- Kategori
- İnançlar
İnsanların ahlak bilincinin Tanrıdan/Allahtan geldiği iddiası insanlığa büyük bir hakarettir

Maalesef binlerce yıldır ve hala insanlar bazen insanlara, hayvanlara ve doğaya zulüm yapmışlar ve yapıyorlar. Bazılarının iddiasına göre insanların kendileri doğru davranış kalıplarını bilemezler. Bunlar Tanrı / Allah tarafından peygamberlere indirilen vahiyler vasıtası ile insanlara iletilmiştir. Din bilgisi ve ahlak kültürü derslerinde doğru davranışları anlatmak ve peygamberlerden örnekler vermek doğru olabilir. Ancak bu doğru davranış ilkelerinin Tanrı’dan / Allah’tan geldiğini insanların kendilerinin bunları akıl edemeyeceğini öne sürmek insanlığı küçümsemek ve insanlığa hakaret etmektir. Filozof Christopher Hitchens’ın dediği gibi bir kadına tekme atmanın kötü, hamile bir kadına tekme atmanın daha da kötü olduğunu akıl etmek için insanın Tanrı tarafından bilinçlendirilmesine ihtiyacı yoktur, insan kendi aklı ile bunu bilebilir. Bildiğini uygulamak ve doğru davranmak başka bir şeydir.
Aksini iddia edenlerin tarih boyunca dünyada zulüm yapan insanların daha ziyade dindar olmayan insanlar olduğuna dair sağlam kanıtlar göstermeleri gerekir. Herkes tanrıya inanmakta veya inanmamakta hürdür. Dindar insanlar iyi ahlaklı olabileceği gibi dindar olmayan insanlar da iyi ahlaklı olabilir. Ancak iyi ahlaklı olmak ve doğru davranmasını bilmek için Tanrı / Allah’ın bilinçlendirmesine ihtiyaç olduğu iddiası insanın en büyük hazinesi olan aklını çalıştırmayarak dini dogmalara inanabildiğini gösteren en güzel örneklerden biridir. William Lane Craig gibi Hıristiyanlık propağandası yapan filozoflar da insanların bu saflığından yararlanarak konferanslarında ahlak kurallarının olmasının tanrının varlığını ispat ettiğini çünkü tanrı olmadan insanların ahlak ve değerler sistemi oluşturamayacağını iddia etmekte. Onu dinleyen koyun sürüsü de bu iddialara inanmakta.
Rasih Bensan 17 Mayıs 2013