- Kategori
- Şiir
İş yolu

Geri geri giden ayaklarımın üstüne
Akşamdan kalma ağrılı başımla dikildim yine
Kıştan çıkamamış puslu mayıs sabahında
İşe gitme mecburiyetinde küfürlü bakışlarım
Mesainin m si gibi sarkmış dudaklarım
................................................................
Akları uç vermiş aynada sakallarım
Yağmurun mu, akşamın mı bu suratım
Mesul arayan çatık günaydınlarım
...................................................................
Akşam saltanatının şehzadesinin koynundan
Misleri karışmış sultanımın mavilerinde kırpışan
Kapı aralığındaki mahmurlu kirpiklere
İnerken düşercesine el sallayıp biçare
Vurdum bizim evden işe giden merdivenlere
.................................................................
İlk sarıldığım arkadaş yaran iki melun
Direksiyonun ve sabah radyosunun
İşkence gibi uzayan, hain yoldaşlığıyla
Ardında umutlar ve prangalı ucunun
Düştüm yine sabah ıstırabı yola
.........................................................
Yol lanetli ucu mahkumiyetim
Hava puslu radyo isyan cam kapalı
Kimseler duymadı küfür ettim
Dünden az ama işkencenin adı Salı
........................................................
Zaten akşam yine çok içtim
Sekiz yıl oldu o yola öfke saçalı
Sekiz yıl önceydi bu yolu seçtim
Artık akşamlar rakı, sabahı façalı
......................................................
Oysa akşam ne mutlu bayram yeri
Ucunda evim olan yolun tersi
Ama arkadaş nefret ettim
Ben bu işten yoluna tüküreyim.
05.05.2011