​ İş,Yaşam ve Mindfulness / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '19

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

İş,Yaşam ve Mindfulness

Hangi meslek, hangi yaş grubunda olursan ol Mindfulness meditasyonunu düzenli olarak hayatına katmanın senin için yüksek fayda sağlayacağını biliyorum.

Başarı genellikle iş hayatımızda veya özel hayatımızda aşırı başarılı olmakla tanımlanır. İş hayatımızdaki hedeflerimize aşırı odaklandığımızda, ilişkilerimiz zarar görebilir. Aynı şekilde profesyonel gelişim ihtiyaçlarımızı önemsemezsek, çalıştığımız işi veya kendi işimizi riske atabiliriz.

Bizler çoğu zaman daha fazlasını arzuladığımızdan gerçekten neyin önemli olduğunu (ilişkilerimiz, sağlığımız ve yaşama sevincimiz) görme yetimizi kaybediyoruz.

Aşırı iş yükü ve ofis politikaları, bir yandan da bireysel olarak arzu ettiğimiz yaşamı yaşama arzusu, birçok insanın yorgun hissetmesine, depresif olmasına ve uyuşukluğuna yol açabilir. Bu nedenle özel ilişkilerimiz, sağlığımız ve kariyerimiz zarar görebilir.

Evden çalışan insanlar bile nasıl denge kuracaklarını sorgulamaktadır. Bu çalışanlar bile, günün uyku harici her dakikasında çalışıyorlar ve ev işlerini, çocuklarının gereksinimlerini göz ardı ediyorlar.

Diğer bir dengesizlik de özel hayatlarımız gerginken ortaya çıkabilir. Ebeveynlik sorumlulukları, partnerle yaşanan zorluklar hatta yaşlı anne babanın ihtiyaçlarının giderilmesini desteklemek bile stres seviyesinde artmaya neden olabilir. Özel hayatımızdaki gerginlikler iş hayatımızdaki verimliliğimizi düşürebilir, sağlığımızı tehdit edebilir ve iyi ruh halimizi bozabilir.

İş – yaşam dengesi, iş ve kariyer hırslarını bir tarafta, ev, aile, boş zaman ve manevi konuları diğer tarafta dengede tutmak anlamına gelir. Özellikle stresli olanları deneyimleriniz hakkında düşünme ve hissetme şeklinizi değiştirmenize yardımcı olacak zihin-beden temelli bir yaklaşım olan Mindfulness, özellikle iş-yaşam dengesinde zorlanan ve iş stresini yönetemeyen kişiler için fayda sağlar.

MINDFULNESS?

1979 yılında ABD’de Massachusetts Üniversitesinde Dr. Jon Kabat-Zinn tarafından Mindfulness Merkezi kurulmuştur. Budistlerin binlerce yıldır yaptığı meditasyon geleneklerini, bilimsel araştırmalar ile destekleyerek ortaya Mindfulness Stres Azaltma Programını çıkartmıştır.

Mindfulness(Bilinçli Farkındalık), dikkatin bilerek ve isteyerek şimdiki ana yöneltilmesine ve yaşananların yargılanmadan ve oldukları gibi kabul edilmesine dayanan bir farkında olma durumudur.

NEDEN MINDFULNESS?

Stresin gelişmesini ve anlaşılmasını ve Farkındalık ve Şefkatin günlük yaşama nasıl dahil edileceğini ve nasıl dahil edildiğini sağlık ve refahı nasıl geliştirdiğini desteklemektedir.

Stres ve Kaygıyı Azaltır.  Mindfulness, dikkatimizi herhangi bir anda yaşadığımız bir deneyimin bizim arzu ettiğimiz gibi olmasına değil, o an her ne durumda ise o haline odaklanmamız anlamına gelir. Bu durum yaşanan deneyime saplantılı şekilde takılmaktan zihni özgürleştirerek, kaygı ve stres seviyesinde azalma yaşanır.

