- Kategori
- Haber
Isınan dünyaya bilimsel çözüm teorileri

www.milliyet.com.tr de "Dünya'yı Kurtaracak Altı Proje" manşetli habere baktınız mı? Bilimsel olarak belirtilen projeler ütopik gibi görülüyor. Ama benim bildiğim bilimsellik ayağı yere basan araştırmalarla yapılabilirliği olan projelerdir. Demek ki bilimsel projeler günümüzde felsefe kaynağını önemseyen, önce düşünüp sonra gerçekleşebilirliğinin araştırılmasını deneyleyen durumu ile filozofik yönü öne çıkarmaktadır.
Biz bu yönünü bir tarafa bırakıp önerilen projelere yakından bakalım. "Karbon emisyonlarının azaltılması için yapılan anlaşmalar, kirliliği önleme konusunda bir işe yaramadı." Devletleri yöneten politikacılar anlaşamayınca bilim adamları kolları sıvamış; muhtelif ülkelerden birçok üniversite ve enstitü bölümünün bilim adamları "Gökyüzünün ve denizlerin doğasını değiştirecek araştırmalar üzerine yoğunlaştılar."
TEMPO'dan alıntılanmış bu haberde önerilen projelerin uygulanabilirliği ve başarı ne olur, önceden bilinmez ! "Londra Bilimler Müzesi'nde açılan 'yosunlar Dünyayı Kurtarabilir mi?' " Sergisi, "İleri teknoloji projelerine odaklanıyor." Bunlardan öne çıkanlar:
1) Sentetik ağaçlar projesi; "Bu ağaçlar büyümüyor, çiçek vermiyor ama karbondioksiti emiyorlar." Columbiya Üniversitesi'nden Klaus Lackner'in önerdiği ağaçlardan bir tanesi, bir yılda 90 bin ton karbondioksit emilimi yapıyormuş. "Bu da 15 bin aracın yaydığı korbondioksite eşit" bu miktar karbondioksiti binlerce ağaç emebilir ama ağaç tepe çatısı ve cinsi çok önemlidir. Doğal ormanların korunması zenginleştirilmesi daha mı pahalıya mal oluyor. Bu yönüyle karşılaştırılması gereken proje. Ancak Lackner'in Projesi başka önerilerde sunmakta, emilimle toplanan karbondioksidin yer altına depolanması.
2)Sülfür Örtüleri Projesi; yanardağ patlamaları sonucu salıverilen sülfür bulutlarının güneş ışınlarının dünya'ya ulaşmadan tutulması işlemini içeriyor. Prof. Paul Crutzen'in önerisi olan bu Proje ile salınacak sülfür bulutları biyosferdeki mevcut dengeyi bozacak olduğu gibi hazır tabii florayı da tehdit edecektir. Bunu filitresiz termik santrallerin sınırlı, cüzzi sülfür salınımının çevre orman tahribi ve hava kirliliğinde görmekteyiz.
3)Bulut Kalkanı Projesi; "Colorado Uluslararası Atmosfer Araştırmaları Merkezinden", Jhon Latham ve Edinburg Üniversitesi'nden Stephan Salter'in geliştirdikleri projede bulut miktarının %4 artırılması suretiyle Dünya'yı güneşin radyoaktif ışınlarından koruyacağı tezine dayanıyor. "Plan karbondioksit salınımını aza indirecek en ucuz projelerden biri ve bilgisayar simülasyonları sonuç verirse, beş yıl içinde deneme aşamasına geçilecek." Ancak Latham bu uygulamanın hava değişimi yapabileceğini söylemektedir. Aslında ısınan dünyada zaten okyanus ve denizlerden artacak buharlaşma aynı oranda veya daha fazla olmayacak mı ? Bu ısınan dunyanın buharlaşma da ki artış oranının da araştırılması gerekir.
4) Uzay Aynaları Projesi; Dünya'ya ulaşan güneş ışınlarındaki radyasyon miktarının azaltılmasına yönelik proje ile uzaya kurulacak, ince alüminyum tellerden oluşacak dev aynalar yerleştirmek. "Projenin fikir babası, California Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarları'ndan, fizikçi Lowel Wood." Bu projenin maliyeti yüksek görülmektedir. Diğer projelere göre proje tesisi sonucunda en kolay uygulaması olan bir yöntem olabilir ama gökyüzünü böyle berrak mavi görebilecekmiyiz.
5) Deniz Ormanları Projesi; En doğal proje bu olsa gerek, yan zararlarının önlenmesi ile uygulama şansı en kolay ve doğal olan. "Plaktonlar ve yosunlar okyanusların meraları. Karbondioksiti emiyor, ölüyor sonra da emdikleri karbondioksitle birlikte deniz dibine iniyorlar." Bu tip deniz dibi yeşil ortamı genişletmek için demir gübreler kullanmak gerektiği bunu halen de lokal projelerde uygulamaya devam edenler olduğu belirtilmektedir. Ancak bu yöntemle geliştirilecek projelerin atmosfere etkisinin yeterli olmayacağı ileri sürülmaktedir. Denizlerdeki demir mineral dengesinin bozulmasının da yan etkilerinin sonucunun ne olabileceği de meçhul gözükmektedir. Bunun denizdibi habitatlarını etkilemesinin dolaylı etkileriyle besin kaynağı yönüyle de incelenmelidir.
6) Okyanus Pompaları Projesi; İngiliz Bilim Müzesi Başkanı, James Loverlock, Okyanus üzerine döşenecek boru ağları ile salınacak soğuk suyun yosun gelişimini artırarak yeşil floranın deniz dibinde çoğalarak karbondioksit emilimini artırmak amacı taşıyor. Ancak bu proje korunması ve maliyeti çok pahalı olmakla beraber. Fiziki dayanıklılığı da önemli bir sorun olmalıdır.
Bu projelere kafa yoran bilim adamları çalışadursun, Mevcut, kolay ve hertürlü faydası uygulama aşamasında da görülebilecek önlemlere niçin gerekli önem verilmiyor ! Bunun da sosyolojik olarak araştırılması gerekmektedir.
Dünya'yı korumak, bu dünyadakilerin harhalde birinci görevidir.
nariçi. 22.10.07
Haber ve Foto:
http://www.milliyet.com.tr/2007/10/21/son/songal301.asp