- Kategori
- Tarih
İstanbul'un fethi esnasında neler yaşandı? -Son-

Tabiiki malumunuz Bizans'ın bütün psikolojisi darmaduman olmuş bu yaşananlardan sonra. Artık halk tanrısal bir mesaj aramaya yönelmiş çaresiz bir şekilde. Bir gece Bizans'ın üstüne çöken dolunay bekledikleri kötü mesajı veriyormuş onlar için.
İnsanlar, Bizans imparatorunun gurur duyduğu imparatorluğunun sonu olduğu görüşüne varmıştı. İmparatorluk gerçektende sona erecekti. İmparator halkı yüreklendirmek için dinden faydalanmaya çalışmış. Hemen hergün sokakları dolaşan rahipler, mukaddes resimler taşımışlar ve ilahiler okumuşlar. Halkda dua etmiş. Bir rahibin aptallığını sonucu kutsal Meryem'in fotoğrafı yere düşünce herkes bağırmış, düşen resmi kaldırmaya çalışmış. Fakat resim öyle bir düşmüş ki kurşun kadar ağılaşmış. Hazır olanlar ağlaşmaya dua etmeye başlamış. Resim her nekadar rahipler tarafından kaldırılmış olsa da bu durum halkın ümitlerini hepten yok etmişti. Herkesin kalbi artık korkuyla doluydu. Bir de bu yetmezmiş gibi alayları öğleye doğru bir saatte yağmura tutulmuş. Mecbur bulunduğu yerde yağmur dinene kadar beklediler.
Kehanetler adım adım gerçekleşmiş Bizans halkının duaları boşa gitmişti.
27 Mayıs günü II. Mehmet saldırı ilanını verdi. Bu ilanı askerler sevinç nidalarıyla cevapladı. Kentte artık Türkün sesi hakimdi. Kösler vuruyor, kudüm ve davullar hiç durmadan yankılanıyordu.
Tam gece yarısı birden bütün ışıklar sönmüş. Sultan Mehmet pazartesi gününü dinlenme ve dua etme günü olarak belirlemiş. Surlarda ölümcül bir sessizlik dolaşıyormuş. Osmanlı, ne kadar sessizse Bizans o kadar gürültü çıkarıyormuş. Çalınan çanlar ve yapılan ayinler sessizliği bozmuş.
29 Mayıs da kent son hendeğe kadar savunulmuş. Cenovalı komutanın yaralanmasıyla geri çekilmiş ve askerleride onunla beraber gitmişti. Yenilgi söylentileri surlardaki bütün askerlerin kulağına gelmiş. Venedikliler gemilerine, askerlerde ailelerini korumak için evlerine kaçmış. Fatih atıyla bizans şehrine girdiğinde ilk olarak Ayasofya'ya girmiş.
Bizanslılar bu gelişmelerden sonra artık kendilerine şu soruyu sormaya başlamışlar. "Macaristan'daki yaşlı bizanslı alimin kehaneti doğru çıkacak mı?"
Peki sizce... Kehanet doğrumudur?