​ İslam, Kızgın Çöl Kumlarından fışkıran Kadınların Devrimidir / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '12

 
Kategori
İnançlar
 

İslam, Kızgın Çöl Kumlarından fışkıran Kadınların Devrimidir

İslam, Kızgın Çöl Kumlarından fışkıran Kadınların Devrimidir
 

Evet, başlığın kışkırtıcı olduğunu biliyorum ama bu kesinlikle doğru bir tanımlamadır. Geleneksel İslami inanış ve geleneksel İslam dili kadını adam yerine koymaz, cenneti ayaklarının altına alarak kandırdığı kadını babaların paspası yapar. 

Daha önce yazdığım yazılarda belirttiğim gibi Allah kadına öyle büyük önem vemiştir ki NİSA (Kadınlar) diye bir sure indirmiş ve bu sureyi daha sonra 4. sıraya aldırtmıştır. 

Çünkü elbette Rabbimiz bu inanışın kadınların çabalarıyla yükseleceğini kadın emeğiyle biryerlere geleceğini biliyordu. Bunu sulta sahipleride biliyordu, sultalarını güçlü kılmak için kadını cahil bıraktıracak her yalan hadisi uydurtturmuşlar ve inancı adaletin sağlanması için değil güçlerini sağlamlaştırmak için kullandılar. Bunu yapabilmeleri kadını susturmalarına ve onu köleleştirmelerine bağlıydı. Aradıkları şansı satılmış din adamları ve yalan hadis üreticilerle buldular.

İslam inancını omuzlarında taşıyan ve Mekke ve Medine'de devrim yapan gücün arkasında kadınlar vardı. Mekke devriminin arkasında Hz. Hatice, ilk şehit kanı kızgın çöl kumlarını soğutan Hz. Sümeyye gibi isimlerin verdiği olağan üstü destek Medine'de ise Ümmü Süleym, Afra ve daha niceleri.

Ümmü Süleym ise inanılmaz bir dava kadınıdır. Davanın omuzuna bıraktığı yükü tatlı bir yük olarak kabul etmiş ve sonuna kadar bir Barış projesi olan İslam'a desteğini vermekten çekinmemiştir. 

Kocası inancı retetmiş ve karısını çocuklarını terk etmiştir. Kocası terki diyar etmiş ve çölde haydutlar tarafından soyularak öldürülünce Ümmü Süleym dul kalmıştır. Ebu Talha, çok zengin bir Medineli olarak istediği güzelle evlenebilecekken iki çocuklu Ümmü Süleym'le evlenmek istemiş, Ümmü Süleym'de redetmiştir. Ebu Talha bu red edişi Ebu Talha naz ve mehir arttırması için yapılan bir taktik sanmış ve aldığı cevap onu şaşırtmıştır. "Sen puta tapıyorsun ben İslama ve tek bir Allaha tapıyorum" deyince gece boyunca düşünüp Müslüman olan Ebu Talha sonunda Ummü Süleym'le tarihte eşi benzeri bulunmayan bir evlilik yapar. Bu evlilik Ebu Talha'yı Vahiyle inşa eder.

Ebu Talha, karısı Ummü Süleym'in cömert ve paylaşımcı tutumlarının ayet gereği önce başkalarını düşünmek olgusunu en uçlarda yaşamaları sonucunda Allah'tan onları kasteden ayet bile inmiştir. Fakirlere durmadan ellerinde avuçlarında ne varsa paylaşan bu insanlar kendileri zor durumda iken bile başkalarının düşünmüşler, hele kendi evlatları açken başkalarının çocuklarını düşünmek gibi tarihte eşi benzeri az görülen bir çaba ve dava adamlığı örneği sergilemişlerdir. 

Hayatlarında en ilginç ayrıntı Ummu Seleme'nin ne çeşit bir dava kadını olduğunu bize anlatıyor. Bu çeşit bir yaklaşımı Hz Fatma'nın hayatından bildiğim olay şöyle gelişir. Ebu Talha, uzak bir şehirde çalışmaya gider, o yokken küçük oğlu ölür, habersizdir ve öldüğü gün eve gelir. Karısına oğlunun durumunu sorar, Ummu Süleym " O eski halinden çok daha iyi şimdi dinleniyor" der. Kocası yemeğini yer, oğlunu uyuduğunu ve iyi olduğunu sanır, Ebu Talha eşiyle birlikte olmak ister, Ummü Süleym bunu red etmez ve Ebu Talha, sabahleyin uyandıklarında oğlunu görmek ve uyandırmak ister, Ummu Süleym oğlunun odasına gitmeden önce Ebu Talhaya şöyle der; " Bir komşun sana emanet verse ve onu geri almak isterse ne yaparsın?" diye sorar. Ebu Talha "Elbette emaneti gerir veririm" der. Bunu duyan Ummü Süleym "Allah Emanetini geri aldı bilesin der". Bu duruma ağlayarak içerleyen Ebu Talha olanları ve eşinin tavrını Peygambere şikayet eder, Hz. Peygamber Ummu Süleym'in tavrını ve ölüme, hayata, Allaha ve İslama yaklaşımına övgüde bulunur.

İşte böyle kadınların omuzlarında yüceldi bu din. Yazıklar olsun kadınları necis ve pis sayan ve bunu kadına inandıran zihniyete, yazıklar olsun kendi analarının cinsiyetinin zorluklarını necasetten sayan bakış açısına.

Ummü Süleym'ler Ebu Talhaları, Hz. Fatmalar Hasan ve Hüseyin gibileri, Sümeyyeler Ammarları, Haticeler Muhammedlerin davalarına omuz vermeseydi asla ama asla şu durumda bulunmazdık. 

Nisa (Kadınlar) suresi işte bu yüzden, bu kötüyü ve kötülüğü devirmeye yemin etmiş dava ehli  kadınların gücüne atıf olarak 4. Sure olmuştur. Düşünmeyen sorgulamayan okuyup okuyup birbirinin suratına üfleyen ümmete saygıyla duyrulur.

Bizlere Fransız kadın kahraman Jeand'ark'ı örnek gösteren zihniyete sesleniyorum, hangi Avrupalı kadın Ummü Süleym'in yüzde biri olabilir?

Not: Türkiye'yi il il gezip de her ilde bir Sahabenin hayatını anlatan Muhammed Emin Yıldırım bu konuda inanılmaz bir katkı sağlayarak insanımızın aydınlatılmasına ön ayak olmaktadır. Sizin ilinize geldiğinde mutlaka gidip onu dinlemenizi tavsiye ederim.

 
Toplam blog
: 722
: 3757
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..