- Kategori
- Şiir
Irağa değil Irak'a

İşte özgürlük masalı...
Ürküttü savaş
O ince tüylerimi
Kan, şarap olmuş
Sanki ayin yapılıyor
Ekmek bulunursa bandırılacak
Zalime düşmüş
Adalet dağıtmak dünyaya
Özgürlük getirecekmiş
Mazlumların mezarına
Ürküttü savaş
O küçücük yavruları
Açlıktan düşünebilirse özgürlüğünü
Ürkmeyecekti belki
Kafasına düşen bombadan
Yardım zannettiği paketler
Patlamasaydı durmadan
Dondurdu kanımı savaş
Televizyonumun karşısında
Sigaramın dumanını düşündüm
Hiç benzemiyordu Irak'taki dumana
Hiç düşünmemiştim naylon poşeti
Özgürleşenlerin başında
Hiç verilmemişti un
Dipçik karşılığında
Kolsuz kalan bir çocuk var ekranda
Bir daha hiç dokunamayacakmış
Kanlı göz yaşlarına
Acılarını dindirmek için bir silah alıp
Sıkamayacakmış kafasına
Oğlum, yavrum, diye
Kayıp çocuğunu arıyor
Kayıplar ülkesinde acılı bir anne
Çocuğun özgür anne
Üzülme hiç boşuna
Hiç düşünür müydü,
Kara elmas'ın kara günler getireceğini?
Hiç aklına gelir miydi,
Puşt’un, ülkesini özgürleştireceği
Ufacık bir mekteplinin.
Titriyordu, içim titriyordu
Özgürlükten titriyordu
Titriyordu içim, içim titriyordu
Titremeyen yerlerime
Lanet savıyordu yüreğim
Titriyordu, içim titriyordu
Özgürlükten titriyordu