- Kategori
- Edebiyat
İNSANLIĞIN YERYÜZÜ GÜNCESİ
Şiir çocuğumun yüzüne masallı gülüşler çizerken bir sabah , boyalı kalemlerle resmettim kuşun tek mavice umudunu yeryüzüne . Özgürlük ... Ve siz hani...Özgürlük diye naralarken yüreğinizi .Ve ben , o henüz açmadığınız gül rengi sabahlar kadar taze...Ya da sulamayı unuttuğunuz o balkon çiçeğinin yazdönümünden kalma heyecanı ile belki kim bilir yine bir kışdönümü güldestesi biriktirirsiniz iki dudağınızın satır arasına diyerek hatıralardan kızıl bir bulut boyadım sol yanımın pas tutmayan güneşine benzer . Başım gözüm üstüne , sözüm nurum üstüne bilerek .
Geceye yüz , güne güz döndüren o masum , hayal pelerinli çocuk... Hani yine böyle bir kışta açmıştı ya ellerini göğe . Ve ilk yağmur damlası akar gibi saçlarından tenine... Gözlerinin deryasına akarken baharla beraber fırtına gibi umman bir andan yeryüzüne . Kirpiklerinin gölgesi düşmüş yüzünün izdüşümüne . Herhangi bir coğrafyanın kara suları ile sulanmış haykırışların . Gökten inmesi beklenen meleksi sarılışların... Ve yine kendi ayazında titreyişi insanın .
Kopacak fırtına öncesi dinginlik kadar kısa , belki de bir ömür güncesi kadar bilinmez . Yollarından gelip geçtiğin sokakların yürek taşlarına bastıkça sarsılacak insan yanların . İşte o zaman başlayacak gündoğumundan bile önce yeniden doğuş sancıların.