​ İstanbul'dan bugünün manzaraları / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

İstanbul'dan bugünün manzaraları

İstanbul'dan bugünün manzaraları
 

1 Mayıs hengamesinden sonra; bugün yağışlı, kapalı bir hava var İstanbul'da. Sanki felaket öncesi sessizlik gibi de sessiz, sakin. Seçim'in 24 Haziran'da yapılması için başvurulmuş. Biraz daha rahat sanki şimdi her şey. Yoksa zaman mı kazanılıyor, bu da düşünceler içinde. Ama ben bugün seçimden, bu kriz ortamından bahsetmeyeceğim. Onları zamana bırakıyorum, en azından bugünlük.

Bugün yağmurlu olan bahar gününden bahsedeyim biraz sizlere. Hele de şehir İstanbul ise söz edilebilecek o kadar şey vardır ki. Uçsuz bucaksız denizi getirin gözlerinizin önüne, o masmavi olan deniz kimbilir hangi renge bürünmüştür! Ne kadar üşüyordur. Yağmur damlaları ile dalgalanıyor, coşuyordur. Şuan görmek isterdim denizin o çocuksu halini. Eminönü oldukça kalabalıktır; yağmur, kar, kış anlamaz Eminönü... Her mevsim tıklım tıklımdır Mısır Çarşısı. Turistlerin en çok uğrak yeri. Biraz daha üstlere çıkalım; işte her tarihi ve sarnıçları saklayan Sultanahmet. Biraz durgundur, çehresi hüzünlüdür, malum yağışlı ve soğuk bir hava. Ama ona rağmen hareketlidir. Şuan oralardan Çapa'ya kadar metro ile gitmekte olduğunuzu düşünün ve hatta biraz romantik olsun elinizde de fotoğraf makinası. Hiç denediniz mi normal yolda giderken metro'da ya da herhangi bir vasıtada, insanları fotoğraflamayı, ya da herhangi bir güzel manzarayı? İşte şimdi de hayalinizde yaşayın. Biraz otantik bir hava yaratın içinizde. Ben bunu kelimelerimle yapmaya çalıştırıyorum sizlere, biliyor musunuz bu bile keyifli. Hafif yağmur damlalarıyla ürperen vücutlar, yazlık swit-shirt'lerle çıkmış üşümek bilmeyen biraz da yaşları itibariyle kendini göstermeyi amaçlayan on sekizinde kızlar... Tedbirini almış olan bir annenin küçücük oğluna mont giydirme savaşı... Belli bir süre için iş yerinden ayrılmış ve başka bir işi için koşuşturmakta olan, elinde çantasıyla orta yaşlı ama yakışıklı bir adam... Bunların hepsine de şu gün rastlamak mümkün.

Birde Üsküdar yakasına gelelim. Köprü geçildi, bu havada trafiğin de yoğun olduğunu düşünürsek -ki zaten İstanbul'da her daim trafik var, bir de yağışta felç olan akmayan o sonsuz yolculuk- zar zor bir iki saatte geçildi diyelim Üsküdar'a. Hemen yüzünüze çarpan bir deniz havası. Bir anda sarar bedeninizi. Kızgındır da, çünkü yağmur yağmaktadır. Koskoca ihtişamı ile Sözbir Hoteli... Çoğu insan bu hoteli bilmezdi aslında; ne zamanki Kurtlar Vadisi başladı insanlar da onunla birlikte öğrendiler bu büyük hoteli. Bir bakıma reklam oldu hani. Kuzguncuk'un o küçük bir köy edası yaratan hali, o dar sokakları, yağmurdan ıslanmış ve kahvelere kaçışmış olan erkekler... Yani insan kalabalığı. Ufacık sahili'nde geç aşıklar... Fethipaşa Korusu'na çıkmaya çalışan bu soğuk havaya aldırış etmeyen iki sevgili...

İstanbul yağışlı, İstanbul soğuk. Ama İstanbul görüyorsunuz ya ne olursa olsun yine canlı. Yine insanla dolu. Hınça hınç dolu olan bu koca şehir.
Ümraniye'nin o biraz da avamsı görünüşü, o yeni yeni yerleşmelere açık olan ama şuan ıslak olan yerleri. Belki satış yaparım diye bekleyen havanın da böyle olması ile kimsenin dükkana gelmeyecek olmasına üzülen küçük esnafı ile yaşamak için, tutunmak için çabalayan bu insanlar... Bu soğuk ve yağışlı günün o tüm havasını ciğerlerine çekmiş olan insanlar.
Taksim de tahminimce kalabalıktır. Yerleri ıslak. Bir romantik hava eser şimdi orda tramvay'ın baştan aşağı süzülerek inişiyle. Hep farklı gelmiştir orası nedense. Sanki her yerden daha farklıdır Taksim. Bütün bir kültürü görmek mümkündür orda. Hem Anadolu, hem Batı kültürünü bünyesinde barındırmaktadır. Hipi dediğimiz gençliğinden tutun da orta yaşlı daha yerine oturmuş kimliklerine kadar her çeşit insanın uğrak yeri.

İstanbul'un bu günü hakkında daha bilmediğim ya da kelimeleri birleştiremediğim öyle çok anlatılacak şeyi vardır ki. Ama hani derler ya, 'anlatılmaz, ancak yaşanır' diye. Şu an manzara da aynen böyle. Kelimelere sığmaz İstanbul, ancak yaşanınca anlaşılır...

 
Toplam blog
: 74
: 546
Kayıt tarihi
: 21.04.07
 
 

1980 doğumluyum. Kamu Yön. Bölümünde okumaktayım.. Kelimelerle oynamak en büyük zevkimdir. Kelimele..