- Kategori
- Dünya
İsrail'de Falaşa ırkçılığı

Falaşalar, Etyopya kökenli Musevi’ler.
http://en.wikipedia.org/wiki/Beta_Israel
Yakın geçmişte o Falaşalar, bölgelerinde savaş olduğu için İsrail’e göç ettiler.
İsrail’de ırkçı uygulamalarla karşılaşmışlar:
“İsrail'deki Etiyopya asıllı Yahudilere karşı ‘ırkçı uygulamalar’ı protesto eden binlerce kişi, başkent Tel Aviv'de gösteri yaptı. İsrail polisi, gösteriye ses bombası ve gazla müdahale etti. Olaylarda 68 kişi yaralandı.
...
Netanyahu, Etiyopya asıllı bir İsrail askerinin polis tarafından dövülme görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından yaşanan protesto gösterileriyle ilgili yazılı açıklama yaptı.”
http://www.aljazeera.com.tr/haber/israilde-irkciliga-karsi-ofke-buyuyor
İronik olan durum, yine bir Musevi’nin öldürdüğü, eski İsrail başbakanının adını taşıyan bir meydanda bunların olması.
Museviler, 6 milyon kişilerini ırkçılık nedeniyle toplama kampında yitirmelerine karşın, anayasalarında ırkçı ve şeriatçı olabildiler.
Museviler, beyaz tenli Eşkenaz’ların esmer tenli Sefread’ları sürekli aşağıladığı bir ülke.
O nedenle, Seferad kökenli Türkiye Musevileri’nden 50 bin kişi İsrail’e gidip geri dönmüştü.
ABD’de zenci Museviler var. İsrail uzun süre onları da yok saydı.
Tuhaf olan durum şu:
Dominant Eşkenazlar sonradan Musevi olma. 9. Yüzyıl’da Hristiyan Bizans ile Müslüman Arap arasında kalan, Türk kökenli Hazarlar, Musevilik’i seçmiş. Bunlar, onların büyüktorunları.
Yine o dönemde Musevi olan Türk kökenli Karaimler ise, kendilerini Musevi saymıyorlar, çünkü dinleri melez / senkretik.
Bugün İsrail’de geçerli olan şeriat ise, yine sonradan icat Kabalacılık ağırlıklı bir sonradan gelme gelenek.
Sonuç:
Tek tanrılı dinlerin anlamsızlığı...