​ İnsanlar konuşa konuşa anlaşır... Koklaşa koklaşa değil:))) / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '11

 
Kategori
İlişkiler
 

İnsanlar konuşa konuşa anlaşır... Koklaşa koklaşa değil:)))

İlişkilerden konu açılınca özellikle erkeklerin dilinde bir "bağlanma korkusu"dur almış başını gidiyor.

Bence bu korkunun temelinde kişinin kendi bireyselliğine, kendisi olarak var olabileceğine inançsızlığı ve güvensizliği yatıyor... Siz kendiniz olarak sağlam ve  barışık iseniz, biriyle derin bir ilişki ve etkileşime girmek neden korkutsun sizi? Tam tersine zenginleşir, renklenirsiniz...Yoksa başka biriyle kurulacak böylesi bir bağ, yaşam alanınızdaki tekeli mi sarsacak? Bağlılık, derinlik hissetmiyorken birine,  daha mı kolay hükmediyorsunuz yaşama, karşınızdakine...? Daha mı kolay doyuruyorsunuz-ya da doyuramıyorsunuz- maymun iştahınızı? İncinmiyor -ve birinin incinmesi gerekiyorsa- daha mı kolay incitiyorsunuz? Canınız istediğinde insanların hayatına çamurlu botlarınızla-kirletme ve kirlenme kaygısı taşımadan- rahatlıkla girip, sıkıldığınızda da fütursuzca çıkıp gidiyor musunuz? Aslında  incecik bir çizgide  buluştuğunuz ve özel olması gereken  bu insanların sizde hiç iz bırakmaması garip gelmiyor mu size de?...

Size bir şey söyleyeyim mi? Konu karşı cinsle ilişki olunca, eğer seçici değilseniz, bağlanma korkusuyla ama sırf yalnız kalmamak için laf olsun diye, maymun iştahınızın boyunduruğunda  beraber oluyorsanız birileriyle ve hızla tüketiyorsanız yaşadıklarınızı, sürümden kazanmıyorsunuz... sürümden kaybediyorsunuz! Aşınıyorsunuz, duyarsızlaşıp artık normal ilişkiler kuramaz hale geliyorsunuz! ( "Neye göre normal?" dediğinizi duyar gibiyim... Her ilişki kendine özel  ise de, insanlar "konuşa konuşa" anlaşır bildiğiniz gibi :) "Koklaşa koklaşa" değil:)  )

Bağlanmaktan kastedilen şey, pek çok anlamda derin bir paylaşım ve etkileşim içine girerek, biriyle hayat arkadaşlığı etmek,  birlikte yaşlanmak arzusuyla beraber yaşamak ise (ki ömür boyu sürmese bile bence süresi önemli değildir, sürecinin niteliğidir onemli olan) böyle bir ilişki biçimi neden öcüleştirilir, anlamam... Asıl öcüler, bağlanma korkusuyla pek de seçici davranmadan ucuz ve hızlı ilişki ve hatta insan tüketen, bu hengamede hissizleşerek duyarlılığını yitirmiş, kafası ve iç dünyası karmakarışık haliyle bulaştıkları insanlara zarar veren, sindirimi bir hayli zor  mahlukattır:)) Daha da ileri giderek, bunların, boyunlarında  "Dikkat! Tehlikelidir, Yaklaşmayınız!"  levhasıyla dolaşmaları gerekir diyeceğim geldi :))

İlle de bir endişeden söz edilecekse, "bağlanılacak denli size uygun" birini bulamamaktan endişe edilebilir... Bu ise belli düzeyde bir seçicilik gerektirir zaten. Sizi kendisine bağlayabilecek nitelikte birini ararken kendinizi iyi tanımayı ve  kaybetmemeyi, karşınızdakine insan gibi davranmayı, incitmeme ve incinmeme gayretini, mümkün olduğunca  içten, cesur,dürüst ve empatik olmayı  -deyim yerindeyse mangal bir yürek:))  - gerektirir...Aşk ya da  sevgi sizce de, hak etmiyor mu onu ararken ya da bulduğunuzda  bu kadar olsun çabayı, emeği?... ( Bu arada aşkı bulmanın en iyi yolunun, onu aramamak olduğu da söylenir...Bilginize:)

Yaşamdaki gerçek mucize şu galiba: "Doğru insanla, doğru zamanda karşılaşmak..."

Böyle bir arayışı olan herkese bol şans...

 
Toplam blog
: 6
: 634
Kayıt tarihi
: 14.09.10
 
 

Yazmayı, şarkı söylemeyi, şiiri, sinemayı, fotoğraf çekmeyi ama en çok da kızını seviyor... ..