- Kategori
- Şiir
inadına...

Desire For You
Bir varmış bir yokmuş diye yürüyor bu hayatın kervanı...
Bir gün varolan yok olabiliyor, itiraz edilmiyor...
Herkeste ayrı bir telaş, arıyor, soruyor kabahati...
Kimde, nerede bu yanlış soruları cevapsız kalıyor...
Mutlu olanların sayısı, kendini kandıranlarla aynı...
Hayat hep gerçeklerle dolu, hayaller hep kısa kalıyor...
Rüyalar çabucak geçiyor, umutlar baş aşağı çakılı...
Birileri var birşeyler yapan, kimseye izin vermiyor...
Sevmek, uğurunda ölmek, hiç tanımadığın birisinin...
Ağlamak, yakmak, seni hiç düşünmeyenlerin ağıdını...
Vazgeçmek, bırakmak hayatı, silmek, unutmak yaşamayı...
Bu saçmalığın içinde, hem de merkezinde yer alıyor...
Anlamlı gibi gözüken anlamsızlıkla ters orantılı...
Çoğu karar veremiyor, neyin ne olduğunu bilmiyor...
Tat veren, can çeken herşey, acı isminin altında saklı...
Karmakarışık, düğümlenmiş, akıl fikir bir kar etmiyor...
Ortak bir düşünce ağıyla örülmüş insanların aklı...
Bırakılmıyor, vazgeçilmiyor, içlerinden çıkılmıyor...
Bütün beyinlerin programları birbirinin aynısı...
Hedefinde, arzusunda hep uzak olan yer ediyor...
Tam anlamıyla saçmalık yaşananlar budur bunun adı...
Mantığım bundan başka bir isime izin bile vermiyor...
Çekip çıkarsam hayatımdan, sana duyduğum bu aşkımı...
Gelmişim, geçmişim, yaşadıklarım anlamından çıkıyor...
Hiç bitmez gibi gözüken, asırlık bu ömrümün bağı...
Bu kadar basit işte, bir cümlemde yok olabiliyor...
Sen, sonra sen, daha sonrası bile sen yok işte dahası...
Aklım buna ermiyor hala, inadına seni seviyor...
Bir gün varolan yok olabiliyor, itiraz edilmiyor...
Herkeste ayrı bir telaş, arıyor, soruyor kabahati...
Kimde, nerede bu yanlış soruları cevapsız kalıyor...
Mutlu olanların sayısı, kendini kandıranlarla aynı...
Hayat hep gerçeklerle dolu, hayaller hep kısa kalıyor...
Rüyalar çabucak geçiyor, umutlar baş aşağı çakılı...
Birileri var birşeyler yapan, kimseye izin vermiyor...
Sevmek, uğurunda ölmek, hiç tanımadığın birisinin...
Ağlamak, yakmak, seni hiç düşünmeyenlerin ağıdını...
Vazgeçmek, bırakmak hayatı, silmek, unutmak yaşamayı...
Bu saçmalığın içinde, hem de merkezinde yer alıyor...
Anlamlı gibi gözüken anlamsızlıkla ters orantılı...
Çoğu karar veremiyor, neyin ne olduğunu bilmiyor...
Tat veren, can çeken herşey, acı isminin altında saklı...
Karmakarışık, düğümlenmiş, akıl fikir bir kar etmiyor...
Ortak bir düşünce ağıyla örülmüş insanların aklı...
Bırakılmıyor, vazgeçilmiyor, içlerinden çıkılmıyor...
Bütün beyinlerin programları birbirinin aynısı...
Hedefinde, arzusunda hep uzak olan yer ediyor...
Tam anlamıyla saçmalık yaşananlar budur bunun adı...
Mantığım bundan başka bir isime izin bile vermiyor...
Çekip çıkarsam hayatımdan, sana duyduğum bu aşkımı...
Gelmişim, geçmişim, yaşadıklarım anlamından çıkıyor...
Hiç bitmez gibi gözüken, asırlık bu ömrümün bağı...
Bu kadar basit işte, bir cümlemde yok olabiliyor...
Sen, sonra sen, daha sonrası bile sen yok işte dahası...
Aklım buna ermiyor hala, inadına seni seviyor...