapraklarıyla dolu duvarın
hemen önünde
mavi yaseminler, ortancalar arasında
yüzüm yok, saklıyım.
bacaklarımı sonra ayaklarımı
mercan rengi parmaklarımı da
uzatmışım, aynalı mavi taşlı yere
hafif uçuş, ince beyaz elbisemle
kısmen çıplağım
güneşten yanmış, az tuzluyum.
kızarmış kekikli biber kokularının
mutfaktaki telaşını duymuş
açlıktan bayılmışım
öylece, ortancaların dibine, dibindeyim.
sevgili, bir vakit sonra gelmiş uyandırmışsın beni
yeşil beyaz eteğin altında, bir şey
bir şey çekingen, söyleyecekmişsin gibi
tek gördüğüm ayak parmakların
güneşten parlayan siyah tüylerin
sevişmek geliyor o an bana
yukarıya doğru şöyle aralığına
nicedir içimdekiyle öpüyorum seni
öpüşüm bana ait sanki, bir şey
bir şey yenik, olmaması gerekenmiş gibi
yüzün yok, aç değilmişsin belli ki.
sevgili, yenecek güzel bir tabak getirmişsin bana
- hadi ye, ....diyorsun
- ama az koymuşsun.
- öyle az olduğu için güzel.