Kendimizle ve Başkaları ile Olumlu İlişkiler Geliştirir. Kendimize ya da başkalarına karşı deneyimlediğimiz nezaket, şefkat, neşe ve denge niteliklerinin varlığına ya da yokluğuna bakarız. Tavrımızda nezaket vardır ancak özellikle  şefkat meditasyonunda “mutlu olayım, ızdırapsız olayım” gibi ifadeleri sessizce tekrarlayarak kendimize ve başkalarına karşı – yalnızca sevdiklerimize değil, düşmanlarımıza karşı da - ‘pozitif’ duyguları besleriz ve daha sonra bu ifadelerin deneyimimiz üzerinde, zihin-beden içerisinde yankılanmasını gözlemleriz.

Duygusal Esnekliğimizi Arttırır. Zamanla bedensel farkındalığa odaklanmak esnek psikolojik direnç (resiliency) geliştirir, bedendeki ve zihindeki dayanıklılığı arttırır, iyiliği ve esenlik hissini anımsatır. Bu gerçekleştiğinde artık zihnin içeriğiyle daha bariz bir biçimde çalışabiliriz.

Mindfulness geleneksel olarak  kişinin içsel ve dışsal deneyimine yargısızca, açıklıkla ve nezaketle baktığı farkındalık hâli olarak  tanımlanır. Kendinizle ve diğerleriyle bağlantılı olma niteliğini hissettiğiniz kalp merkezli bir farkındalık söz konusudur.

Farkındalık, yargılamadan, şu anda olanların tam olarak farkında olmaktır.

Açık farkındalık: Meditasyon sırasında hareketsiz oturmak, gözlemlemek ve bir andan diğerine deneyimimizde yüzeye çıkan her ne ise ona karşı açık ve mevcut olmaktır. Dikkatin düşünceler, duyumlar, imajlar ve anılar arasındaki akışını algılarız. Bu pratik sayesinde gözlemci olma niteliğini, farkındalığımız içerisinde ortaya çıkan olguların yüzeye çıkışına, gelip geçişine tarafsızca tanık olma kapasitesini geliştiririz. Olanı, olmasını dilediğimiz şekilde değil de olduğu gibi görmek sayesinde iç görü ve bilgelik geliştiririz

Şimdiye Odaklanırız. Zihnimizden günde 60 bin düşünce geçermiş, bunun 10 bini gelecek, 50 bini geçmiş ile ilgilidir. Bilinçli farkındalık içine girmek bilerek ve isteyerek yapılan bir eylemdir. Bilinçli farkındalığımızı geliştirdiğimiz vakit, şu anki gerçeğin ve önümüzdeki seçeneklerin daha çok farkında oluruz, yani farkındalıkla hareket ederiz.

Bilinçli Farkındalık Yargılayıcı Değildir. Bilinçli farkındalık, yaşadığımız deneyime yargılamadan bakabilme becerisini geliştirir.

ARAŞTIRMALAR NE SÖYLÜYOR?

Massachusetts General Hospital ve Harvard Tıp Okulu'ndaki bir nörobilimci olan Sara Lazar , “Meditasyon beynimizi değiştirir mi?” sorusundan yola çıkarak MRI ile yaptığı beyin taraması aracılığıyla meditasyonun uzun süreli uygulayıcılar üzerindeki etkisini araştırdı ve başka bir araştırmada ise yeni başlayan öğrenciler üzerinde sekiz haftalık mindfulness meditasyon programının etkileri  incelendi.

Biliyoruz ki bir alışkanlığı sürekli tekrar edersek bu beyinde bir takım değişikliklere sebep olur. Buna nöroplastisite diyoruz. Yani beynimiz esnektir ve nöronlar deneyimler sayesinde birbirlerini etkileyebilirler.

Araştırma sonuçlarına göre 50 yaşın üzerinde olup uzun süredir meditasyon yapan kişilerin beyinlerindeki yaşla birlikte doğal olarak aşınan bazı yapıların yarı yaşlarındaki kişilerle benzerlik gösterdiği saptandı. Meditasyon bu yapıların doğal aşınımını ya yavaşlattı ya da tersine çevirdi.

