- Kategori
- Futbol
İşi bilmeyen antrenörler!!!

Fenerbahçe bu ülke medyası için gerçekten önemli bir yere sahip. Aldıkları, sattıkları, antrenörleri, başkanları sürekli bir gündem maddesi. Tarihi boyunca bir sürü tanınmış oyuncular ve antrenörler Fenerbahçe sayesinde ülkemize gelip boy gösterdiler. Küçüklüğümden beri tuttuğum ve takip ettiğim takımın mazisine baktığımda gelen antrenör sayısının standartların çok üstünde olduğunu görmekteyim.
Size Fenerbahçenin başına geçip ülkemizde arkasına teneke bağlanarak yollanan "işi bilmeyen" bir kaç isim yazacağım.
1-GUUS HİDDİNK:1990-1991 yılları arasında kısa bir süreliğine takımın başına gelen ünlü hoca sadece bir kaç ay sonunda ülkesine yollandı kariyerine bakıldığında ise 1983-90 yılları arasında PSV Eindovhen da yaşadığı şampiyonluklar 91-94 arası Valencia, 95-98 Hollanda Milli Takımı , 1 yıl Real Madrid , 1 yıl Real Betis 2000-2002 arası futbolu yeni öğrenmeye çalışan Korelilerin milli takımlarında çalışıp Dünya 4., 4 yıl arka arkaya yeniden PSV Eindhoven ve Avustralya Milli Takımı ve şu an Rusya Milli Takımı.
2-JOSEPH VENGLOS:Çekoslavakyanın yetiştirmiş olduğu en önemli futbol adamlarından biri olmakla beraber şu an Avrupa Futbol Antrenörleri Birliği başkanlığını yürütmekte, 1978-82 yılları arasında meşhur Çekoslavakya efsanesinin başındaki teknik adam ayrıca Aston Villa ve Celtic takımlarında çalışmıştır.
3-JOACHİM LÖW:1994 yılından 98 yılına kadar Stuttgartta çalışıp bu takıma UEFA kupasını kazandıran Löw şu Almanya Milli Takımının başındadır.
4-CHİRSTOPH DAUM:1991-92 yılları arasında Stuttgartta çalışıp Bundes Liga şampiyonluğu yaşamıştır, ülkemizde Beşiktaş takımında 2 dönem çalışan Alman Hoca 1 şampiyonluk kazanmıştır, Avusturia Wien takımında da Fenerbahçe'ye gelmeden evvel şampiyonluk yaşamış hoca şu anda çalıştırdığı Köln'ü yeniden 1.lige çıkartmıştır.
5-MUSTAFA DENİZLİ:Galatasaray'a ve Türk Futboluna ilk büyük başarıyı kazandıran ve Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupasında yarı final oynatan Denizli Türk Milli takımına EURO 2000 de ceyrek final oynatmış ayrıca Fenerbahçe'yi tarihinde şampiyon yapan ilk ve tek yerli hoca olmuştur.
Bu ve bunun gibi bir sürü isim, binbir olayla takımın başına geçirtilip sonra bir şekilde işi bilmediği yada yönetemediği gibi bahanelerle kulüpten ayrılmak zorunda kalmıştır.Yukardaki örnekler veya diğer ayrılan isimlerin hepsinin doğru seçimler olduğunu asla iddia etmiyorum, ancak hepsinin ayrılış biçimlerinin aynı olmasının altında yatan nedenin sadece Fenerbahçe'nin sorunu olmadığını düşünüyorum.
Günümüze geldiğimizde ortada Zicoyla ilgili eleştiriler had safhaya ulaşmış durumda.Bir ay önce omuzlarda taşınan Sevilla ve Chelsea maçlarından sonra adını Milanla, Chelsea ile anan medyamız şimdi lig bitiminden sonra suçlu ilan edip ortaya atıyor.Bazı şeylerin bu kadar kolay olmadığını düşünüyorum Avrupada destan yazarken Zico Milana 1 ay sonra Fenerin hocası değil yazılarını aynı gazeteden okumak ve malesefki bunu daha önceki sezonlarda da yaşadığımızı düşünüp işin nerelere gelebilceğini tahmin etmek çok sıkıntı verici bir durum.
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım geçen yıl Zicoyla anlaşıldığı için gelen tepkilere şöyle yanıt vermişti."Capelloyu da getirirdim ama 2 beraberlik sonrası adamı ülkeden, takımdan soğutup bize 20 milyon doların üstünde tazminat ödetebilicek bir basına sahibiz".
Acı ama bir o kadarda doğru bir açıklamaydı. Real Madrid'in hocasını Beşiktaşın başına geçtikten sonra futbolu bilmemekle eleştiren hatta kasaplara benziyor diye dalga gecen zihniyet, Capelloyuda 2 beraberlikten sonra işi bilmiyor diye aşağılıcak olmaktan inanın hiç ama hiç çekinmeyecektir.
M.United takımının menajeri Alex Ferguson 22 yıldır görevinin başındayken Arsenal Menajeri Arsen Wenger 12 yıldır görev yapmaktadır.Bizde Galatasaray da 4 yıl süren Fatih Terim Beşiktaş ta 16 sene önce 3 yıl süren Gordon Milne ve 2 sene evvelki Fenerbahçe de 3 yıl süren Daum dönemi dışında böyle bir istikrar hatırlıyor musunuz?
Eleştiri mantıklı çözümler üreten ve ahlaklı olmak kaydıyla yapılır.Hiç kimse eleştirilmeyecek kadar kusursuz değildir ama hiç kimse dalga geçilicek mesleğini bilmediği iddaa edilicek kadar gurusuz da değildir.Artık antrenörlerin üzerindeki bu baskıyı kaldırmalı en azından dozajını iyi bilmeliyiz ölçüsüz eleştiri hem kulüplere istikrarsızlık hemde bununla bağlantılı olarakda özellikle Avrupada yapılan mücadelelerde hüsran getirmekte.
3 yıllık mukavele imzalatıp sonra ülkesine yollamak için bin dereden su getirdiğimiz , sözleşmelerindeki tazminat maddelerini ödememek için mahkemelere düşmek , işin maddi kısmını geçin dünyaca ünlü bu isimleri kaçarcasına ülkeden yollamak dış dünyadaki imajımızıda fazlasıyla bozmaktadır.