- Kategori
- Şiir
İstanbul'un Fetih Destanı
- Fethin 557. yılı münasebetiyle -
Ne olur surların olsa da dili,
Fethi birer birer anlatsa bize.
Donanma döverken karşı sahili,
Mehmet Han atını sürdü denize;
Surlar büyük fethi anlatın bize.
Edirne'den kalkan, şanlı ordular,
Tam elli üç günde, Bizans'ı aldı.
Haliç ve Boğaz'da, köpüklü sular,
Yeni bir çağ için, hayâle daldı;
İstanbul'u, Fatih Mehmet Han aldı.
Ulu Fatih gezdi, bütün cepheyi,
Dedi : Yiğitlerim, bizimdir zafer.
Mehtap süslüyorken, Otağ tepe'yi,
Surlar dövülerek, yıkıldı yer yer;
Ulu Fatih dedi : Bizimdir zafer.
Eşsiz bir inişle, Türk donanması,
Karadan kayarak, Haliç'e indi.
Başladı Bizans'ın, matemi, yası,
Türklük zafer bizim, diye sevindi;
Donanma karadan, Haliç'e indi.
Son hücum emrini, verdi genç Fatih,
Tırmandı surlara, nice yiğitler,
İstanbul bu sabah, edildi fetih,
Bu sabah Tanrı'ya, erdi şehitler;
Surlara tırmandı, nice yiğitler.
Topkapı surları, yalçın mı, yalçın,
Ulubat'lı, nasıl çıktın surlara ?
Yeter Bizanslılar, kapıyı açın,
Yıllardır hasretiz, biz bu diyara;
Ulubat'lı, sancak dikti surlara.
Fatih'i beklerken, Bizans'lı kızlar,
Konstantin bir okla, vurulup öldü.
Fethi kutluyordu, gökte yıldızlar,
Zafer Türk'ün diye, tarihler güldü;
Konstantin, bir okla vurulup öldü.
Budur tarihin en, büyük savaşı,
Tekbir sesleriyle, girdik Bizans'a.
Hâlâ unutamaz, toprağı, taşı
Fetih sabahını, ne zaman ansa;
Tekbir sesleriyle, girdik Bizan'a.
Fahri ERSAVAŞ