Meditasyon yapmaya yeni başlayanlar üzerinde yapılan araştırmada, sadece 8 hafta süresince günde 30-40 dakika meditasyon yapmanın beynin esenlikle ilişkili yapılarında belirgin pozitif değişimler meydana getirdiği görüldü. Beynin pozitif yönde etkilenen bölümleri öğrenme, duygusal regülasyon, hafıza ile ilişkili olanlar ve karar vermeyle ilişkili kognitif fonksiyonlar

Enteresan bir şekilde, mindfulness pratikleri bazı yapılardaki gri madde yoğunluğunun artmasını, bazılarında ise azalmasını destekledi. Örneğin bedenimizin tehdit algılama sistemi olarak bilinen amigdalada – amigdalanın büyümesi stres artışıyla ilişkili – 8 haftalık meditasyon programının sonunda amigdalanın ebadı küçüldü. Bunun tam tersi olarak  da duygu regülasyonuyla ilişkili hipokampusta gri madde yoğunluğu arttı.

Önemli bir not: araştırma gösterdi ki, katılımcılar  araştırma sırasında yaşam tarzlarında dikkate değer başka bir değişiklik yapmamalarına rağmen bu pozitif değişimler meydana geldi. Beslenme düzenleri, iş durumları, aile hayatları, egzersiz alışkanlıkları  aynı kaldı ancak yine de katılımcılar  kendileriyle ve başkalarıyla ilişkilerinde belirgin bir iyileşme olduğunu belirttiler. Başka bir deyişle, hayatları stresli olmaya devam etse de kendilerini daha iyi hissettiler

Başka bir araştırmada, bilim insanları bunun tam tersinin de doğru olduğunu kanıtladı; yoğun stresli olaylar yaşayan ya da düşük stresli ortamlara uzun süre maruz  kalan insanlar güvenli ve iyi bir çevreye döndüklerinde dahi  sinir sistemlerinin yapısında meydana gelen negatif değişiklikler aynı kaldı. Sonuç olarak  stresli olmayan ortamlarda dahi stresi  yaşamaya devam ettiler.

Bu araştırmadaki tezat, mindfulness pratiğinin benzersiz ve harika  faydalarına işaret eder. Meditasyon içe dönme ve zor, ızdıraplı, ezici farkındalık hâlleri içinde dinginlik bulabilme kapasitesini geliştirir.  Uygulama, sinir sistemlerimizin stresli deneyimlerle ilişkili bölümlerindeki aktivitenin ayarını düşürmeye yardımcı olur.

Zamanla bu yapıların aktivitesindeki azalma onların zayıflamasına neden olur. Bu ayar düşürme, günlük meditasyon pratiği aracılığıyla tekrarlandığında ve sürdürüldüğünde sinir sistemlerimizi yeniden şekillendirme ve bedenimizle zihnimize esenliği geri getirme kapasitesine sahiptir.

Mindfulness, farkındalığın kendisi dönüştürücüdür. Bedensel deneyimimizin akışına bakmak anında deneyimimizde bir değişim meydana getirir. Uyuşmuş hisseden beden parçalarına bakmak duyumları geri getirir. Kaslardaki gerginliğe bakmak kasları rahatlatır. Rahatsızlık hissine bakmak rahatlığı geri getirir. İç dünyamızı mevcudiyetle ve nezaketle araştırmak beden-zihnimizle ilişkimizi değiştirmeye başlayabilir. Bu yeni oluş (being) hâli sinir sistemimizdeki değişimlerle de desteklenecektir.

Dengeli iş gününü sağlıklı egzersizlerle birleştirmeniz iş ve özel hayatınızdaki haz ve tatmininizi artıracaktır. Çok sıklıkla, var olduğunu bile unuttuğunuz enerji ve aşkınızı yenilenmiş bir şekilde bulacaksınız! Aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşacağınız birçok harika hikâyeleriniz olacak.

 

Ebru Şener; Mindfulness Koçu, ThetaHealing® Bilinçaltı Eğitmeni

www.ebrusener.comhttps://www.ebrusener.com/mindfulness-kocluk

 
Toplam blog
: 6
: 326
Kayıt tarihi
: 02.08.18
 
 

Her kadın bir markadır, kendiniz ile aranızdaki en büyük engeli fark edip dönüştürmeniz için spir..