İnşaatçıların günahını almayalım blogdaşlar! / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '09

 
Kategori
Mizah
 

İnşaatçıların günahını almayalım blogdaşlar!

İnşaatçıların günahını almayalım blogdaşlar!
 

İnsanoğluna iyilik yaramıyor!

Atasözüne dikkatinizi çekerim!

“İyilik yap at denize! Balık bilmezse Hâlık bilir!” Demiş atalarımız. Şöyle deseydi ya!

“İyilik yap ver Haluk’a ! Haluk bilmezse Hâlık bilir!” Baştan biliyor hora geçmeyeceğini! Balıkta deniyor şansını!

Vakayinüvis beni aradı!

“Raylı sistem gar yaptıracağım da bildiğin bir usta var mı?” Diye sordu!

Raylı sistem deyince aklıma geldi!

Bu belediyeler “hafif raylı sistem” diye birşey uydurmuşlar! Bunun normal tren yolundan ne farkı var Allahınızı severseniz?

Rayı mı hafif yani!

Yoksa Ulaştırma Bakanlığını mı kafaya alıyorlar!

“Abi, sizin yollara benzemez bu! Bu hafif raylı sistem! Sizinki ağır kaçıyor! Batarız alimallah!”

Ulaştırmacılar da yiyor!

“Tabi canım! Bizim traversleri on kişi zor taşıyor! Sizinkini tek kolumla taşırım! Hele raylarınız! Kürdan gibi!”

Dönelim konumuza isterseniz!

“Hanımefendi!” Dedim. “İkitelli mobilyacı yatağı bildiğim! Oradaki imalatçıları bir araştır istersen!”

Lafımı anlamadı herhalde!

“ Mobilya yatak sormuyorum! Raylı gar istiyorum! “Dedi.

Ben de “hoppala” dedim içimden!

Meğer dışımdan da demişim!

“Ver telefonunu da arayayım!” Dedi.

Verdiğim numaranın başına Hopa’nın telefon kodunu eklemiş aramış! Tesadüf bu ya karşısına Hopalı bir mobilyacı çıkmış!

Ağaç memleketi ya Hopa! Her iki telefondan biri mobilyacı çıkıyor!

Tosya da böyledir! Kastamonu’nun bir ilçesidir Tosya! Tek numaralar kapı yapar, çift numaralar pirinç satar!

“Satılmııış! Oğlum yirmi kapı gönder bize! Acele olsun!”

“Gardeşüm yağnuş numareyi aradunuz! Bendeniz birinç sateyon! Bir alt yada bir üst numarayı arayın!”

“Baldo pirinç ne kadar usta?”

“ Kaç cuval ilazım idi?”

“Fakat Osmancığı tutmaz sizin pirinç!”

“Onu diyenün!”

Dönelim konumuza tekrar!

Dikkat ederseniz burada iki tane adı çıkmış inşaatçı var!

Biri ben, biri MuDo!

Biri daha var ama o pusuda!

Yeşilsoğan!

İşine gelince yeşilsoğan! Gelmedi mi kuru!

Tuzu kuru yani!

Tabi meraklıları da çok bu işin!

Evinin ampullerini değiştiren bile inşaatçı kesiliyor.

Nilgün Hanım da mimarlığa başlamış duyduğuma göre! Oğlu iç mimar olduğu halde akıl öğretiyormuş ona!

Rahmetli annem de öyleydi. Ev yaptığımız yerlere gezmeye götürürdüm onu, başlardı millete kusur bulmaya!

“Ben var ya, bunların yaptığı işi bir saatte yaparım!”

“Sen çay yapsan anne?”

Ama işe yarardı! Etraftaki pislikleri temizlerdi.

“Bak ne güzel oldu! Rahat rahat çalışır millet!”

Ne diyordum?

Bak ahımı aldı camları kırmış usta!

Yuvanızı yapıyoruz kardeşim! Biraz hürmet edin lütfen!

 
Toplam blog
: 1640
: 466
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

Doğum tarihim değişmedi ama çok şey değişti bu güne kadar. En başta, dede oluyorum! Evet; şaşırdı..