- Kategori
- Dil Eğitimi
İngilizce öğrenmede drama'nın önemi!

Ben genellikle, güzel Türkçemizi katlediyorlar, Türkçemizi doğru kullanalım derken "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu"derseniz, haksız sayılmazsınız. Ya da "mangalda kül bırakmıyor, "drama"da neymiş? diye sorabilirsiniz. "Drama" tiyatro sanatı, yani yaşamın her boyutunu beden dili, dil kullanarak yansıtmak, yaşamı yeniden özetlemek için gerekli sözcükleri, replikleri, kostümler, ifadeleri, duyguları, üretilen herşeyi yansıtmak.William Shakespear "Hayat kocaman bir sahnedir, bizlerde oyuncularız" demiş. Herkesin bir rolü var, senaryo neyse ona göre tepkiler veriliyor, mutlu oluyoruz, dertleniyoruz, isyan ediyoruz, hançerleniyoruz, sitemlerimiz, şikayetlerimiz, pişmanlıklarımız var. Acılarımız, sevinç, ve mutluluklarımız, başarılarımız, ölüm... Yaşam o kadar göreceli ve çok boyutlu ki, bu konuda bilmişliğe yer yok, çünkü herşey insanlar için. Başımıza herşey gelebilir, olmadık acılar, olmadık başarılar, sevinçler, haksızlıklar, zulüm!!!
Bir dil öğrenmek kuralları,grameri öğrenmek demek değildir, bir kültüre adım atıyorsunuz, yaşam biçimidir dil öğrenmek. Yaşayarak, deneyerek, uygulayarak öğrenmeliyiz. Dil organiktir, yaşayan bir olgudur. İngilizcenin ana dil olduğu bir ülkede,yolunuzu kaybedersiniz, aç kalırsınız, yalnızlık çekersiniz kendinizi anlatmak için o dili kafasını gözünü yararak konuşmak zorunda kalırsınız, zaman içinde artık rahatlıkla o dili kullanıyor hale gelirsiniz.
Bizde sınıf ortamında yapay da olsa "drama "yoluyla, İngilizceyi çok daha rahat ve akıcı bir şekilde kullanmaya karar verdik. Malzeme:insan,öğrencilerim yaşamın içinden herşeyi deneyimlemek istiyorlar. Örneğin bir restauranta gidince ne yapılması gerekli, hangi kalıpları kullanacağız? Hemen dekorumuzu hazırlayıp,bir masa iki sandalye ,ve gönüllü iki kişi. Garson (ben garson olurum!) sorar"What would you like to eat sir/madam? (Ne yemek isterdiniz efendim?) _Well,I'll have some lentils soup,and chicken please.And I'll have a glass of mineral water.( mercimek çorbası,ve tavuk rica ediyorum,birde soda lutfen!) Diğeri "I'll have fish and chips please,and a pint of beer please.(bende balık ve patates kızartması,bira rica ediyorum lutfen) garson siparişleri alır,sohbet ederler, yemekleri gelinceye kadar.Bayan sorar"Have you ever fallen in love?" (hiç aşık oldun mu? )Bay " I think this is a tricky question you are asking " (sanırım çok zor ,içinden çıkamayacağım, bir soru soruyorsun"der bu konuşmayı istediğimiz gibi renklendirebiliriz. Ne kadar insanları etkilerse öğrenmek o kadar kalıcı oluyor.
Canlandırma bir alışveriş merkezinde, butikte, tren istasyonunda,ya da parkta geçebilir, kış tatilimiz bitip, ikinci döneme başladığımızda "Drama" uygulayacağız. Öğrencilerim, beni tek kişilik gösteri yaptığım için biraz eleştirdiler, canlandırmayı, deneyerek, yaşayarak yaparak öğrenmeyi önerdiler.Bunu uygulayacağız.Perde!!!