​ İnternetin Tek Rakibi Televizyon / İnternet / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '08

 
Kategori
İnternet
 

İnternetin Tek Rakibi Televizyon

“ABD'de yapılan bir araştırmada, 2008 yılında internetin en çok başvurulan haber alma kaynakları sıralamasında ilk kez gazeteleri geçtiği ve televizyonun ardından 2. kaynak olduğu ortaya çıktı.”

http://www.cnnturk.com/2008/bilim.teknoloji/teknoloji/12/25/internetin.tek.rakibi.televizyon/506271.0/index.html

Bunun böyle olacağı, türk medyası tarafından önceden düşünülmüş ve internet reklam gelirlerinin 2008’de gazete reklam gelirlerini Türkiye’de geçeceği kestirilmişti.

Beklenen oldu.

Ancak, yazılı basının hataları onlarca kitap konusu oldu ama internet gazeteciliği de onlarca hata içinde ve bu konu henüz pek araştırılmadı.

Bu vesileyle, Türk internet medyasını biraz eleştirmek isterim:

Öncelikle, internet medyası haber kaynağı olarak, hızının ve doğrudanlığının getirdiği denli, matbuattan daha verimli değil. Aynı gazetenin internet nüshasını ve matbu nüshasını yanyana koyduğunuzda, matbu nüshada daha çok haber bulabiliyorsunuz. Bunun temel nedeni, ikisinin editörlerinin farklı kişiler olması olsa gerek.

Matbu ve internetsel basın ortak bir hatada buluşuyorlar: Nasıl ki matbu bir gazetede en önemli haberler çoğunluk kısa ve yan sütunlara sığıştırılan yerlerde oluyorsa, internet basınında da en önemli haberler 1-2 dakika görünüp kaybolabiliyor, hatta silinebiliyor ama ‘flaş flaş flaş’ diye, olmadık haberler saatlarca ilk sayfada duruyor.

Magazin konusu internet basınında abartılmış durumda: Magazin, güncel, yaşam, kültür-sanat, spor, vd başlıklarda toplamda asıl haber sayısı denli magazin haber olabiliyor ki matbu basında bir gazete böyle yapsa satamazdı.

İnternet basınında da, bu sefer yer doldurma kaygısı denemeyecek biçimde, belki 3 aylık haberler anasayfaya konabiliyor.

3. sayfa haberleri, internet medyasında kendisine matbu basından bile daha çok yer buluyor. İşin ilginci, en çok tıklanmada başlarda yer almıyorlar da...

İnternette 1 kullanıcının 1 sayfada ortalama kalma süresinin 4 saniye olduğunun saptandığı düşünülürse, artık kimse bir şey okumuyor demektir. Ortalama eğitimli bir internet kullanıcısı, o sürede haberin başlığını bile okuyamaz.

İnternetsel ve matbu basın bir konuda ortak: Dış haberlerde sıfıra yakın performans gösteriyorlar. İnternet basını, buna bilim ve teknoloji sayfasını da ekledi. Orada bile 3 aylık haberler o gün konabiliyor.

Televizyon haber kanallarının internet siteleriyse daha da abartılı. Çok önemli bir haberi o gün koymuyorlar, aradan 3 gün geçip iş dallanıp budaklanınca, ilk günmüş gibi haber yapıyorlar.

30 fotoğraftan oluşan bir dizide, 1. fotoğraf 100.000, 30. fotoğraf 10.000 tıklanmış olabiliyor. Bu da, internet basınında görselliğin önem kazandığı konusunda tersine bir gösterge. İzleyici fotoğraflara bile 5 dakika sürekli bakamıyor.

Eğer birileri tüketim toplumu yaratmak istedilerse, bunu bu okurla yaratamamış durumdalar demektir. Böyle bir insana reklam da izlettiremezsiniz, televizyon da ki zaten öyle oluyor. Eskiden televizyonlar günde 12 saat açık olurdu, şimdi 1-2 saat açık, araştırmalar öyle söylüyor.

Sonuç:

1 habere 1 paragraf yeter. Çeviri zaten iki medyaya da artık anında hazır geliyor. Yapılan yalnızca ‘kes-yapıştır’. O zaman editörlerin saatta 1.000 sayfa tarayabilen ve kritik sözcükleri anında ayırsayıp yayına alabilen kişilerden oluşması gerek.

Tabii, amaç eğer haber vermekse...

 
Toplam blog
: 2216
: 514
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..