- Kategori
- Şiir
İpek böceğine sesleniş

Bir sessiz çıtırdayış; sonsuz bir iştahla büyüyüp gitmek ve bana kravat sana şal olacak ipeği vermek
İPEK BÖCEĞİNE SESLENİŞ….
Bir kuzu yumaklığı,
Bir emel..
Avuç içinde, kar topu gibi beyaz;
Sevdalı sabrının mı, ettiğin bu naz .?
Baharda, bir iğne başı kadardın..
Kıpırdayan Sen:
Gül rengi kollarda şal;
O âhunun boynunda, al-alsın bu yaz..
Seni yemyeşil yastıklarda besledim;
Uykusuz…
Sütteki ana gibi uyanık, dinledim her sesini;
Aç-susuz…
Gülen yüzünü bekledim..
Büyüdün, bir parmak çocuk oldun;
Hâlim nice diye, hep soruyordun..
Kaçıp, gidip bir kuytuya siniyordun..
Seni; ben, hep ben bekledim…
O sabah, çığlığınla kalktım rüyamdan;
Sana koştum kuzucuğum..
Yoktun ..
Neden ?
Neden , kendini bin zahmetle
O akça eve soktun ?...
Öpüşlerim Sende kalsın,
Diyemem ..
Bilirim , taşırsın tutkun güzellere..
Sevdam o parlak dilinle dokunmuş..
Özlemimi silemem…….
KOŞ...
Baharda yine gel..
Hasreti sil, çabuklaş…
Öp o pembe tenleri;
Gamzeli omuzlarda ;
Dalgalı göğüslerde dolaş…
Bir iğne başı kadardın..
Büyüdün..Beni unuttun, gittin..
Neydi o edân ?
Ya o naz ?..
Gül rengi kollarda şal;
Kuğu boyunlu o âhuda al alsın bu yaz…
1997