​ İnsan Hakları Komisyonu ve Ergenekon sanıkları / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '10

 
Kategori
Siyaset
 

İnsan Hakları Komisyonu ve Ergenekon sanıkları

İnsan Hakları Komisyonu ve Ergenekon sanıkları
 

Devlet işlerinde, “komisyona havale etme” işlemi hayli yaygın bir şöhrete sahiptir. Halk arasında oluşan kanatta göre, “komisyona havale edilen” işler, çözümü bir başka bahara ertelenen sakıncalı işlerdir… Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de[bilindiği gibi] bir “İnsan Hakları Komisyonu” mevcut… Bu komisyonun görevi, ülke çapında insan haklarına yapılan tecavüzleri, hak ihlallerini mercek altına almak, bu türden saldırıları teşhis ve tespit ederek, ortadan kaldırılmaları yönünde çaba göstermektir… İşte bu İnsan Hakları Komisyonu’nun üye olan [milletvekili] Ahmet Ersin, Ergenekon davası tutuklusu Prof. Dr. Mehmet Haberal ve İnönü Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nu tedavi görmekte oldukları hastanede ziyaret etmek istiyor… Ancak bu ziyaretten [nedense] Adalet Bakanlığı rahatsız!.. Bakanlık, bu rahatsızlığını gidermek için acil bir çare düşünülüyor… Ve sonra, bu ziyaretin gerçekleşmesine mani olabilecek “yasal[!] görünüşlü bir çare bulunuyor… Bakanlık çerçevesinde ilgili birimin memuran takımı çağrılıyor ve gerekli talimat veriliyor. Nedir yapılacak iş? Acilen bir “yönetmelik” hazırlanacaktır. Acilen imzalanacaktır. Acilen yayınlanacaktır. Ve böylece de, acilen yürürlüğe sokulacaktır!.. Ve işbu yönetmelik hükümlerine göre, milletvekilleri, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu olarak yargılanmakta olan sanıkları ziyaret edebilmek için Adalet Bakanlığı’ndan izin alacaklardır… TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi milletvekillerinin bu türden bir ziyaret yapabilmeleri için ise, söz konusu ilgili komisyonun karar vermesi gerekmektedir. İlgili komisyonda çoğunluk, AKP milletvekili [üyeler]’dedir… Dolayısıyla… Ve demek ki, TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi Ahmet Ersin, Ergenekon tutuklusu bu iki değerli profesörümüzü tedavi oldukları hastanelerde ziyaret edip, hal/hatır soramayacaktır… İşte çare bulunan “hukuki” çare budur!.. Sorulmasından korkulan hal ve hatır muhabbeti, yasaklanmıştır. Peki Hükümet, niçin bu hal/hatır sorma işleminden bu kadar rahatsızdır? İşte yanıtlanması gereken soru budur. Bu iki değerli profesörümüzün TBMM İnsan Hakları Komisyonu milletvekiline söyleyecek neyi vardır ki, bu konu için [evet, sadece bu görüşmeyi önleyebilmek amacıyla] alelacele bir yönetmelik çıkartılmaktadır?.. Soru: - Siyasal bazı endişelerle alelacele “kişiye özel” yönetmelik çıkartılması Hukuk ‘Devleti ilkesi ile ne ölçüde bağdaşmaktadır? Yanıt: - Hiçbir ölçüde bağdaşmamaktadır. Hem ayrıca bildiğimiz kadarı ile, bir yönetmelik ancak, ilgili olduğu kanunun gerekli bulunan maddelerinin uygulamasını kolaylaştırmak amacıyla ve sadece bu nedenle çıkartılabilir… TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun üyesi bir milletvekilinin, Dünya ölçüsünde değer verilen iki profesörümüz ile konuşmasını, hal/hatır sorarak, düşüncelerini ve varse şikayetlerini öğrenmesini hangi Türkiye Cumhuriyeti Kanunu yasaklamaktadır?.. Ki bu konuda bir yönetmelik çıkartılabilmektedir? Bu ülkenin en önemli sorunlarından birisi, bizzat adalet Bakanlığı’nın adil olmaması, kendi siyasi emelleri yönünde hukuku çiğnemekten hiç bir surette kaçınmamasıdır… Vahim olan budur. Ve gerçek anlamda insan hakları ihlali, bu türden eylem ve işlemlerin bizatihi kendisidir… http://www.soruyusormak.com/ http://www.dnm-ler.com/
 
Toplam blog
: 913
: 485
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..